İnternetin kolaylaştırdığı dolandırıcıklardan birisi de, sahte ürün satışı olarak veriliyor. Sınır ötesi satış imkanları, fiziksel kontrol zorluğu ve site yayıncısının saklanabilme olanakları bir araya geldiğinde, sahte ürün satışı da daha kolay yapılabiliyor. Markalar uzun zamandır bu konuyu takip ediyor ve savaşıyorlar. Ama İngiltere’de bir mahkemenin aldığı karar bu konuda emsal teşkil edecek gibi gözüküyor.
İngiliz mahkemesi, ihlal durumunda, ticari markaların internet servis sağlayıcılarına (ISS) yaptırım uygulayabileceklerine karar verdi. Davaya yol açan durum, Richemont/Cartier grubundan bazı markaların, kendi ürünlerinin sahtesini taklit eden ve satan sitelere erişimin engellenmesini talep etmesiyle başladı.
Richemont ihlal potansiyeli olan 239.000 site arasından en fazla ihlali 6 sitenin yaptığını belirterek, İngiltere’deki 5 büyük internet servis sağlayıcısından, bu 6 siteye erişimi engellemesini talep etti. Talebin yapıldığı ISS’ler BskyB, BT, EE, TalkTalk ve VirginMedia idi.
Dava, cuma günü İngiliz yüksek mahkemesinden ticari marka alanında ilk kez engelleme kararı verilmesiyle sonuçlandı.
İngiliz Telif hakları yasasının aksine, ticari marka yasası net bir şekilde engelleme kararına hükmetmiyordu. Bu yasal karışıklıkla ilgili olarak hakim, fikri mülkiyet konusunda Avrupa direktiflerini baz alarak bir karara vardığını açıkladı. Ama mahkemeden çıkan kararın, benzer ticari marka ihlali yapan taklit sitelerin oluşturulmasına engel olup olamayacağı bilinmiyor.
Söz konusu 6 site şimdi İngiltere sınırları içinde indekslenmiyor, aranamıyor ve isimleri dışında İngiltere’den erişildiklerine ya da kullanıldıklarına dair bir kanıt yok.
Richemonte Cartier, konuyla ilgili “Bu dava, markaların ve müşterilerin, internet üzerinden sahte ürünlerin satışından korunması yolunda atılmış olumlu bir adımdır. Bu sonuçtan memnunuz ve mahkemenin, söz konusu ticari marka ihlallerinde, halkın kandırılmaması konusunu dikkate almasını da doğru buluyoruz. Mahkeme, servis sağlayıcılarına gerekli kararı bildirdi.” açıklamasını yaptı.
Karar, görevi kullanıcılara internet erişim hizmeti sunmak olan internet servis sağlayıcılarına sahte içerik konusunda bir görev verdiği, sorumluluk tanımladığı için önemli. Bütün dünyada emsal olarak alınması da olası. Not edelim; kararın bir farklılığı da şu; ISS’lerin bu tür marka ihlalleri konusunda, doğrudan bağlantısı ya da sorumluluğu yok.
Tabi bir de olayın maliyet tarafı var. Bu karar, maliyetleri de ISS’lere yüklüyor. Bir siteyi engellemenin maliyeti ufak olsa da, bu kararın hak sahipleri için son derece ilgi çekici olduğu ve kümülatif bir etki neticesinde internet servis sağlayıcılarının sırtına büyük bir yük bindirebileceği düşünülüyor.
Kararla ilgili bir diğer nokta ise jürinin, kararı verirken internet servis sağlayıcılarının çocuk istismarı ya da ebeveyn kontrolü gibi bir sistemi geliştirmiş olmasını varsayarak benzer bir altyapı ile sahte ürün satan siteleri engelleyebileceğini düşünmesiydi.

Kaynak : 