Vodafone networkü şubat ayının son günü, İngiltere’nin güneyinde bulunan network merkezindeki ekipmanların çalınması ve zarar görmesi sonucu önemli bir kesinti yaşadı ve bu olay dikkatleri telekom dünyasının arkasındaki güvenlik riskine çekti.
Vodafone’un İngiltere’de yaşadığı kesinti giderilene kadar geçen sürede yüzbinlerce kullanıcı, sesli görüşme, SMS ve mobil internet erişiminden mahrum kaldı. Tamirat işleminin tamamlandığı ve etkilenen kullanıcıların dün sabah itibariyle normale döndüğü açıklandı.
Vodafone’un kesintiye neden olan ekipman çalınmasının olduğu dönem, İngiliz polisinin bakır telekom kablo hırsızlarını da ortaya çıkardığı günlere denk düşürünce, tartışılan önemli bir konu, telekom alanındaki güvenlik konusu oldu.
Ülkemizde de yüksek oranda rastlanan bakır kablo hırsızlığı, İngiltere’de terörizm’den sonra ülke güvenliği açısından 2.büyük tehlike olarak adlandırılıyor. 2010 yılında İngiltere’de 2770 kablo hırsızlığı raporlanmış. 2011’de ise bu sayı şimdiden 325 olarak belirtiliyor.
Bunlar doğal olarak telekom sektörünün, yüksek olması gereken kişisel güvenlik kavramının fiziksel boyutunu akla getiriyor ve telekom devlerinin bu konuda neler yaptığı tartışılıyor.
Vodafone belki biraz da bu nedenle, İngiltere’deki kesintinin herhangi kişisel güvenlik sızıntısına yol açmadığı açıklamasında bulundu. Ancak akla hemen, geçtiğimiz günlerde Avustralya’daki su baskınında ortaya çıkan, müşterilerinin kişisel güvenlik sızıntısı geliyor.
Vodafone kesintisinde tartışılan diğer bir konu da, şirketin en önce ses trafiği ile ilgili tamiratları yapması oldu. Mobil veri servislerinin gitgide arttığı ve ses trafiğini aştığı günümüzde, hangisi öncelikli tartışması da sürüyor.
Ama müşterilerin önem verdiği tartışmaların başında da, Vodafone’un kesinti nedeniyle müşterilerine bir kompansasyon-geri ödeme yapıp yapmayacağı. Kullanıcılar, havayolları örneklemesi yapıyor ve diyorlar ki, Bu bir yolculuk sırasında olsaydı, paramızı geri alırdık.” Bakalım bu tartışmalar nasıl sonuçlanacak?

Kaynak : 