Gezi, IFC’de üçüncü en büyük yatırım ülkesi olarak adı geçen Türkiye ile süren dayanışma ve işbirliğinin öneminin ve devamlılığının altını çizer nitelikte. Thunell’ın Türkiye programında yerel özel sektör ve sivil toplum temsilcileri ve IFC müşterileri ile çeşitli müzakereler yer aldı. Thunell’e, Türkiye gezisi sırasında IFC’nin Güney Avrupa ve Asya Direktörü Shahbaz Mavaddat eşlik etti.
Lars Thunell konuya ilişkin yaptığı açıklamada şunları söyledi;
Türkiye ekonomisi 2001 yılında yaşanan krizden bu yana kendini büyük ölçüde topladı. Ve bu ekonomik dirilişte AB’ye ekonomik uyum çerçevesinde hükümet tarafından yapılan övgüye değer reformların oldukça büyük katkısı vardır. Türkiye, AB üyeliğine doğru yaptığı yolculuğa devam ettikçe, IFC de Türkiye özel sektörüne stratejik sektörlerde daha fazla yatırım yapması için destek olmaya, bunun dışında Türkiye’de faaliyet gösteren şirketlerin bölgedeki rekabet şansını artırmak için elinden gelen desteği sunmaya devam edecektir. Stratejimiz, Türk şirketlerinin diğer gelişmekte olan ülkelere yatırımlarını desteklemeye devam etmektir.
IFC, Türkiye’de kırk yılı aşkın bir süredir faaliyetlerini sürdürüyor. Ayrıca, ülke çapında IFC’nin yaptığı toplam yatırım miktarının da 2.7 milyar doların üzerinde olduğu kaydediliyor.
Aşağıdaki yatırım projeleri IFC’nin Türkiye’de son dönemdeki yatırımlarına örnek olarak veriliyor;
- Acıbadem (Sağlık Bakım Hizmetleri) – Proje 2006 yılında 40 milyon dolar yatırımla iki yeni hastane inşaatıni içermektedir.
- Arçelik (Ev Eşyası, Beyaz Eşya İmalatçısı) – 1995’ten bu yana, Rusya’daki Greenfield imalat tesislerinin inşasının da içinde bulunduğu genişleme projeleri için 400 milyon dolar yatırım yapılmıştır.
- Bilgi Üniversitesi – Üniversitenin gelişimini desteklemek için 2001 ve 2004 yılları arasında 27 milyon dolar yatırım yapılmıştır.
- İntercity (Araç Kiralama Şirketi) Araç filosu ile çeşitli özel sektör girişimlerine uzun vadede hizmet sunabilmesi için 48 milyon dolarlık yatırım yapılmıştır.
- Palmet: Palmet’in iştirakleri Palgaz ve Palen’in doğal gaz dağıtım projelerini desteklemek için 2005 yılında 12 milyon dolar yatırım yapılmıştır.
- Milli Reasürans: 2001 ve 2005te toplam 100 milyon dolar yatırım yaparak Türkiyenin önde gelen reasurans şirketinin güçlenmesine yardımcı olmuştur.
Thunell sözlerine şöyle devam etti;
IFC’nin diğer ödünç vericilerden farkı, Türkiye’deki ödünç alıcılara uzun süreli finansmanda bulunan tek kaynak olmasısıdır. Bunu yaparken, ekonomik kriz gibi durumlarda likit para kaynağı sıkıntısı yaşamalarını da engellemeyi ihmal etmemektedir. Türkiye’nin yeni ekonomik ve kalkınma durumuna baktığımızda Türkiye’nin dostu ve iş ortağı olmaya devam edeceğimizi açıkça ifade etmekten kaçınmıyoruz.
Hükümetin özelleştirme programında ilerleme kaydedildiği sürece IFC, altyapı sektörüne (elektrik, limanlar ve lojistik gibi) daha geniş çaplı bir yatırım kaynağı sağlayacağını ve önem taşıyan özelleştirme adımlarını ve FDI akımlarının ivme kazanmasını desteklemeye devam edeceğini söyleyebiliriz.
IFC, Türkiye’de faaliyet gösteren şirketler tarafından mali yardım görmüş, Rusya, Azerbaycan, Kazakistan, Gürcistan, Kırgız Cumhuriyeti, Romanya ve Bulgaristan gibi daha pek çok ülkede 400 milyon dolar değerindeki projelere destek oldu. Bu bölgesel projeler hızla büyüyen pazarlarda şirketlerin daha büyük pay alması için yapılan çalışmaları içeriyor. Bu yolla eski Sovyetler Birliği’nde, Balkanlar’da, Orta Asya ve Orta Doğu’da Türkiye’nin stratejik pozisyonuna yatırımda bulunulmuş. Örneğin IFC, bir Türk firmasının Romanya’da faaliyet gösteren bir beyaz eşya şirketini devralmasını, Avrupa’da buzdolabı satışlarına ivme kazandıracak verimli ve etkin üretime ulaşılabilmesi için desteklemiş. Gelişmekte olan ülkeler arasında yapılan yatırımları desteklemek IFC’nin stratejik önceliklerinden biridir. Örneğin IFC Türkiye’nin lider cam üreticisi Sıse Cam Grubu’nun Bulgaristan’a yaptığı yatırımı desteklemiş. Bu proje aynı zamanda Bulgaristan’a yapılan en büyük Doğrudan Yabancı Yatırım. Thunnel şunları ilave ediyor;
IFC son dönemde yeni çevresel ve sosyal standartlar benimsedi. Amacımız bu yeni standartlarla, yatırım yaptığımız projelerin ülke kalkınmasına kazandırdığı ivmeyi artırmaktır. Çevresel ve sosyal konulardaki önderliğimiz göz önüne alındığında, bu alanda dünya çapında en iyi faaliyet gösteren firmalar olmaları için Türkiye’deki firmaları desteklemek konusunda doğru isim olduğumuz oldukça açıktır.
Yeni standartlar eskilerine göre daha geniş bir alanı kapsıyor ve daha önce üzerinde durulmuş alanlara da eğiliyor. Standartlar özellikle toplum sağlığı, güvenlik, çalışma koşulları, kirliliğin önlenmesi ve tenzilatı, birleştirilmiş sosyal ve çevresel değerlendirme ve yönetim sistemleri gibi konuların gerekliliklerini içeriyor.
IFC Hakkında
Washington, D.C merkezli olarak yönetilmekte olan Uluslararası Finans Kurumu (IFC), Dünya Bankası’nın özel sektör koludur. IFC faaliyetlerini diğer Dünya Bankası Grubu kuruluşları ile birlikte koordine etmektedir. Ancak yasal ve finansal anlamda bağımsızdır. 178 IFC üyesi ülke IFC’nin sermayesini sağlamakta ve IFCnin politikalarını belirlemektedirler.
IFC‘nin amacı gelişmekte olan veya geçiş dönemini yaşayan ülkelerde, yoksulluk oranını düşürmek ve yaşam standartlarını yükseltmek için çalışmalar yaparak, sürdürülebilir özel sektörü desteklemektir. IFC, gelişmekte olan ülkelerin özel sektör yatırımlarına finansal destek sunar; uluslararası finansal piyasalarda sermaye akışını harekete geçirir; üyelerin sosyal ve çevresel sürdürebilirliğini geliştirmelerine yardımcı olur ve teknik destek sunar. Bunun dışında ticari iştiraklere ve hükümetlere de danışmanlık yapar. 1956 yılında kurulmasından bu yana geçen süre zarfında IFC yaklaşık 49 milyar dolarlık fon sağlamıştır. Bunun yanı sıra gelişmekte olan 140 ülkede 3 bin 319 şirkete sendikasyon için 24 milyar dolar ayırmıştır. 2005 Haziran sonu itibariyle, IFC’nin dünya çapında üstlendiği portföyü kendi adına, 19.3. milyar dolar, sendikasyon katılımcıları adina 5.3 milyar dolardır.

Kaynak : 