Hayatı zorlaştıran hastalıklardan birisi olan “böbrek yetmezliği”, kişinin düzenli olarak diyaliz merkezine gitmesini gerektirir. Ama önümüzde bu hastaların hayatını kolaylaştıracak bir yenilik geliyor. Washington Üniversitesi Tıp Merkezinde 7 hastanın yardımıyla gerçekleştirilen bir tıbbi deneyde diyaliz için artık giyilebilir böbrek kullanılabileceği gösterildi[1].
Her bir hasta için 24 saat süreyle uygulanan denemede, giyilebilir böbreğin güvenliği ve verimliliği test edilmiş oldu. Sonuçta cihazın kan’ı üre, kreatin, fosfor, fazlalık su ve tuz gibi tüm atık maddelerden temizlediği görüldü.
Mevcut durumda, böbrekleri çok sıkıntılı olan hastalar, haftada 3 gün diyaliz merkezine gidiyor ve makinaya bağlanıyor. Makinaya bağlı olduğu sürece hareket etme olanağı da yok. Bu durum kişilerin özel ve mesleki hayatlarını etkileyen bir durum. İşte şimdi bu giyilebilir böbrek sayesinde, insanlar hayatlarından kopmadan hemodiyaliz sürecini gerçekleştirebilir oluyorlar.
Diyaliz hastaları mevcut durumda, çok sıkı bir diyet uygularken, giyilebilir böbrek bu sorunu ortadan kaldırıyor. Çünkü vücudun kan değerleri ve sıvı hacmi sürekli bir şekilde dengede tutulabilir hale geliyor.
Denemeler sırasında herhangi bir yan etkiye rastlanılmadığı ve hastaların dolaşım sistemlerinin sürekli olarak dengede kaldığı gözlemlenmiş.
Ancak 7ci hastadan sonra teknik sorunlar ortaya çıkmış. Yani diyaliz çözeltisi içinde büyük miktarda karbon diyoksit balonları oluşmuş ve hem çözeltinin, hem de kanın akışında dengesizlikler görülmüş. Şimdilerde bu sorunların giderilmesi konusunda çalışılıyor. Sonuçta çalışmaların giyilebilir böbreklerin yolunun açılacağı ve hastaların artık daha özgür hale gelebileceği anlaşılıyor.
Çünkü yapılan denemede, hastalar hemodiyalize nazaran giyilebilir böbrek ile daha rahat ettiklerini belirtmişler. Sistemin şimdilik hantal olmasına karşın, hastaların hemodiyaliz ile yaşadıklarından çok daha özgür olacakları aşikar. Ama hem araştırmacılar, hem de giyilebilir böbreğin yatırımcıları, bu sistemin daha hafif ve kullanışlı olması için de çalışacaklarını, önceliklerinin ise sistemin tıbbi çalışabilirliğinin ve resmi izinlerin alınabilmesinin olduğunu belirtiyorlar.

Kaynak : 