Burayı tıklayarak göreceğiniz taşlardan oluşturulmuş yapıyı, Kanada’da hemen hemen her yerde görmeniz mümkün. Kanada yerlisi Inuit’lere ait olan ve tarihi çok gerilere uzanan bu yapının ismi “Inukshuk” (inikşuk diye okunuyor).
Inukshuk geleneği, asırlar önce, balıkçı bir topluluk olan Inuit’lerin, yerleşik bir toplum oluşturmamaları nedeniyle, yol takip işaretlerine ihtiyaç duyması ile başlıyor. Inukshuk “Ben buradaydım ve sen doğru yoldasın” anlamına geliyor. Bu taştan yapıya, Kanada’da, orman yollarında, deniz kıyılarında, işsiz barksız dağ yollarında rastlayabilirsiniz. Bu işareti gördüğünüzde, hemen eski Inuit’lerin kapıldığı duygulara kapılıyorsunuz:
“Burası güvenilir bir yol. Çünkü, benden önce buradan birileri geçti. Yani ben doğru yoldayım”
Bir Inukshuk görmeniz için Kanada’ya uçak bileti almanıza gerek yok. Çünkü günlük web ziyaretlerinde, iyi planlanmış web sitelerinde, farkında olmadan birçok Inukshuk görüyor. Hatta bu yolu güvenle takip ediyorsunuz. Bunu size birazdan açıklayacağım ama öncellikle size www.Amazon.com’la ilgili bir hikaye anlatmak istiyorum.
1988 yılında, Ingiliz dağcı Joe Simpson, kendisiyle, bir dağcı arkadaşının başından geçen trajik bir olayı anlattığı, “Touching the Void” adlı kitabı yazdı. Zamanının çok satan kitapları arasında yer alan bu kitap, daha sonra unutuldu. Kitapçılarda bile bulmak zorlaştı. Ta ki John Krakaure’un yine trajik bir dağcılık olayını anlattığı, Into Thin Air adlı kitabı yayınlayana kadar.
John Krakaure’un kitabının yayınlanmasından sonra garip birşey oldu.. Joe Simpon’ın “Touching the Void” kitabı yeniden satılmaya başladı. Kitapçılar, yayınevine yeni baskı talebi yaptılar. Yeni baskı New York Times’in listesinde 14 hafta boyunca “Çok Satanlar” listesinde kaldı. Üstelik kitabın konusuyla bir belgesel çekildi.
Peki ama acaba ne olmuştu? Neden bu kitap birden bire ilgi görmeye başlamıştı?
Neden basitti : “Amazon.com Tavsiye kutusu”. Yani, Amazon.com sitesinde gördüğünüz “Bu kitabı alan müşteriler, aşağıda listelenen kitabı da aldılar” kutusu.
Eğer Amazon.com’da ki Tavsiye Kutusu olmasaydı, birçok kişi Joe Simpson’ın adını bile duymayacaktı. Bu, “Tavsiye Kutusu” fonksiyonunu icad eden Amazon.com olabilir ama bunu sitelerinde kullanan pekçok başarılı sanal alışveriş websitesi var. Örneğin, NetFlix, ideefixe vb. (hepsiburada.com’da bu fonksiyon yok. Hahaha. Kusura bakmayın hepsiburada.com’a takılmadan yazı yazamıyorum).
Orta büyüklükteki geleneksel (sanal olmayan) bir kitabevi, yaklaşık 130 bin kitap bulunduruyor. Oysa Amazon.com’un gelirinin yarısı, bu kitapçıların bulundurduğu 130 bin ismin dışındaki kitap ve yazarları satmakla elde ediliyor.
Tabi aklınıza şöyle bir soru gelebilir.. „geleneksel kitapevleri, adı duyulmamış yazarları ya da eski yıllarda çıkmış kitapları mı satıp para kazansınlar?“ Tabi ki bunu söylemiyoruz. İşte bu noktada, Internet’in hayatlarımıza sağladığı kolaylık devreye giriyor.
Amazon.com, geleneksel bir şube yapısına sahip olmadığından, raf ve vitrin sorunu yaşamadığından, bir çok kitabı ve yazarı, websitesi içinde taşıyabiliyor. Zaten, eğer bir kitabı, evime yakın bir kitapçıda bulup alabiliyorsam, neden Amazon.com’dan satın almak icin çaba harcayayım? Aramak var, form doldurup kredi kartı vermek var. Bir de üstüne, kargo parası verip, beklemek var. Fakat, benim geleneksel kitabevim, Joe Simpson’ın kitabını bulundurmuyor ise, işte o zaman Amazon.com, benim siparişimi ve kredi kart numaramı içeren emaili, posta kutularında buluyor.
Amazon.com, kullanıcılarını dinleyen ve kullanıcılarının onlara verdiği bilgileri değerlendiren bir şirket. Amazon.com’un elde ettiği bu bilgilere göre, kullanıcılar, bildikleri ya da tavsiye edilen kitapları okumayı tercih ediyorlar. Yani hiç kimse, bilmediği bir kitap için para harcamak istemiyor.
Işte ben buna “Inukshuk” adını veriyorum. Yani, „senden önce birileri, o kitabı okudu, beğendi ve sana –doğru yoldasın–“ diyor. Sanal ortamda –özellikle işin içine para harcama giriyorsa–, kullanıcılar, güven istiyor. Bu güveni sağlayan dürtü ise, birilerinin sizin şu anda bulunduğunuz durumda bulunduğu ve o kişinin attığı adımın sonuçlarından memnun kaldığını bilmek.
Inukshuk, yalnızca “Tavsiye kutusu”nda görülen bir örnek değil. Bir ürün konusunda yazılan yorum ve görüşler, bir servis hakkında açılmış tartışma forumları, turk-internet.com’un ön sayfasında yer alan „Bugünün/Bu haftanın en çok okunan haberleri“, bir ürünü derecelendirmek vb gibi her türlü website fonksiyonu Inukshuk’a örnek ve bu tip işlevler iyi kullanıldığında, sanal websitesi sahibi şirketler websitelerinden kazançlar sağlıyor (dediğim gibi eğer iyi yapılırsa, örneğin 1 yorum ile 1 yıldız alan bu ürünü, bir sanal alışveriş şirketinin satma imkanı var mı? Tabi ki yok!!!).
Hatta “Inukshuk Kullanılabilirlik Modelinin” özünü, ticari amaçla kullanan websiteleri bile var Internette. Örnegin epinions.com. Birçok internet kullanıcısı, sanal alışveriş yapmadan önce, bu siteyi ziyaret edip, belirli bir ürün hakkında, diğer kullanıcıların yazdığı yorumları ve değerlendirmeleri okuyor.
Bütün bunlar, iyi bir “kullanıcı deneyimi”ni oluşturan parçacıklar. İyi bir “kullanıcı deneyimi” ise şirketlere kar olarak geri dönüyor. Size, bunu rakamsal bir örnekle açıklamak isterim. Birkaç sene önceye kadar, Amtrak şirketi, ABD’deki diğer rezervasyon şirketlerine oranla çok kötü bir “kullanıcı deneyimi” ve kullanıcı memnuniyeti oranına sahipti. O dönemde yayınlanan firma iç finans raporlarındaki rakamlar şoyle idi:
- Ortalama kullanıcı rezervasyonu: 220 dolar
- Aylık rezervasyon miktarı: 10.000
- Aylık brüt gelir: 2 milyon 200 bin dolar
- Alışveriş sepetini doldurup, daha sonra satın alma yapmadan siteden ayrılanların, toplam ziyarete oranı: %75
- “Alış” yapmayan kullanıcıların getirebileceği potansiyel aylık brüt gelir: 6 milyon 600 bin..
Şimdi bir düşünelim; eğer Amtrak, o dönemde, çok umursamadığı “müşteri deneyimi” ve kullanılabilirlik için bir bütçe ayırıp, çaba harcasaydı ve bu çabaların sonucunda, o sepetini dolduran fakat daha sonra bir nedenle “ÖDEME YAP” düğmesine basmayan kullanıcıların %10’unun kazansaydı, bu Amtrak için yılda ekstra 8 milyon dolar getirecekti.
Kullanılabilirlik mühendislerinin yayınladığı pek çok raporda, kullanılabilirlik ve müşteri deneyimi için harcanan bütçenin, kullanıcı artışı yaratma oranı %110 ile %150 arasında olduğu belirtiliyor. Bu Amtrak için yılda 198 milyon $ demek olurdu. Not: Amtrak, 2004 yılının Aralık ayında uygulamaya koyduğu yeni bir iş planı ve yeni bir dizayn ile mevcut sorunlarını gidermeye çalışıyor.
Eger siz de, bir websitesinde Inukshuk gorurseniz, biliniz ki sizden önce birileri, o yolda ilerledi ve siz doğru yoldasınız.



Kaynak : 