Bu makalenin ilk bölümünü burayı tıklayarak okuyabilirsiniz.
Krizin derinleşme dinamiği
S&P, finansal kuruluşların mortgage krizinden kaynaklanan toplam zararını 265 mia.Amerikan Doları olarak tahmin ediyor. Goldman Sachs’a göre, sadece mortgage ve kredi kartı zararlarının bankalara maliyeti USD 700 mia.’ı bulabilir. Yine bu konudaki otorite kaynaklara göre, ABD’deki konut krizinin henüz başındayız. Henüz %7 gerilemiş olan konut fiyatlarındaki bu düşme %25’lere varabilir ve sonucunda, kredi kartlarıyla birlikte bankaların yazacağı zarar rakamları daha artabilir.(Büyük finansal kuruluşların bu konuda 8 mia.Amerikan Doları karşılık ayırdıkları biliniyor)
Edilen zararların boyutunun ne olduğu tam olarak bilinemiyor, bu durum da güvensizlik ve belirsizlik yaratıyor. Güvensizlik ortamlarında kredi hacimleri daralır. Aynı zamanda risk primleri yükselir ve merkez bankalarının faizleri indirmesi piyasalara aynı oranda yansımaz. Sorun likidite krizi olmaktan çıkıp, kredi/iflas krizine dönüşebilir.
Mevcut sorun yüksek riskli ipotek kredilerinden, düşük riskli ipotek kredilerine, tüketici kredilerine, ticari kredilere, yüksek kaldıraçlı şirket alımı yapmış olanlara, şirket tahvillerine ve tüm bu kredileri fonlayanlara yansıyabilir. Bazı büyük finans kurumlarının iflası gerçekleşebilir.
Krizin yayılma olasılığı
Önce Avrupa finans piyasaları, sonrasında dünya endekslerindeki düşüşlerden görüldüğü üzere finansal açıdan mutlaka yayılacaktır, ancak etkileri farklı düzeyde olabilir. Eğer ABD ekonomisi resesyona girmeden yumuşak bir iniş yapabilirse diğer ülkeler bundan fazla etkilenmeyebilir. Ama dünya ticaret hacminin dörtte birini oluşturan ve tüketim harcamaları GSMH’nın %70’ini teşkil eden ABD de sert bir yavaşlama ve beraberinde durgunluk yaşanması halinde diğer ülkelerin de (Çin ve Avrupa ülkeleri) bundan etkilenmesi ve reel tarafta da etkisini göstermesi kaçınılmaz olacaktır.
— Globalleşmenin artması
— Direkt ve dolaylı ticaret işlemleri
— Emtia fiyatları
— Amerikan Dolarındaki diğer ülke paralarına göre değer kaybı
— Tüm dünyada gayrimenkul fiyatlarının gerilemesi
— Yatırımcıların risk almaktan daha fazla kaçınması
— Değişen tüketici, şirket ve yatırımcı davranışları
başlıca yayılma kanallarını oluşturabilir.
En çok etkilenecek ülkeler
— Bazı Avrupa ülkeleri (İngiltere, İspanya, Almanya, Fransa, İtalya)
— ABD ile yüksek ticaret hacmi olan ülkeler (Meksika, Kanada, Çin, Doğu Aysa ülkeleri)
— Temel ekonomik göstergeleri zayıf olan, cari açığı ve bütçe açığı sorunu yaşayan ülkeler (Türkiye)
— Yavaşlayan ekonominin sonucu olarak düşecek emtia fiyatlarından dolayı, emtia ihraç eden ülkeler (Asya, Latin Amerika ve Afrika ülkeleri)
Kriz sürecinin devamında olası yaşanacaklar
Yukarıda detaylı olarak açıklandığı gibi, krizin uzantısında likidite ve kredi daha da darlaşacak ve finansal kuruluşların kayıpları trilyon Amerikan Dolarına ulaşabilecektir. ABD’deki durgunluk Avrupa’yı da etkisi altına alacak ve Avrupa’da da faiz indirimleri gündeme gelecek. Bunun sonucunda Amerikan Doları’nın Euro’ya karşı değer kazanması olasılığı güç kazanacaktır. Bu durumda petrol ve altının şu andaki yüksek seviyelerinden gevşemesi beklenebilir. Faiz düşüşü sürecinin sonunda bollaşan likidite ve yükselen hammadde ve gıda fiyatlarının 2009’da dünyada enflasyonu yeniden canlandırması riski de artmış olabilecek. Bu durumda faiz artırımlarının 2009 yılının ikinci yarısında tekrar artması beklenebilir.
Bu makalenin “Türkiye’nin Durumunu da inceleyen son bölümünü burayı tıklayarak okuyabilirsiniz.



Kaynak : 