İran’ın güneydoğusundaki Bam kentini yerle bir eden depremin ardından afet bölgesine, 27 Aralık 2004 tarihinde Ericsson Türkiye ve Turkcell’in katkılarıyla çok kısa sürede destek sağlanmıştı.
Ericson, felaketler sonrasında yaşanan acılara daha iyi ve hızlı müdahele geliştirmeyi amaçlayan Ericsson Response projesi kapsamında Bam kentindeki depremzedelere verdiği destek ile, “Mobil teknolojilerin acil durumlarda en iyi kullanımı” dalında ödül aldı.
Ödül gecesinde bir konuşma yapan GSM Birliği İletişim Direktörü Mark Smith, “Ericsson Response, çok proaktif olmasının yanısıra, mobil iletişimi yardım çalışmalarında başarılı bir şekilde kullanan ve gerçek sorumluluk duruşu ile güçlendirilmiş bir inisiyatif” dedi.
Ericsson ve Turkcell, Bam kentinde depremzedelerin acil iletişim ihtiyacını karşılamak amacıyla bölgeye geniş çaplı ekipman ve sistem yardımı gönderdi. Ericsson ve Turkcell’in birlikte hayata geçirdiği “Acil İletişim Sistemi” kapsamında bölgeye gönderilen ve olağanüstü durumlarda kısa sürede söz konusu bölgenin iletişim ihtiyacını karşılamak üzere tedarik edilen ve kapasitesi 40.000 kişiye kadar çıkartılabilen şebeke, 24 saatte kuruldu. Deprem bölgesinde haberleşmeyi sağlamak için devreye sokulan şebekeye ek olarak bölgeye 3 sabit, 1 mobil baz istasyonu, 10 jeneratör, 1 adet uydu teçhizatı ile birlikte çok sayıda telefon cihazı ve sim kart gönderildi.
Ericsson, Turkcell ile birlikte, global projesi olan Ericsson Response kapsamında Türkiye ve çevre bölgelerde meydana gelebilecek afetler sonrasında kriz yönetimi ve kurtarma çalışmalarında kullanılmak üzere “Acil İletişim Sistemi” projesini Türkiye’de hayata geçirmişti. Acil İletişim Sistemi, Türkiye ve çevre bölgelerde oluşabilecek afet sonrası, acil yardım ekiplerinin GSM teknolojisi ile haberleşmesini sağlıyor.
Ericsson Response hakkında;
Ericsson Response programı üç bölümden oluşuyor: Faaliyet, Araştırma ve Fikrin Savunması. Felaket zamanlarında, Ericsson önde gelen müdahale örgütlerine iletişim donanımı, uzmanlık ve bunları kuracak, çalıştıracak personeli sağlıyor. Kamu ağlarıyla acil bağlantı sağlanabilmesi için uydu veya mikrodalga standart mobil ağlar kullanıyor. Bu donanım, felakete müdahele operasyonlarının kalitesini ve etkinliğini artırıyor. Ericsson, bu konudaki çalışmalarını hızlandırmak için şirket içinde de bir gönüllüler örgütü oluşturdu.
Ericsson Response Programı, Kızıl Haç ve Kızılay Uluslararası Federasyonu (IFRC), Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) ve Birleşmiş Milletler İnsani yardım İşleri Koordinasyon Bürosu (OCHA) tarafından destekleniyor ve bu kuruluşlarla birlikte çalışıyor. Program ayrıca, Küresel Antlaşma ve Millenyum Raporu’nda Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Kofi Annan tarafından da tanındı.
Ericsson Response yalnızca insani yardım operasyonlarına katılıyor. Ericsson, bir uluslararası yardım çağrısı yapıldığı takdirde, uluslararası yardım örgütleriyle birlikte çalışıyor. Diğer durumlarda felakete yerel şirketleri aracılığıyla yerel düzeyde müdahale ediyor. Karmaşık bir acil durumda, bir ülkenin insani koordinasyon yapısında büyük değişikliklere yol açabilecek bir durumda da destek sağlıyor. Bu durum, genelde uluslararası yardım çağrısı kanalıyla gerçekleşiyor.
Ericsson Response çerçevesinde, dünyanın birçok yerinde bugüne kadar meydana gelen deprem, sel, kasırga gibi doğal afetlerde; nükleer kazalar, savaş ve çatışmalar gibi doğal olmayan afetlerde ilgili kurum ve örgütlerle işbirliği içinde iletişim desteği verildi. Örneğin, Tayvan depreminde, Peru, Hindistan, El Salvador’daki birçok farklı afet durumunda, 2001 yılında ABD terörist saldırılarında ve bu yıl Mayıs ayında Irak’ta iletişim desteği verildi.



Kaynak : 