Google’un CEO’luktan 1 nisan itibariyle alınan CEO’su ve halen Yönetim Kurulu Başkanı olan Eric Schmidt Türkiye’yi ziyaret etti ve Cumhurbaşkanı Gül ile Eski(ve yeni kurulacak hükümetin müstakbel) Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım ile görüştü.
Türkiye’de sadece reklam pazarlama ve satışına yönelik bir bürosu bulunan firmanın, Türkiye’den kazandıklarının vergisini vermediği eleştirileri uzun zamandır gündemde. Bu konuda hem devlet yetkililerini, hem de online reklam pazarında rahatsızlık yaratan Arama Devinin, Türkiye’de 2 kere de önemli meblağlarda vergi cezası yediği biliniyor.
Bugünlerde bu konuda bazı gelişmeler olduğu bilgisi var. Çünkü Google’un önemli bir sıkıntısı, Mobil uygulama platformu Android’e yönelik ücretli uygulamaların yasal olarak indirilmesi konusunda.
Ama Google ile Türkiye arasındaki en önemli sorun, “içerik şikayetleri” durumunda, şirketin gereken özeni ve hızı göstermediği şeklinde. Çin pazarına yönelik anti demokratik yaklaşımlara yol verdiği eleştirileri alan firma, Türkiye pazarında bu yaklaşımı göstermemekle suçlanıyor.
YouTube engellemesi geçen yıl bitti ama hala hatırlarda duruyor. “Atatürk’e hakaret içeren videolar nedeniyle, çok uzun süre (2,5 yıl) devam eden engelleme konusunda Google “bize göre suç değil” şeklinde yaklaşım gösteriyordu. Sonuçta da yaklaşım göstermediler ama İnternet Kurulu eklektik bir yaklaşımla olayı çözdü.
Schmidt’in hem Cumhurbaşkanı Gül, hem de Binali Yıldırım ile ilgili görüşmelerden sonra gazetecilere yapılan açıklamalarda, filtreye yönelik sözler var. Ancak bu sözler gazetecilerin soruları üzerine oluşturulmuş cevaplar. Örneğin, Eski Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, Google Yönetim Kurulu Başkanı Eric Schmidt’in internet kullanımına herhangi bir şekilde kısıtlama, yasaklama getirilmesi hususunda çok duyarlı olduklarını ifade ettiğini belirterek, “Bu konuda biz de farklı düşünmediğimizi kendilerine bahsettik” dedi.
İnternette filtreleme konusuyla ilgili olarak da Yıldırım şunları söyledi :
“Artık interneti kullanan ülkelerde ekonomi büyüyor, ekonomideki verimlilik artıyor, üretim miktarı artıyor, ülkeler arasında dostluk artıyor, 2,5 milyar insan gece gündüz her gün birbiri ile haberleşiyor, iş yapıyor, dostluklar kuruyor. Dolayısıyla demokrasilerin de gelişmesi için internet çok büyük katkı sağlıyor.
O bakımdan internetin kısıtlanması diye bir şey söz konusu olamaz. Akla bile gelmez. Olsa olsa internetin daha verimli, toplum için, ülkelerin gelişmesi için daha güzel yolda, daha verimli kullanılması herkesin önemsediği bir konudur. Türkiye’de de böyle, başka ülkelerde de böyle.
O bakımdan bu konuda da farklı düşünmediğimizi bir kez daha teyit ettik. Türkiye’de internetin çok daha faydalı, güvenli kullanılmasına yönelik Telekomünikasyon ve İletişim Kurulu Başkanlığının yaptığı çalışma konusunda da tabii ki karşılıklı fikir alışverişi oldu. Bu konuda da ne doğru bulunuyor, ne yanlış bulunuyor bunları da aydınlığa kavuşturma imkanı bulduk. Arkadaşlar Sayın Başkanla karşılıklı görüşmeyi yaptılar, bazı şeylerin düşünüldüğü gibi olmadığı ortaya çıkmış oldu.”
Yıldırım, toplantının bir sonucu olarak, bundan sonraki herhangi bir sorun durumunda, çok daha kısa sürede irtibata geçecekleri bir mekanizmayı da kurma konusunda mutabık kaldıklarını söyledi.
Schmidt’in Gül’e yaptığı ziyaret sonrasında da gazetecilerin sorusu üzerine Cumhurbaşkanı Gül benzer sözler kullandı :
İnternete çok büyük önem veriyoruz. İnternet özgürlüğünü önemsiyoruz. Ancak toplumu ayakta tutan Aile’yi de önemsemeliyiz. Aileleri korumak adına bu yapılıyor. İnternetin zararlarından aile yaşamının korunması adına bu tür önlemler alınmakta.

Kaynak : 