Hani gazeteler, kısa bir süre öncesine kadar “IN – OUT” şeklinde “ne moda, ne moda değil” listeleri yapardı. Hala yapıyorlar mı bilmem ama Turkcell reklamındaki çocuk gibi benim de “fikrim geldi”. Neden bu tür bir liste yapmıyoruz, hadi birlikte yapalım.
OUT (Yani Moda Değil)
- Kaynana Semra Hanım’dan konuşmak,
- Tülin ile Caner aşkına ne olacak diye konuşmak
- Banu Alkan ve aşkı bilmemkimden bahsetmek
- Uğur Dündar pozunda sağlığa aykırı yemek pişiren restaurant basmak (Belediye Başkanları için ve kameraman ve fotoğrafçılar eşliğinde)
- (birleşme halindeki ISS ler hakkında dedikodu yapmak – bu genele mahsus değil, sadece bizim sektöre mahsus ama belirtmeden de geçemeyeceğim)
IN (yani ne moda?)
- İnternet Cafeler çok zararlı demek
- İnternet zaten zararlı demek
- İnternet Cafelere Baskın yapmak (Belediye Başkanları için ve kameraman ve fotoğrafçılar eşliğinde)
- İnternet üzerindeki bir eyleme ait “vaayyy” dedirtecek haber yapmak (18 günlük internet evliliği, chat sonucu tecavüze uğrayan kız vsvs)
Turk-internet.com’da geçen hafta yayınlanan 2 haber çok ilgimi çekti. Okumakta olduğunuz röportajın nedeni de bu 2 haber. İki haber de, bizzat ilgili kuruluşlar tarafından turk-internet.com’a “ulaştırılan haber” durumundalar. İlk haberde yer alan resime de dikkatlice bakarsanız, Görevini Fazlasıyla Ciddiye Aldığı Belli Olan Belediye Başkanı, etrafına aldığı fotoğraf muhabirleri ve kameramanlar eşliğinde, başarılı bir internet cafe baskını!!! yapıyor.
İkincisi daha da ilginç, öbürüyle aynı gün ulaşan habere göre Bağımsız Eğitimciler Sendikası ARGE departmanı bir araştırma yapmış. Methodu ve hedef kitlesi belli olmayan bu araştırmanın sonuçlarına göre “çocuklarımızı internetin zararlarından korumamız lazım”.
Anlayacağınız, “bilinçli” ya da “bilinçsiz” olarak, yine kantarın topuzu kaçtı. İnternetteki zararlı unsurların temizlenmesi çalışmalarına,
- İnternetin getirdiği olanaklardan hoşlanmadığı için bir kenarda kusur bulmaya çalışan
- Yeni popüler konu bu olduğu içib “Ya bismillah” deyip gazetelerde gözükmek için fikir beyan eden
kişiler çeşitli mesajları ile çeşitli basın organlarında yerlerini almaya başladılar. Hedef seçilen yerler tek tek evler olamayacağına göre, doğrudan bağımsız ve KOBİ statüsündeki esnaf yani internet cafeler oldu.
Tabi ki her internet cafe iyidir diyemeyiz. Para kazanma derdi içinde çeşitli yanlış yollara başvuranları mevcut. Zaten internet cafe sahipleri ile görüştüğünüzde ilk söyledikleri şey “denetim eksikliği” oluyor. Bakın bir internet cafe sahibi olan Metin Baltaoğlu bize neler dedi:
Turk-internet.com : Bugünlerde Internet Kafeler gündemde ve bir takım gelişmeler gözleniyor. Neler Oluyor?
Metin Baltaoğlu : Ülkemiz son yıllarda internet kullanımının artması ile birlikte internet kafe olgusuyla karşı karşıya kaldı. Bu hızlı gelişim sürecinde, biraz geriden de olsa, internete bağlı bilişim suçlarıyla da tanıştı ve yeni çıkan ceza kanunuyla da hukuk mevzuatını düzenlemeye çalıştı. Bütün dünyada olduğu gibi ülkemizde de internet ortamı üzerinden işlenen suçların oranında büyük bir artış gözlemlendi. Temel sorun şu ki; umuma açık yerlerde internet üzerinden işlenen suçların faillerinin tespiti oldukça zor.
Son zamanlarda artan çocuklar arasındaki şiddet olayları ve asla yan yana gelmemesi gereken iki kelimeyle “çocuk pornografisi” olarak ifade edilen iğrenç bir suç türü, halihazırda ülke gündeminin ilk maddelerinden birini oluşturuyor. İşte bu ortamda, cezalandırmak amaçlı olarak bakıldığında da ilk göze çarpan yer de internet kafeler oluyor. Dolayısıyla da günah keçisi haline getirilen internet cafeler.
Röportajın devamını İnternet Cafelerin Denetlenmemesi Haksız Rekabete Yol Açtı-2 başlığı altında okuyabilirsiniz.



Kaynak : 