Bu röportajın ilk 4 bölümünü
- İnternet Cafe mi? ‘Vurun Abalıya’-1
- İnternet Cafelerin Denetlenmemesi Haksız Rekabete Yol Açtı-2
- Baltaoğlu; Başbakanımızın Açıklaması İnternet Cafecileri Üzdü- 3
- İnternet Cafeler Her Olumsuzluğun Sorumlusu Değildir- 4
başlıkları altında okuyabilirsiniz.
turk-internet.com : Sizce Internet cafelerin toplumda yeri nedir?
Metin Baltaoğlu : Doğrusu şu ki, Türkiye’de internet kafeler devlet tarafından sürekli tokatlandıkları için toplumda bir yere gelemediler. Yıllardır her olumsuzlukda medya tarafından da, yerel yöneticiler tarafından da sansasyonel bir olay şeklinde, yerden yere vuruldular.
Bu konuda zorla kamuoyu oluşturuldu. Hükümetlerin önlem alması istendi. Hükümetlerde alelacele aldıkları acil önlem paketleri ile konuyu geçiştirdiler.
Ancak kimsenin aklına bu yerleri Türkiye’nin aydınlık geleceği için yararlı mekanlar halinde kullanabileceği gelmedi. TieV (Türkiye İnternet Evleri Derneği) hariç. Yıllar önce biz bir teklifte bulunduk. Dedik ki internet kafelerin her biri, birer teknoloji sınıfı.
Öğrencilerimize buraları ücretsiz olarak açalım. Sabah 8:00 den öğlene kadar bomboş kalan bu bilgisayar laboratuarlarını, öğrencilerimizin kullanımına ücretsiz olarak kullandıralım. Milli Eğitim Bakanlığı’nın önderliğinde bu yerler değerlendirilsin. Bu sayede bilgisayar fakiri olan ülkemizde on binlerce öğrencimiz bedava eğitim alsın. Ne yazık ki bizi kimse dinlemedi! Bu gün halen lise ve üniversitelerimizde bilgisayarın klavyesine henüz dokunmamış olan binlerce eğitim görevlisi mevcuttur.
İnternet kafeler toplumun internet’i ve bilgisayarı öğrendikleri yerlerdir. Devlet E-Devlet olma yolunda çeşitli projeler geliştiriyor. Bu uğurda milyarlarca YTL yatırım yapıyor. Ancak toplumumuz için internet’in ilkokulları niteliğindeki internet kafelerin önemli bir misyonu üstlendiği unutuluyor. E-Devleti kullanabilecek bilgisayar bilgisine sahip olan Millet, yani E-Millet internet kafeler sayesinde yetişiyor.
Bu gün eğer Türk toplumunda 40 yaşına gelmiş insanlar internet kullanıyorlar ise, bunu sağlayan yegane etken internet kafelerin varlığıdır. Türkiye bilgisayar fakiri bir ülke olduğu sürece de bu böyle olacaktır. Eğer devlet gerekli tedbirleri almaz ve ikafeleri toplumdan dışlarsa e-devleti kullanacak e-milleti bulmayacaktır.
Devlet neden internet cafeleri cezalandırmaya çalışmak, bu işe aşık olduğu için 3 kuruşluk yatırımını böyle az kazançlı bir işe yatırarak değerlendiren bu işletmeler desteklemiyor, değerlendirilmiyor?
İnternet Cafe’leri hedef haline getirmek, unutulmamalıdır ki, 20.000’e varan, aileleri ve çalışanları ile 250,000’e varan internet cafe camiası kadar, bu cafeleri kullanan milyona varan kitleyi de ilgilendiren bir durumdur.
turk-internet.com : Sırası gelmişken, sizin bir örgütünüz var Tiev ama yanı sıra oda kurma teşebbüsünüzü duyduk. Bu ne durumda ve bu oda kurulursa işlevi ne olacak?
Metin Baltaoğlu : Evet Şu an İstanbul’da internet kafeciler odası kuruluyor. Ancak oda kurma teşebbüsü TieV e ait değil. Sultanbeyli İnternet Kafeciler Derneği’nin başkanı Ali Yakup TURANOĞLU ve ekibi 6 aydır bu odanın kurulumu için gece gündüz çalışıyor. Gerçekten takdire şayan bir emek harcıyorlar. TieV de bu odanın kurulmasını istiyor. TieV yönetim kurulu üyelerinden Sn Orhan EKŞİ ve şahsım bu odanın kurulması için maddi ve manevi yardımlarda bulunuyoruz. TieV de ayrıca destek oluyor.
İnanıyoruz ki İstanbul İnternet Kafeciler Odası, bu güne kadar çözülememiş bir çok internet cafe sorununa çözüm olacak. İnternet kafeler ile ilgili yasal boşluklardan kaynaklanan meselelerin çözümünde bu odanın fonksiyonel gerekliliği kesinlikle ortadadır. İİKO yasaların düzenlenmesinde ve uygulanmasında zorlu misyonları üstlenecek. Odanın kanuni yaptırım gücü ile birleşen, iyi çalışan bir öz-denetim mekanizmasının mimarı olacak. İnternet kafeler ile ilgili her meselenin çözümünde aktif rol alacağı ve etkili olacağı da kesin.
En önemli meselemiz internet kafelerin gereği gibi denetlenmesidir. Bu sağlandıktan sonra ikafelerin kalitesinin arttırılması için projeler üretilecek. Bu mekanlar da bulunan bilgisayarların en iyi şekilde değerlendirilmesi, Türkiye’mizin geleceği için bir zorunluluktur.
Bu mesleğin kurallarını kesin bir şekilde ortaya koymak ve bu kuralların harfiyen uygulanması gerekmektedir. Tüm bunları İİKO’nun önderliğini yapacağı hareket ile sağlamak mümkün olacaktır.
Kısaca diyebiliriz ki İİKO internet kafecilik mesleğini yüceltmek gibi çok önemli bir misyonu olan bir kurum olacak. Önünde zorlu ve çetin bir yol var.
turk-internet.com : Sizin başka söylemek istediğiniz bir şey var mi?
Metin Baltaoğlu : Evet. Sesimizi duymaları ümidiyle, bizi yöneten yöneticilerimize buradan sizin vasıtanızla, bir kere daha seslenmek istiyorum.
Saygı değer yöneticilerimiz; İnternet kafecilik bir meslektir. Bu mesleği layıkıyla yerine getiren insanların çoğunlukda olduğunu unutmayalım.
Her meslekte olduğu gibi bu meslekte de bir takım kötü niyetli kişiler olabilir. Bu bütün bir mesleğin fertlerinin kötü olacağı anlamına gelmez.
Bizler ülkesini ve toplumunu seven, bu bilinçle de vergisini veren vatandaşlık görevlerini layıkıyla yapan insanlarız. Bu vatanın öz evlatlarıyız. Lütfen bizlerin adını anarken iki kere düşünün.
İnternet kafeleri kaybetmenin, bu ülkenin bilişim alanındaki faaliyetlerinin heba olması ile aynı anlama geldiğini unutmayın.
Ülkemiz maalesef zengin bir ülke değil. İnternet kafelerde ki bilgisayarları değerlendirme imkanı varken, bunların çöpe atılmasına vesile olmayın.
Üç beş kendini bilmez tarafından işlenen suçu bütün bir sektöre mal etmeyin. Eğer tavrınız bu olursa son zamanlarda medyadan duyduğumuz ve üzüntü ile karşıladığımız bir iki olaya dayanarak şunları söylememiz gerekirdi; “Öğretmenler, avukatlar ve çocuk doktorları, çocuk pornografisi fiilini işleyen meslek dallarıdır. Bu meslek dallarının fertleri de bu işin baş aktörleridir.” Kulağa ne kadar çirkin geliyor değil mi? İnternet kafecileri genelleyerek hiç düşünmeden, araştırmadan yada maksatlı! olarak yapılan söylemler de, bizim kulağımıza bu kadar çirkin geliyor.
Bizleri rencide ediyor. Lütfen sağ duyuyu yanını başınızdan eksik etmeyin. Ülkemizin sağ duyulu yöneticilere gerçekten ihtiyacı var. Selam saygı ve sevgilerimle.
turk-internet.com : Röportajın sonuna bizim de ekleyeceğimiz bir kaç satır var. İnternet Cafe’ler gerçekten halkın bilişim teknolojileri ve internetle karşılaştıkları alanlar. Birleşmiş Milletler ve Uluslararası Telekom Birliği (ITU) gibi kuruluşlar “digital divide”ın önlenmesi gerektiğini düşünüyorlar ve bu konudaki projeleri destekliyorlar.
İşte, internet cafeleri düzgün işletmeler haline getiren ve zoruluklarla kurulmuş işletmeleri yine halkın yararı haline dönüştürecek olan, moda deyimi ile “digital divide” yani sayısal uçurumu yok etme amacıyla kullanmayı düşünecek olan da hükümet ve devlet olmalıdır.
Devlet, böylesine zor koşullarda iş yaratmaya çalışan, Türkiye’nin en ücra köşelerinde bile yer alan ve bugün her birisi KOBİ (küçük-orta ölçekli işletme) niteliği taşıyan bu işletmeleri destekleyerek, teknolojinin bu kadar ilerlediği dünyada Türkiye’nin yerini değiştiremez mi? Bizce bu kadar önemli bir şansı devlet görmüyor. Ya farkında değil, ya ıskalıyor.
Oysa bu büyük bir fırsat, okulların bilgisayar sınıflarını açığ, işin sahibi olmayan öğretmenlerin üstüne ilave yükler getirerek kamu bilgisayar odaları açmak yerine, internet cafeleri desteklemek daha iyi bir çözüm olmaz mıydı?
Bizim gördüğümüz yasaklama ya da itekleme değil, denetim ve düzenleme gerekli.

Kaynak : 