web analytics
Salı, Haziran 23, 2026
No Result
View All Result
  • Giriş
Türk İnternet
  • Ana Sayfa
  • BİLİŞİM
  • e-TİCARET
  • INTERNET
  • TELEKOM
  • YENİ TEKNOLOJİLER
  • Hakkımızda
  • Kişisel Verilerin Korunması
    • Çerez Aydınlatma Metni
    • İlgili Kişi Başvuru Formu
No Result
View All Result
  • Ana Sayfa
  • BİLİŞİM
  • e-TİCARET
  • INTERNET
  • TELEKOM
  • YENİ TEKNOLOJİLER
  • Hakkımızda
  • Kişisel Verilerin Korunması
    • Çerez Aydınlatma Metni
    • İlgili Kişi Başvuru Formu
No Result
View All Result
Türk İnternet
No Result
View All Result
Ana Sayfa YENİ TEKNOLOJİLER Yeni Teknolojiler Sağlık Teknolojileri

Her Öfkeli Genç Şiddete Yönelmiyor

turk-internet.com Pr Haberleri-turk-internet.com Pr Haberleri
17 Nisan 2026
-Sağlık Teknolojileri, Toplum & Sosyoloji
0
Her Öfkeli Genç Şiddete Yönelmiyor
Facebook'ta PaylaşTwitter'da PaylaşLinkedin'de Paylaş

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Klinik Psikolog İpek Erol, Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Klinik Psikolog İpek Erol, son dönemde artan okul temelli şiddet olaylarını değerlendirerek, ergenlik döneminin psikolojik dinamiklerine dikkat çekti.

Dürtü kontrolündeki zayıflık saldırgan davranış riskini artırabiliyor

Ergenlikte duyguların yoğun yaşandığını ancak bu duyguları düzenleme kapasitesinin henüz tam gelişmediğini vurgulayan Klinik Psikolog İpek Erol şöyle dedi:

“Bu nedenle dürtü kontrolündeki zayıflık, kimlik karmaşası, akran grubu içinde kabul görme ihtiyacı ve öfkeyi yönetememe, bazı gençlerde saldırgan davranış riskini artırabiliyor. Ancak şunu özellikle vurgulamak gerekir: Her öfkeli, her içe kapanık ya da her kimlik krizi yaşayan genç şiddete yönelmez; risk, çoğunlukla bireysel kırılganlıklarla aile, okul ve çevre koşullarının birleştiği noktada yükselir. Psikoloji literatüründe gençlerde şiddet davranışının temellerinde davranışı kontrol edememe, yoğun duygusal sıkıntı, okula düşük bağlılık, aile içi çatışma ve şiddete maruz kalmak yatmaktadır.”

Bu tür saldırıların arkasında birikimli bir psikolojik süreç var

Okul saldırılarının arkasında çoğu zaman uzun süreli bir psikolojik birikim olduğuna işaret eden İpek Erol şu ifadeleri kullandı:

“Bu tip olayların arkasında çoğu zaman tek bir neden değil, birikimli bir psikolojik süreç vardır: dışlanmışlık hissi, küçük düşürülme algısı, öfkenin içeride büyümesi, yoğun yalnızlık, değersizlik duygusu, intikam fantezileri, bazen de ‘beni nihayet görün’ arzusu. Hedef fiziksel zarar vermekle birlikte güçsüzlük hissini tersine çevirmek ve çevre üzerinde mutlak kontrol kurmak olabilmektedir.”

Psikotik süreçlerde gerçeklik algısı bozulabiliyor

Bazı vakalarda daha ağır psikiyatrik tabloların da söz konusu olabileceğini belirten İpek Erol şöyle dedi:

“Özellikle psikotik süreçlerde gerçeklik algısının bozulması, kişinin çevreyi olduğundan farklı algılamasına neden olabilir. Bu noktada davranış artık sadece öfke ya da dürtüsellikle değil, ciddi bir algı ve düşünce bozulmasıyla şekillenir. Yine de önemli bir ayrım var: her psikotik bozukluk ya da her psikiyatrik hastalık şiddetle ilişkili değildir; ancak tedavi edilmemiş, fark edilmemiş ve ilerlemiş durumlarda risk artabilir. Bu nedenle erken psikiyatrik değerlendirme ve müdahale kritik önem taşır.”

Erken uyarı işaretlerine dikkat

Aile ve öğretmenler için erken uyarı işaretlerinin kritik olduğunu vurgulayan İpek Erol şunları söyledi:

“Erken uyarı işaretleri genelde tek bir davranıştan değil, bir örüntüden anlaşılır. Örneğin okul başarısında ani düşüş, okula yabancılaşma, yoğun öfke patlamaları, tehditkâr konuşmalar, intikam içerikli ifadeler, silahlara aşırı ilgi, şiddeti romantize eden paylaşımlar, kendine ya da başkasına zarar verme imaları, belirgin sosyal çekilme, ağır bir aşağılanma ya da reddedilme sonrası davranış değişimi dikkatle izlenmelidir. Özellikle ‘beni görecekler’, ‘hesabını soracağım’, ‘artık dayanmayacağım’ gibi cümleler kesinlikle küçümsenmemelidir.”

Risk, ilişki ve takip eksikliğinde büyür

İpek Erol, riskin en çok ilişki ve takip eksikliğinde arttığını belirterek, şunları söyledi:

“Evde duyguların konuşulamadığı, sınırların ya çok gevşek ya çok sert olduğu, çocuğun görülmediği ya da sadece başarı üzerinden değer gördüğü aile ortamları kırılganlığı artırabilir. Okul tarafında ise öğrenciyi yalnızca disiplin meselesi olarak görmek, rehberlik servislerini kriz yönetimi yerine evrak işine sıkıştırmak, öğretmenlerin risk sinyallerini tanıma konusunda yeterince desteklenmemesi ve kurumlar arası yönlendirme zincirinin zayıf olması büyük açık yaratır. Öğretmen, aile, okul yönetimi, çocuk-ergen ruh sağlığı uzmanı ve gerektiğinde sosyal hizmet birimleri birlikte çalışmadığında erken fark etme şansı azalır.”

Gençler yoğun duygusal baskı altında

Bugünün gençlerinin ciddi bir duygusal yük taşıdığına dikkat çeken İpek Erol şu ifadeleri kullandı:

“Yalnızlık, değersizlik hissi, sürekli karşılaştırılma, başarısızlık korkusu, dışlanma, gelecek kaygısı ve anlam kaybı gençlerin en sık yaşadığı duygular arasında. Dijital kültür bu yükü bazen hafifletmiyor, tam tersine görünür olma baskısıyla artırıyor. Genç hem çok görünür olmak istiyor hem de gerçek ilişkilerde çok yalnız hissedebiliyor. Bu da özellikle narsisistik incinme, utanç ve öfke döngüsünü güçlendirebiliyor.”

Medya dili belirleyici, fail değil çözüm öne çıkarılmalı

Önleme konusunda aile, okul ve medyanın birlikte hareket etmesi gerektiğini vurgulayan İpek Erol şöyle konuştu:

“Aileler çocukla sadece kural konuşmamalı; utancı, öfkeyi, reddedilmeyi ve hayal kırıklığını nasıl yaşadığını da konuşmalı. Okullar yalnızca güvenlik kamerası mantığıyla değil, ilişki temelli güvenlik anlayışıyla hareket etmeli; riskli öğrenciyi damgalamadan izleyen, yönlendiren ve destekleyen ekipler kurmalı. Aileler ve okullar kadar medyanın da burada çok kritik bir rolü var. Medya, failin adını, görüntüsünü ve hikâyesini büyüten bir anlatı kurduğunda, istemeden de olsa bu kişiyi görünür hale getirir. Oysa bu tür eylemlerde bazı kırılgan gençler için en temel motivasyonlardan biri görülme, duyulma ve etkili olma arzusudur. Failin detaylı şekilde işlenmesi, onun nasıl yaptığına, ne yaşadığına ve nasıl gündem olduğuna odaklanılması, benzer duygusal süreçlerden geçen gençler için bir tür model oluşturabilir; yani ‘ben de böyle görünür olabilirim’ düşüncesini tetikleyebilir. Bu durum literatürde ‘taklit/bulaşma etkisi’ olarak tanımlanır ve özellikle hassas dönemlerde risk oluşturur.”

Odağı failden toplumsal iyileşmeye ve önleme yollarına kaydırmak gerekiyor

Bu nedenle medyanın dilinin çok belirleyici olduğunu kaydeden İpek Erol şöyle dedi:

“Odağı failden mağdurlara, toplumsal iyileşmeye ve önleme yollarına kaydırmak gerekir. Olayın dramatik detaylarını tekrar tekrar vermek yerine, erken uyarı işaretlerine, psikolojik destek yollarına ve çözüm önerilerine yer vermek çok daha koruyucudur. Çünkü mesele sadece bir olayı aktarmak değil, o bilginin toplumda nasıl bir etki yaratacağını da gözetmektir.”

Dijital oyunlar tek başına açıklayıcı değil

Dijital oyunların etkisine ilişkin değerlendirmede de bulunan İpek Erol sözlerini şöyle tamamladı:

“Dijital oyunları tek başına neden gibi göstermek doğru değil. Elde olan kanıtlar, şiddet içerikli oyunların bazı gençlerde saldırgan duygu ve tepkileri artırabileceğini, duyarsızlaşmaya katkı sunabileceğini söylüyor; fakat bu bulgular, tek başına oyun oynamanın böyle ağır ve hedefli saldırıları açıkladığını göstermiyor. Asıl belirleyici olan; gencin ruhsal durumu, aile ortamı, maruz kaldığı şiddet, sosyal dışlanma, öfke düzenleme kapasitesi ve en kritik olarak silaha erişim gibi etkenlerin birleşimidir.” şeklinde sözlerini tamamladı.

Etiketler: İpek ErolNPİstanbulPedagojiPsikolojiÜsküdar ÜniversitesiZorbalık (Şiddet)

Türk İnternet'ten buna benzer yazılar için bildirim almak ister misiniz?

ABONELİKTEN ÇIK
turk-internet.com Pr Haberleri

turk-internet.com Pr Haberleri

Lütfen yorum yapmak için giriş yapın.

GÜNLÜK BÜLTEN ABONELİĞİ

Aboneliğinizi onaylamak için gelen veya istenmeyen posta kutunuzu kontrol edin.

HAFTANIN ÖNE ÇIKANLARI

  • St. Petersburg Forumu, Rusya’nın Yeni Teknoloji Stratejisinin Sinyallerini Veriyor: Nadir Toprak Elementleri, Yapay Zeka, Yarı İletkenler ve Teknolojik Egemenlik
  • Türkiye Yapay Zeka Stratejisinde Yeni Dönem: Dijital Egemenlik Merkeze Yerleşti, Peki Bu Yeterli mi?
  • Teknoloji Girişimlerini İlgilendiren Yeni Düzenlemeler Yürürlükte
  • Washington Yapay Zekada Yavaşlatma Yerine Hızlanmayı Seçti: Yeni ABD Yapay Zeka Doktrini ve Riskleri
  • Dijital Dönüşüm ve Gazeteciliğin Küresel Krizi

HAFTANIN KELİMESİ

3GPP

3. Nesil Ortaklık Projesi (3GPP), dünya çapında çeşitli mobil (hücresel) ve telekomünikasyon standartlarını geliştiren ve sürdüren bir grup standart kuruluşudur.

3G ile birlikte kurulmuş ve telekom endüstrisinin Birleşmiş Milletleri diye tanımlanabilir. Sonraki nesiller için de standartları belirlemiştir.

Detayı için Wiki-Turk'e bakınız

İNTERNET HIZI

Türkiye'nin İnternet Hızlarını Dünya ile KarşılaştırmakKaynak : https://www.speedtest.net/global-index#mobile
Facebook Twitter LinkedIn

Bildirimler

Turk-internet.com masaüstü bildirimlerini almak için lütfen buraya tıklayın

Son Yorumlar

  • ICANN, Yeterince Temsil Edilmeyen Toplulukları Yeni gTLD Başvuru Destek Programı İle Güçlendiriyor için Tolga Kaprol
  • BTK, Yabancı e-SIM Firmalarını Engelledi için Bulent SEN
  • Sahibinden.com Domain’inin Güncellenmesi Unutulmuş için Tolga Kaprol
  • İngiliz Düzenleyici Ofcom, Bulut Servislerini ve Akıllı Cihaz Pazarını Soruşturuyor için Tolga Kaprol
  • Seçim Yaklaşırken, Kişisel Veriler Kötüye Nasıl Kullanılır? için [email protected]

Türk İnternet'ten ilginize çekecek yazılar için bildirim almak ister misiniz?

Abone Ol

© Copyrights 2000-2025 - Bu sitede yayınlanan haber/söyleşi/makale ve bilgilerin tüm hakkı turk-internet.com'a aittir.

Tekrar Hoşgeldiniz!

Aşağıdan hesabınıza giriş yapınız

Şifremi unuttum?

Şifrenizi geri alın

Lütfen şifrenizi resetlemek için kullanıcı adı veya email adresinizi girin.

Giriş yap
No Result
View All Result
  • Ana Sayfa
  • BİLİŞİM
  • e-TİCARET
  • INTERNET
  • TELEKOM
  • YENİ TEKNOLOJİLER
  • Hakkımızda
  • Kişisel Verilerin Korunması
    • Çerez Aydınlatma Metni
    • İlgili Kişi Başvuru Formu

© Copyrights 2000-2025 - Bu sitede yayınlanan haber/söyleşi/makale ve bilgilerin tüm hakkı turk-internet.com'a aittir.