Bir zamanların lider arama motoru AltaVista’ydı. 2000’lerin öncesinde en hızlı ve doğru arama sonuçlarını verdiğini iddia eden bu arama motoru, geri planda firmalardan para talep ediyor ve aksi takdirde o firmalara ait sayfaları toplamayacaklarını (indekslemeyecekleri) ya da güncellemelerinin uzun süreceğini söylüyordu.
Ama o dönemde yayın hayatına başlayan Google arama motoru “Paralı kabul (paid inclusion)” konusunda farklı düşünüyordu. “Don’t Be Evil (Şeytana Uyma)” mottosuyla tanımlanan durum Google’un dünya lideri olmasında da önemli bir kriter oldu. Çünkü en iyi ve de tarafsız sonuçları veren arama motoru olarak tanındı. Ama bu durum galiba bugünlerde artık değişiyor.
Neden mi? Durum biraz karışık. Google reklamları uzunca bir süre lider durumundaydı. Tüm dünyadaki yayıncı siteleri de işortağı alarak geliştirdikleri reklam ekosistemi hem tanınmaları, hem de para kazanmaları younda avantaj oldu. Ancak Facebook, Facebook üzerindeki oyunlar ve sonrasında iPhone+iPad’li mobil servisler durumu değiştirdi.
Hep söyleriz; internet durağan değil, biz şu anda hala gelişme (ya da başka deyişle çocukluk-bebeklik) dönemini yaşıyoruz. Dolayısıyla değişen bir şeyler sürekli olarak var. Google’da bundan payını alıyor gibi.
Page Rank (Sayfa Sıralama)
Günümüzde bir şirketin, Google’da kendisini gösterebilmesi (yani ön sıralarda çıkması) için başlıca iki yol var. Biri Google’ın –belki de şansa göre– kendilerini indekslemesi (buna organik, doğal ya da editoriyel sıralama denilliyor), diğeri ise arama motorundan reklam hizmeti almak.
Şirketlerin Google’da organik sıralamada üst sıralara tırmanması ancak şirketin kendi değerlerine göre oluyor. Aynen gazetelerin mantığı ile. Bir şirket ne kadar önemliyse, o kadar ön sayfaya çıkar. Sadece gazetelerde duruma bir editör karar verirken, Google bunu bir algoritma ile yapıyor.
Bu algoritma bugünlerde dünyanın en pahalı patentlerinden birisi durumunda. Ama o da sabit değil. Zaman içinde gelişiyor. Önemi ise Coca Cola’nın reçetesinin de önünde.
Google, sayfa sıralama (page rank) konusu gündeme geldiğinde farklı algoritmaların belirleyici olduğu açıklamasını yapıyor. Google, iki yıl önce yaptığı bir açıklamada siteleri erişilme hızlarına göre sıraladığını duyurmuştu[2].
Paralı Kabul Nedir?
Haberimizin konusu olan paralı kabul (Paid inclusion) ise, Arama motoru sektöründe tanımlanan bir durum ve ön sıraların paralı satılıyor olmasına verilen ad.
Farklı firmalar buna “premium” ya da “gold” gibi isimler veriyor. Genellikle bir yandan ücretsiz listelemeler yer alırken, diğer yandan ücret ödeyenler önlerde yer alıyor.
Google, 2004 yılında, halka arz edildiği günlerde kurucularının mesajını taşıyan açıklamasında, kullanıcıların arama motoruna duydukları güven vurgulanarak, sayfa sıralamasının tarafsız kriterlere göre yapıldığı ve bu iş için herhangi bir ödemenin talep edilmeyeceği belirtiliyordu.
Aynı şekilde, halka arz dosyasında da bu konu ifade edilmişti.
Bütün bu açıklamalar karşın, Google geçen yıl devreye aldığı “Google Hotel Finder” ve “Google Flight Search” görünüşte Google Images ya da Google News gibi dikey uygulamalar ve arama yapmak ücretsiz. Ama bu listelemelerde üst sıralarda yer kapmak için “paralı kabul” uygulanmaya başlandı.
Peki, gelinen noktada şirketlerin daha iyi görünebilmelerini sağlamak için arama motorlarının para kabul etmeleri yanlış bir şey mi? Analistler, Amerikan Federal Ticaret Komisyonu’nun (FTC) dahi kabul ettiği sistemin, sorun çözmede işe yarayabileceğini belirtmekle birlikte Google’ın 8 yıl önce tamamen karşı duruş sergilediği anlayışın, pazar lideri olduktan sonra tamamiyle değişmesine bir anlam veremediğini not ediyor.
Bundan sonrasında bu paralı listelemeler artacak mı, hep birlikte göreceğiz.
[1] Google’a, Net Nötralliği Konusunda ‘Don’t be Evil’ Protestosu
[2] Google’da Artık Site Erişim Hızları da, Sayfa Sıralamasını (Page Rank) Yükseltiyor
[3] As filed with the Securities and Exchange Commission on August 18, 2004

Kaynak : 