PC oyunu League of Legends’ın Türkçe olarak Türkiye sunucularından hizmet vermesini sağlayan Riot Games, Feriye Lokantası’nda gerçekleştirdiği basın toplantısıyla Türkiye’deki yolculuğuna resmen başladı.
Riot Games Ülke Müdürü Hasan ‘Haswan’ Çolakoğlu, etkinlikte yaptığı konuşmada kendisi de dahil olmak üzere ekibin tüm üyelerinin sıkı birer oyuncu olduklarını ve bu sayede oyuncularla empati kurulabildiğini anlattı. Aynı zamanda Türkiye Dijital Oyunlar Federasyonu (TÜDOF) E-spordan Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi olan Çolakoğlu;
“League of Legends, aynı zamanda bir elektronik spor dalı olarak da tasarlandı. Her yıl küresel olarak organize edilen liglerde yüksek para ödülleri dağıtılıyor. 13 Ekim’de tamamlanacak ikinci sezonda toplam 5 milyon Amerikan Doları ödül dağıtılmış olacak. Orada 10 milyon kişi barajını geçmeyi düşünüyoruz.
Bu, e-spor olayı için çok önemli bir şey. Diğer oyun firmalarının da iştirakiyle 2020 ya da 2024 Olimpiyatlarında elektronik sporun da bir Olimpik spor dalı olarak yer alması gibi bir düşüncemiz var. Bu alanda dünyada lider olan League of Legends’a TÜDOF desteği ile ülkemizi temsil edecek takımlar gönderilmesi için de çaba harcıyor olacağız”
şeklinde konuştu. Türkiye’nin ilk resmi e-spor turnuvasının 4-7 Ekim tarihleri arasında GameX oyun fuarında gerçekleştirileceğini ifade eden Riot Games Türkiye Ülke Müdürü Hasan Çolakoğlu, turk-internet.com’un “Oyunların lokal dille sunulması avantaj yaratıyor mu?” şeklindeki sorusuna karşılık olarak;
“Avantaj sağlıyor. Oyun yaşı 8’den başlayıp yukarıya doğru gidiyor. Lokal dilin bir kaç yönü var. Örnek vermek gerekirse eskiden yabancı filmler alt yazılı olarak sunulurdu. Son 4-5 yıldır yabancı filmlerin dublajlı olduklarını görüyoruz. Dublajlı filmlerle altyazılı filmleri karşılaştırdığımızda ciddi gişe gelir farklılıkları görüyoruz. İnsanlar, ne derecede iyi İngilizce bilirlerse bilsinler kendi dillerinde oyun oynamak daha fazla isteniyor. Daha da önemlisi, biz oyunu Türkçeleştirmiyoruz; onu lokal söylemler katarak zenginleştiriyoruz. Bu, konuya bambaşka bir boyut getiriyor”
dedi. Oyunlarda şiddet ögesinin zaman zaman tartışdığını anımsattığımız Çolakoğlu, konuyla ilgili olarak da şu değerlendirmeyi yaptı:
“Ben, 9 senedir oyun sektörünün içindeyim. Bu hep konuşulan bir konu. Önemli olan oyun oynayan kişinin yaşına hitap eden bir oyunun seçilmesi. O yüzden hem Türkiye’de hem dünyada yaş sınırlamaları var. Çoğu ebeveynin oyun kültüründen gelmemesi sebebiyle “çocuk ne isterse onu oynasın” gibi bir mantıkla yaklaşım sergileniyor. Bu da çocukların belli bir düzeye gelmeden önce şiddete açık hale gelebilmelerine neden oluyor. Burada en önemli konunun anne ve babaları bilinçlendirmek olduğunu düşünüyorum.”

Kaynak : 