Gartner’ın güncel raporlarından biri, orta ve büyük ölçekli firmaların uygulama entegrasyonu için 2013’te harcadığı miktarın, 2016 yılı itibarıyla yüzde 33 oranında artmış olacağını öngörüyor. Aynı rapor, 2018 itibarıyla yeni sistemlerin yüzde 90’ının yüklenmesinde, harcamaların yüzde 50’sinden fazlasının entegrasyon odaklı olacağını öngörüyor.
Uygulama entegrasyonunun yükselişinin ardında, dört büyük gücün birleşmesi ve bağımsız küresel trendlerin birlikteliği var: Veri, Sosyal Medya, Mobil ve Bulut. Bu dört güç, veri, cihaz ve hizmetlerde büyük bir patlama meydana getirirken, uygulama entegrasyonuna yönelik ilgiyi daha da artıyor.
Bu üçlüden en iyi anlaşılanı ise “veri”. Büyük Veri yönetimi, bugün şirketlerin karşılaştığı en büyük sorun. Dünyaca ünlü araştırma firması IDC’nin tahminlerine göre Büyük Veri pazarı, bir yıl içinde gelirini yüzde 31.7 büyütecek ve 2016’da 23.8 milyar dolar seviyesine ulaşacak.
İşletme için değerli veriler elde etmek için büyük veri entegrasyonu son derece önemli. Veri entegrasyonu, işletme genelinde kullanılabilecek, müşteri verilerinden oluşan tek bir mantıksal tutanak oluşturmak kadar basit olabiliyor. Tabii zaman zaman biraz daha karmaşık hale gelerek istatistik model eşleştirmeleri, algoritmik korelasyonlar ve tahmini modellerden de oluşabiliyor. Hangi uygulama olursa olsun, eldeki veri hızla arttıkça, işletmeler de verileri bir araya getirmek için entegrasyona daha fazla ihtiyaç duyuyor.
Örneğin; internet üzerinden ulaşılabilen hizmetler, her yıl iki katına çıkıyor ve katlanarak artıyor. İnternetten ulaşılabilen diğer binlerce hizmeti saymıyoruz bile. Bu durumda işletmeler, kesintisiz bir müşteri hizmeti verebilmek için yüzlerce hizmeti bir araya getirecek bir entegrasyon oluşturma ihtiyacı duyuyorlar.
Şimdi nispeten daha basit bir senaryo üzerinden ilerleyelim: Herhangi bir online perakende sitesinden bir ürünü müşteriye ulaştırmak istediğimizi varsayalım. Ürün, depo ve lojistik bilgisi, kargoya verilme tarihi ile saati ve kart veren kuruluş tarafından kart onay mesajı gibi servisler müşteri verisi için mutlaka gerekecektir. İşte bu sistemlerin entegrasyonu, muhteşem bir müşteri deneyimi yaratmak için gereken temel unsurlardan biri.
Cihazlara gelince… Kendi Cihazını Getir (Bring Your Own Device) uygulamaları, iOS, Android, Windows ve internete yönelik geliştirilen cihazlar, kamuoyunda büyük yankı uyandırmasına rağmen asıl zenginlik, Internet of Things diye anılan ve “her şeyin interneti” çerçevesindeki cihazlar olarak kendini gösteriyor. Nihayetinde e-kitap okuyuculardan İnternet TV’lere kadar milyarca cihaz ve cihaz bileşeni, bu endüstri trendine uygun olarak birbiriyle bağlantılı hale gelecek.
Pazardaki temel etkenler
Uygulama entegrasyonu piyasasının büyümesini sağlayan başka faktörler de var tabii. Birçok sektörde birleşme ve satınalma işlemlerinin sayısı artmış durumda. Böyle bir ortamda satınalmayı yapan şirketin, kaçınılmaz olan kopya verileri iyi yönetmek ve yeni BT sistemlerini varolan sisteme dahil etmek için güçlü bir entegrasyon planlaması yapması gerekiyor.
Aynı zamanda bu dinamik büyüme ortamı, işletmeleri varolan çözümleriyle yeni sistemleri entegre etmeye yöneltiyor. Büyük ölçekli şirketler her daim yeni çözümlere ihtiyaç duyarlar, fakat aynı zamanda eskilerini de tutmak isterler. Genellikle merkezi işlem birimi ve Linux’e sahip olan bu şirketler, günümüzde son hızla buluta geçiş yapıyor.
Sistem ve mimari açısından ise, bir işletme ister yeni bir SAP sistemi kurmuş olsun, ister 15 farklı ERP sistemi olan bir şirket satın almış olsun, yine de tüm kaynakları tek bir çatı altında birleştirmeyi başaramayacaktır. Bunun yerine şirketin, yazılımın ısmarlama sistemler ile çalışabilmesini sağlayacak ve iş yapma sürecine hız ve çeviklik kazandıracak uygun bir entegrasyon belkemiği oluşturması gerekecek. Bu anlamda entegrasyon, işlerin yürütülmesi açısından son derece kritik bir rol üstleniyor çünkü entegrasyon sağlanamadığı sürece bir işletme asla en üst seviyede rekabet edebilecek konuma erişemeyecek ve sonsuza dek kocaman bir “silo dünyası”nda yaşamakla yetinecektir.
Doğru tercihler
Bu zorlukları aşmak için şirketlerin izleyebileceği iki yol var. Bunlardan birincisi, her yeni çözüm eklendiğinde sistemlerini sıfırlamak ve üzerine yazmak. Bu yöntem son derece pahalı olmakla birlikte yoğun kaynak gerektiren bir yaklaşımı da içeriyor. İkinci seçenek ise, ısmarlama sistemlere, onları birleştirecek bir entegrasyon kabiliyeti yüklemek. Bu uygulama yaklaşımı, operasyonel verimliliği artırmak için çok daha etkili bir çözüm. Ancak şirketler, kendi mali sınırlarını aşmadan bu verimliliği nasıl elde edebilirler? Asıl soru bu.
Bu aşamada şirketlerin atacağı ilk adım, kayıt sistemlerindeki en öncelikli unsuru tespit etmek. Yaptıkları bu tercihe aynı zamanda “zekâ” eklemeleri gerekiyor. Örneğin; bir şirket için CRM yerine müşteri verisi en önemli unsur ise, bu durumda ilk etapta SAP sistemi ile bir entegrasyon sağlanmalı.
İşletmelerin ufak parçalarla başlaması bir diğer kritik nokta. İşletme entegrasyon sürecini başlattıysa, her şeyden önce temel iş hedefine katkı sağlayacak entegrasyon alanına odaklanmalı. Ancak bu tespitten sonra esnek bir entegrasyon çözümünü tüm sistemde yaygınlaştırabilir.
Genellikle işletmelerin, ilk etapta entegre edilmesi gereken iki veya üç ana sistemi vardır. Bu aşamadan sonra, varolan ana sistemlerin etrafında yeni sistemler oluşturmaları gerekir. Ancak bu şekilde etkili ve güvenilir bir servis odaklı mimari (SOA) yaklaşımı elde edebilirler. Tabii bu çözümün, tekrarlanabilir işlemlere izin veren esnek bir platform üzerinde yapılandırılması gerekiyor çünkü şirketler çoğu zaman ilk denemede mutlak başarıyı yakalayamayabiliyorlar.
Hasat vakti
Bu tür bir uygulama entegrasyonunu devreye sokmanın şirketlere sayısız getirisi var. İyi planlanmış bir uygulama entegrasyonunun en önemli kazanımlarından biri, şirketlere iş süreçlerinde hız ve çeviklik kazandırması. Esnek bir entegrasyon mimarisini tercih eden bir işletme, tekerleği yeniden icat etme gereği duymadan, kurulan sisteme gerekli eklemeleri ve çıkarmaları yapabilecek bir konuma erişir. Herhangi bir değişiklik gerekmesi halinde, entegrasyon seviyesinde ufak bir dokunuşla tüm sistem güncellenecektir.
Uygulama entegrasyonu aynı zamanda şirketlere zamandan tasarruf sağlar. İşletmelerin sistemlerini sıfırlaması ve yeniden üzerine yazması gerekmez. Bunun yerine, varolan sistemlerine yeni unsurları entegre edebilirler.
İşletmelerin karşısına çıkabilecek yeni iş fırsatları da, uygulama entegrasyonunun sunduğu bir diğer avantajdır. Artık birçok işletmenin, Uygulama Programlama Arayüzü (API) yönetimi sayesinde varolan sistemlerini, bir dizi API şeklinde potansiyel müşterileri veya iş ortakları ile kolaylıkla paylaşabildiğini görüyoruz. Bu da bir işletmenin, bağımsız bir grafiksel kullanıcı arayüzüne (GUI) ihtiyaç duymadan diğer şirketlerle iş yapma biçimini baştan sona değiştiriyor.
Bununla birlikte entegrasyon, işletmelerin yeni girdikleri alanlarda yeni iş fırsatları yakalamalarına yardımcı oluyor. Şirketler API’lerini, belirli bir sektör için tasarlanmış grafiksel kullanıcı arayüzü olmaksızın yeni sektörlere kesintisiz bir şekilde dikey geçiş yapmak için kullanabilirler.
Uygulama entegrasyon sistemlerinin en iyi örnekleri, işletmelerin varolan altyapılarını, uygulamalarını ve sistemlerini yeniden kullanmalarına olanak sağlar. Eski sistemleri bir çırpıda çöpe atmak doğru bir tercih olmaz çünkü bu sistemlerin geçerlilikleri uzun bir sure daha devam edeceğe benziyor.
Uygulama entegrasyonu sağlayıcılarının en iyi örnekleri ise, işletmeleri varolan altyapılarını kullanmaya teşvik ederken, aynı zamanda şirketlerin yenilikleri yakalayabilmesi için son teknolojileri benimsemelerine yardımcı olur. Aynı anda risk kontrolünü ele alarak olası risklerin yatırımlar ve BT altyapısı üzerindeki etkisini sınırlar.
Bu süreçte verilecek en doğru karar, eskiyle yeniyi birleştirmek olacaktır. Yeni teknolojileri başarıyla edinmenin ve uygulamanın en iyi yolu, varolan sistemlerin veri alışverişi algoritmasından, BT sistem ve hizmetlerinden faydalanmaktır. Böylece entegrasyon, şirketlerin yatırımlarını artırmasına yardımcı olan, yeni teknolojileri çok düşük bir risk oranıyla beraberinde getiren, hasada izin veren eşsiz bir ürün haline gelecektir.



Kaynak : 