web analytics
Perşembe, Haziran 4, 2026
No Result
View All Result
  • Giriş
Türk İnternet
  • Ana Sayfa
  • BİLİŞİM
  • e-TİCARET
  • INTERNET
  • TELEKOM
  • YENİ TEKNOLOJİLER
  • Hakkımızda
  • Kişisel Verilerin Korunması
    • Çerez Aydınlatma Metni
    • İlgili Kişi Başvuru Formu
No Result
View All Result
  • Ana Sayfa
  • BİLİŞİM
  • e-TİCARET
  • INTERNET
  • TELEKOM
  • YENİ TEKNOLOJİLER
  • Hakkımızda
  • Kişisel Verilerin Korunması
    • Çerez Aydınlatma Metni
    • İlgili Kişi Başvuru Formu
No Result
View All Result
Türk İnternet
No Result
View All Result
Ana Sayfa YENİ TEKNOLOJİLER Yeni Teknolojiler Sağlık Teknolojileri

İçme Suyuna Geçen Plastiklerle İlgili Endişe Yükseliyor

Fusun S.Nebil-Fusun S.Nebil
23 Ağustos 2019
-ARAŞTIRMA, Eğitim, Günlük Haberler, Sağlık Teknolojileri, Toplum & Sosyoloji
0
Facebook'ta PaylaşTwitter'da PaylaşLinkedin'de Paylaş

Biz dünyanın sonunun, ya bir astreoidin çarpmasının ya da patlayacak bir nükleer bombanın getireceğini düşünüyoruz ama belki de kendi kendimizin sonunu getiriyoruz. Teknoloji, modern yaşam vs derken, bir yandan iklim değişikliği tarafından sıkıştırılmaktayız. Ama diğer yanda zaman içinde farkına vardığımız sorunlar var. Örneğin içme suyuna geçen plastikler.

Netflix’de de yer alan “A Plastic Ocean” yani “Plastik Okyanus” adlı dökümanter her yıl 8 milyon ton plastiğin okyanusa karıştığını gösteriyor. Kendini “okyanus sever” olarak tanımlayan Avustralyalı gazeteci Craig Leeson ve serbest dalıcı Tanya Streeter bazı deniz araştırmacıları ile birlikte, dünyanın 20 farklı yerinde çektikleri filmi 4 yılda bitirmişler[1].

2016 tarihli film, yavaş yavaş farkına varılan gerçekleri, bir şok etkisi ile sunuyor. Deniz yüzeyinin insan geçmez bir bölgesinden, basit bir elek ile alınan örnekte bile çok sayıda mikro plastiğin yer aldığını görüyoruz.

Plastik Okyanus, günlük yaşamda kullandığımız plastiklerin, okyanuslarımızda ve oradaki deniz hayvanlarında yarattığı beter etkiyi gösteriyor. Orada da kalmayıp, plastiğe olan bağımlılığımızın gıda zincirini nasıl etkilediğini ve bunun yeni ve gelişen insan sağlığı problemleriyle her birimizi nasıl etkilediğini araştırmışlar.

Yukarıda başlığın altındaki videoda ise, bu filmden bağımsız olarak, ölen bir balinanın karnından çıkan 40 kg plastiği görüyorsunuz. Bu görüntünün çok fazla rahatsız edici olduğunu biliyorum ama bunu herkesin görmesi, farkında olması lazım. Bu balinalar, plastiği eritemeyen midelerinde, plastiklerden yer kalmadığı için açlıktan ölüyor.

Ülkemizde balinalarla ilgili haberler fazla görülmese de, internette araştırma yaparsanız, son dönemde, plastiklerle ölen çok sayıda balina haberi var. “A Plastic Ocean” filminden gördüğümüz ise, denizlere bilinçli ya da bilinçsizce atılan plastiklerin nelere yol açtığı. Hatta denize atmamış olsak bile denize nasıl ulaştığı.

Ama Tehlike Sadece Balinalar için Değil, İnsanlar için de Var

Balinalar için üzgünüz. Ama risk altında olanlar sadece balinalar değil. Okyanusun içinde yaşamıyor olsak bile, bizler de aynı riskin altındayız. Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) yeni yayınladığı 124 sayfalık bir rapor buna işaret ediyor[2]. İçme suyundaki mikro plastiklere maruz kalmanın neden olabileceği olası insan sağlığı risklerini inceleniyor. Rapordaki bilgilerden birisi şöyle;

“Her gün yiyecek, içecek ve soluduğumuz hava ile birlikte ” mikroplastik ” olarak bilinen küçük, genellikle mikroskobik plastik parçaları alıyoruz.”

Ama en çok dikkati çeken hususlardan birisi, içtiğimiz suyla alınan plastik. Yetişkin insan vücudunun yaklaşık %60’ı sudur [3]. İnsan vücudunun günde 2-3 litre su alması gerekir. Bu suyu, içme suyundan ya da yiyeceklerden alır. Eğer bu yiyecek ve sular, plastikle paketlenmiş ise, ya da çevrede plastik atık bulunuyorsa, insanların bunlardan mikro parçacıklar alması kaçınılmaz oluyor.

Bir kaç gün önce yayınlanan bir başka çalışma[4], Kuzey Kutbu’nun uzak bölgelerinde, Alp dağlarında karda mikroskobik plastik parçacıkların bulunduğunu gösterdi. İsveç-Alman bilim adamlarının ortak çalışması olan ve Science Advances’te yayınlanan araştırma [4], rüzgarların onları havada taşıdığını ve dünyanın her yerine karla birlikte yağdığını gösteriyor. Kullandığımız suların genellikle dağlardan geldiğini hatırlayın.

WHO Raporu İnsan Vücuduna Giren Mikro Plastikleri Araştırdı

İnsan vücuduna giren mikro plastikler ilgili endişeler geçen yıl çok yükseldi. Dünya Sağlık Örgütü, daha önce yaptığı araştırmalarda, birkaç marka şişelenmiş sudaki minik plastik parçacıkların tespit edince, bugünlerde sonuçlarını yayınladığı kendi çalışmasını başlattı [2].

Raporda, mikroplastiklerle ilgili potansiyel tehlikelerin üç biçimde ortaya çıktığı belirtiliyor:

  • Partiküllerin kendisinden,
  • Onları oluşturan kimyasallardan
  • “Biyofilm” olarak bilinen mikroplastiklere yapışabilen ve kolonileşebilen mikroorganizmalardan

WHO teknik sorumlusu Jennifer de France rapor sonuçlarını şöyle yorumluyor;

“Endişeli değiliz. Elimizdeki verilerle, riskin düşük olduğuna inandığımızı söyleyebiliriz. Ancak aynı zamanda gelecekte hiçbir zaman risk olamayacağı sonucunu da çıkaramıyoruz.”

Not edelim; raporda, musluk suyuna nazaran, şişelenmiş suda daha fazla mikro plastik bulunduğu kaydediliyor.

Gelecek?

Who raporu, plastiklerin heryerden geldiğini gösteriyor ama “endişeli değiliz” diyorsa da, bugün etkilerinin ne olduğuna dair yeterince bilgi ve araştırma yok. Who araştırmacıları büyük mikroplastiklerin vücudumuzda kalmadığını, geçip gittiğini söylüyor. Ama daha küçük parçacıklar potansiyel olarak sindirim kanallarının duvarlarından geçerken, bir yerlere takılıyor mudur? Araştırmacılar bunun da zararlı miktarlarda birikme ihtimalinin bulunmadığını düşünüyorlar. Anlayacağınız Who raporu “mikro plastikler vücuda giriyor ama risk yok” diyor. Buna karşılık söyledikleri “düşünüyoruz” ya da “sanıyoruz” düzeyinde. Başka deyişle henüz bilimsel bir araştırmaya dayanmıyor.

Partiküllerin endüstriyel akıntı, atık su ve bozulmuş plastik atıklar yoluyla çevreye girdiği biliniyor. Rapora göre, plastik üretimi 2025 yılına kadar iki katına ve 2050’ye kadar üç katına çıkacak.

İklim değişikliğinin çevresel etkisi konusunda uzmanlaşmış BM Küresel İletişim Departmanı Bilgi Sorumlusu Dan Shepard o nedenle şöyle diyor;

“İş yapma şeklimizi değiştirerek plastik kirliliğini sınırlandırabiliriz.”

Çünkü bu plastiklerin mide ve bağırsaklarımızdaki etkileri henüz bilinmiyor. Tıp uzmanları soruyor;

“Bakteriler plastiği mikrobiyomun bileşimini değiştirecek ve sağlığı etkileyecek şekilde metabolize edebilir mi? Bakteri plastiğinin parçalanması sonucu oluşan maddeler kan dolaşımına emilebilir ve sağlık sorunlarına yol açabilir mi?”

Mikro plastik nedir?

Mikroplastiklerin henüz standart bir tanımı yok. İnsan saçının bir kaç kere bölündüğünü düşünün. Şimdilik böyle bir tanım var. WHO’ya göre, 5 mikrometreden daha küçük plastik parçacıklar, mikro plastikler olarak tanımlanıyor. Ancak içme suyundaki parçacıklar 1 mm kadar küçük olabilir. 1 mm’den küçük olan mikroplastiklere, nanoplastikler denir.

 

 

[1] A Plastic Ocean (2016)

[2] Microplastics in drinking-water

[3] Su ve Sağlık

[4] White and wonderful? Microplastics prevail in snow from the Alps to the Arctic

Etiketler: BalinaFilm İncelemeJennifer de FranceManşetOkyanusPlastik

Türk İnternet'ten buna benzer yazılar için bildirim almak ister misiniz?

ABONELİKTEN ÇIK
Fusun S.Nebil

Fusun S.Nebil

Detaylı bilgi için aşağıdaki dünya işaretini tıklayınız.

Lütfen yorum yapmak için giriş yapın.

GÜNLÜK BÜLTEN ABONELİĞİ

Aboneliğinizi onaylamak için gelen veya istenmeyen posta kutunuzu kontrol edin.

HAFTANIN ÖNE ÇIKANLARI

  • İran, ABD’ye Çok Uçak Kaybettirmiş ve Amerikalılar Çin ile Gelecekteki Savaş Konusunda Endişeli
  • Papa Leo XIV, Yapay Zeka Hakkında Çığır Açan Bir Genelge Yayınladı ve İnsanlığı “Dijital Tekel’e” Karşı Uyardı
  • ABD, Çin ile Teknoloji Yarışı Yoğunlaşırken Büyük Bir Kuantum Teknolojisi Yatırım Hamlesi Başlattı
  • OSIRIS AI, Palantir’in Vizyonuna Meydan Okuyan Bir Rakip mi?
  • SpaceX ve OpenAI Halka Arza Hazırlanıyor, Ancak Piyasa Karışık Sinyaller Veriyor

HAFTANIN KELİMESİ

3GPP

3. Nesil Ortaklık Projesi (3GPP), dünya çapında çeşitli mobil (hücresel) ve telekomünikasyon standartlarını geliştiren ve sürdüren bir grup standart kuruluşudur.

3G ile birlikte kurulmuş ve telekom endüstrisinin Birleşmiş Milletleri diye tanımlanabilir. Sonraki nesiller için de standartları belirlemiştir.

Detayı için Wiki-Turk'e bakınız

İNTERNET HIZI

Türkiye'nin İnternet Hızlarını Dünya ile KarşılaştırmakKaynak : https://www.speedtest.net/global-index#mobile
Facebook Twitter LinkedIn

Bildirimler

Turk-internet.com masaüstü bildirimlerini almak için lütfen buraya tıklayın

Son Yorumlar

  • ICANN, Yeterince Temsil Edilmeyen Toplulukları Yeni gTLD Başvuru Destek Programı İle Güçlendiriyor için Tolga Kaprol
  • BTK, Yabancı e-SIM Firmalarını Engelledi için Bulent SEN
  • Sahibinden.com Domain’inin Güncellenmesi Unutulmuş için Tolga Kaprol
  • İngiliz Düzenleyici Ofcom, Bulut Servislerini ve Akıllı Cihaz Pazarını Soruşturuyor için Tolga Kaprol
  • Seçim Yaklaşırken, Kişisel Veriler Kötüye Nasıl Kullanılır? için [email protected]

Türk İnternet'ten ilginize çekecek yazılar için bildirim almak ister misiniz?

Abone Ol

© Copyrights 2000-2025 - Bu sitede yayınlanan haber/söyleşi/makale ve bilgilerin tüm hakkı turk-internet.com'a aittir.

Tekrar Hoşgeldiniz!

Aşağıdan hesabınıza giriş yapınız

Şifremi unuttum?

Şifrenizi geri alın

Lütfen şifrenizi resetlemek için kullanıcı adı veya email adresinizi girin.

Giriş yap
No Result
View All Result
  • Ana Sayfa
  • BİLİŞİM
  • e-TİCARET
  • INTERNET
  • TELEKOM
  • YENİ TEKNOLOJİLER
  • Hakkımızda
  • Kişisel Verilerin Korunması
    • Çerez Aydınlatma Metni
    • İlgili Kişi Başvuru Formu

© Copyrights 2000-2025 - Bu sitede yayınlanan haber/söyleşi/makale ve bilgilerin tüm hakkı turk-internet.com'a aittir.