2004’le başlayan telekomda serbestleşmenin hayatımıza soktuğu alternatif telekom işletmecilerinin Avrupa’da Telkoder’in eşdeğeri olan ECTA, yıllardır Avrupa’daki düzenleyici kurumları izliyor ve yılda bir kez faaliyetlerine not veriyor. Fonksiyonunu tüketicilerin de yararlanacağı şekilde rekabeti geliştirmek olarak tanımlayan ve bu nedenle de düzenlemeleri takip eden ECTA, düzenleyicilere verdiği karneye bu yıl ilk defa Türkiye’yi de aldı. Yani BTK’ya karne verdi.
Avrupa Telekom Düzenleyicisinde uzman ve ECTA’nın Başkanı olan İnnocenza Genna ile bu konuyu konuştuk.
Turk-internet.com : Siz telekom düzenleyicilere her yıl bir karne veriyorsunuz. Bu karne nedir? Türkiye Telekom sektörü hakkında ne düşünüyorsunuz?
Innocenza Genna : ECTA 2002 yılından beri her yıl bu değerlendirmeyi yapıyor. Yani 7.defa yaptık. Düzenlemeleri analiz ediyoruz.
2008 yılında ülkenizin düzenleyici kurumunun aldığı düşük notun ilk baştakı nedeni, serbestleşmenin henüz yeni başlamış olması ve bu nedenle de pek çok konunun henüz gerçekleşmemiş oluşu. Bu nedenle bu karne sizi rahatsız etmesin ama diğer yandan bunun neden böyle olduğunu da dikkatle analiz etmelisiniz. Ana düzenleyici başlıklarını ve bunları yönetmenin en iyi yollarını tanımlamak için sektör sektör incelemelisiniz.
Türkiye, bunu iyi yönetebilirse, Türk Telekom pazarı daha iyi sonuçlar alır ve karne notu da görülebilir bir şekilde yükselir.
Bizim Türkiye’de gördüğümüz şu; basit hukuki uygulamalar AB çerçevesi ile gayet uyumlu yani düzenleme olarak doğru şeyler yapıyorsunuz. Ancak hala geliştirilmesi gereken şeyler var. Özellikle de, düzenleyici kurumun gücü ve bağımsızlığı konusunda.
Ama ikincil düzenlemeler hala zayıf. Bu temelde düzenleyicinin zayıflığından kaynaklanıyor. Bu nedenle de basit düzenleme enstrümanı olan YAPA ya da Veri akış ya yok ya da çalışmıyor. Sonuç olarak, Türk Pazar koşulları fazla yatırımcıyı çekemiyor. Çünkü kendilerini paralarını riske atacakları doğru pazarda hissetmiyorlar. Bu gerçekten çok yazık bir durum. Çünkü Türkiye büyük, iddialı ve büyüyen bir Pazar. Burada pek çok yatırımcının rekabet etmesini, para getirmelerini, yeni işler yaratmalarını ve Türk ekonomisini daha sağlıklı hale getirmelerini beklemeliydiniz. Hükümet bunu anlamalı; tekeller yerine rekabetin avantajlarını kullanmalısınız.
Düzenleyici bunu gerçekleştirmek için güçlendirilmeli. Verimli güç, verimli düzenlemeleri yapmak ve uygulamak için gereklidir. Verimsiz ve “sadece kağıt üzerinde kalan” kurallar avantaj sağlamaz. Bu durumda hiçbir şey de değişmez.
Örnek olarak; sınırlandırmalar dominant işletmecilere karşı güçlü ve verimli olmalıdır.
İşte karne en çok bunu gösteriyor. Yatırımlar ancak düzenlemeler verimli ve kağıt üstünde kalmadığı sürece yükselir. Rekabet firmaları tatmin etmelidir. Özellikle de yurtdışından gelen yatırımlar ve yaratıcılık için. Bunlar tekeli reaksiyon vermek ve daha verimli ve rekabetçi olmak için itecektir.
Turk-internet.com : Peki Avrupa’da durum nedir?
Innocenzo Genna : Internet pazarı dial up olarak başladı. Gayet başarılı ve rekabetçi bir süreçti. Sonra ADSL geldi. Daha yüksek hız ve servisler getiren bir teknoloji olarak. Bu teknolojik değişimi (dial up’tan ADSL’e) tekeller pazarı yeniden tekelleştirmek için kullandı çünkü ADSL ilk başta düzenlenmedi.
Düzenleyicileri ADSL düzenlemelerinin rekabet ve yatırım açısından gerekli olduğuna ikna etmek 4-5 yılı aldı. Sonra rekabet başladı ve biz bu sefer VoIP, 3lü oyun g,b, servisler görmeye başladık. Avrupa’da şimdi tekeller yeni nesil networklere (NGN) doğru yönelirken, sektörde rekabetin arttığını görüyoruz. Ama aynı hikaye NGN’de de tekrarlanıyor. Yani yeni teknoloji > düzenleme yok > yeniden tekelleşme
Röportajın ikinci bölümünü burayı tıklayarak okuyabilirsiniz.
Bu röportajın, Genna’nın kendi kelimeleri ile İngilizce aslını burayı tıklayarak okuyabilirsiniz.

Kaynak : 