Bu yazıda Efes.net Yönetim Kurulu Başkanı Kayhan İnternet Sektörünün durumunu ve Dünya Şirketi olma şansını şöyle açıklıyor
- Konuyu genel olarak almak lazım. Dünya şirketlerinin şu anda downsizing yapmakta olduğu ve bunu “rightsizing” olarak adlandırdığını gözönüne almamız gerekir.
- Telekomda liberalleşme sürecinin uzaması
- ISS’ lerden sağlanan gelirin, TT tarafından gerekli altyapı yatırımına dönüştürülmemesi, kurumların global rekabet gücünü arttıracak iletişim teknolojilerinin zamanında sağlanamaması, hızlı internet hizmetlerinin geniş kitlelere yayılamaması
- Mevcut tekel yapısının TT’ un değerini düşürmesi sebebiyle Türkiye’nin bölgesel bir telekomünikasyon gücü olma şansını kaybetmesi
- Avrupa Birliği’ne telekomünikasyon konusunda verilen taahhütlerin yerine getirilmemesi
- Tekelci Uygulamalar ve Haksız Rekabetin devam etmesi olarak
Ülkemizde birçok firma ihracaat ile onlar ellililer arası ülke pazarına girebilmektedir. Bunu karlı olarak sürdürebilen şirketler bence verimlilik kavramının farkına varmış, kalite standartları belgelenmiş şirketlerdir.
Internet sözkonusu olunca, coğrafi sınır tanımayan bu sektör ve bu sektörden hizmet almaya başlayan diğer tüm sektörler için yeni bir yaklaşım sözkonusudur. Teknoloji, dünyadaki ekonomik gelişmeleri takip eden ve internet teknolojilerine yatırım yapan şirketler doğru yönlendirildikleri takdirde dünya şirketi olmamaları için bir sebep yoktur. Ancak bu aşamaya gelebilmek için ülkemizde internetin sorunlarının aşılması gerekmektedir.
Türkiye’de Internet’ in Sorunları:
özetleyebiliriz.
Konuşmasına tekelci uygulamalar ve haksız rekabetin sonuçları ile devam eden Yön.Kur.Başkanı Kayhan şu saptamaları yaptı; “Tekelin sürdüğü hizmetlerde uygulanan yüksek tarifeler ile serbest rekabet alanındaki rakipler eziliyor, özel sektörün yatırım yapması engelleniyor, Internet yaygınlaşamıyor, istihdam daralıyor, beyin gücü azalıyor ve toplum yakın gelecekte pahalı ve kalitesiz Internet kullanma olasılığı ile karşıkarşıya bırakılıyor. Böyle giderse Internet hizmetleri sadece devlet tarafından ve keyfi ücretlendirmeler ile verilecek” dedi.
Konu ile ilgili Rekabet Kurumu’na ve Telekomünikasyon Kurumu’na daha önce yaptıkları başvuruları ve alınan kararları da açıklayan Kayhan, 2001 yılı başından beri devam eden çabalarında henüz elle tutulur bir gelişme olmadığını belirtti.
Kayhan, Internet Servis Sağlayıcıları Derneği liderliğinde biraraya gelen ISS’lerin taleplerini aşağıdaki şekilde özetledi:
- Rekabet ortamı sağlanmalı
- Rekabet Kurumu ve Telekomünikasyon Kurumu soruşturmaları biran evvel sonuçlandırılmalı
- TTnet ve Türk Telekom ayrılmalı
- Türk Telekom altyapı hizmetlerini, TTnet ve diğer ISS’lere eşit şartlarla sağlamalı
- Liberalizasyona Ocak 2003’de geçilmeli
- Ulusal Bilişim Stratejileri belirlenmeli
Internet Servis Sağlayıcıları Derneği bugüne dek, değişik kurum, kuruluş nezdinde ve tartışma platformlarında sektörü temsil edip, görüşlerini dile getirmiştir. Derneğin amacı kamuoyunun doğru bilgilenmesini ve tarafsız bir platformda fırsat ve sorunların tartışılmasını sağlamaktır.
Ulusal stratejilerin belirlenmesi ve haksız rekabet ortamının kalkması ile yatırımcılar yerli ve yabancı olarak sektörü geliştirebilecek yatırımlara yönelebileceklerdir. Bu know-how ile birlikte yabancı ortaklar vasıtası ile dünya şirketlerinin ülkemizde sektörde var oluşunu hızlandıracaktır.
Kalitesi, servis seviye garantileri belgelenmiş, verimlilik kriteri ile karlılık kriterini ön plana çıkartarak, sürekli yatırım ve yenilenme isteyen sektörde ayakta kalmak, büyümek, dünya şirketlerini cezbetmek mümkün olacaktır.
Şu anda gündemde olan ve sektörün değil dünya şirketleri ortaya çıkartması, ayakta kalmasını tehlikeye atan bir olumsuzluk yaşanmaktadır. Güncel ve süreli olduğu için, kamuoyunda RTUK olarak bilinen yasaya değinmek istiyorum.
YASANIN (4676) ADI: RADYO ve TELEVIZYONLARIN KURULUŞ ve YAYINLARI HAKKINDA KANUN, BASIN KANUNU, GELİR VERGİSİ KANUNU ile KURUMLAR VERGİSİ KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN.. Aynı anda, aynı potada eritilmeye çalışılan birbirinden farklı bu hususların içerisinde iki madde ile internet de eklenmiş.
Sn.Cumhurbaşkanımızın daha önce veto ettiği ve Kamuoyunda RTUK olarak bilinen yasa, Meclis onayına sunulmuştur. Yasadaki (5680) 14 ve (3984)26.maddeler Internet ve Bilişim ile ilgilidir.
Bu yasa, ISS ler ve tüm Internet ile Bilişim Sektörü açısından olduğu kadar, Demokrasi ve İnsan Haklarını benimsemiş herkes için kabul edilemez niteliktedir.
Dünyada bu konular henüz tartışılıyor. Birçok batı ülkesi işi tam çözmeden geçici hevesler ile ortaya çıkmıyor. Yasa alelacele bir çözüm öneriliyor izlenimi uyandırıyor.
Yasadaki sözkonusu maddeler, Internet doğasına aykırı, uygulaması zor hatta imkansız, bilgi edinme özgürlüğünü kısıtlayıcı ve Internet gelişimini engelleyici unsurlar içermektedir.
Gazete ve dergi yayınlama ile aynı prosedürler, web sayfaları yayınına uygulanmak istenmektedir.(valilik/polis/savcılık izinleri ve değişken sayfalarda bunun ne kadar zor hatta imkansız olduğu ortadadır.)
Yurtdışından alınacak hizmetler ile tamamen kontrol dışına çıkacak ve Türkçe içerik üretimi azalacak. Yurtdışına milli gelir akacak, bunun yanında beyin göçü engellenemeyecektir.
RTUK ve basın kanunu uygulamaları ile ülkenin tüm haber portallarının yurt dışına taşınacağı ve bu sayede önemli bir kaynak israfının da ortaya çıkacağı gerçeği unutulmamalıdır.
HAKARET/YALAN HABER/YASAL OLMAYAN İÇERİK ile mücadelede KANUN_MAHKEME yolu hariç yol aranmamalıdır. Bunu düzenleyecek ÖZEL YASAYA ihtiyaç vardır.
Internet doğası gereği, denetlenmek isteniyor ise, hukukçular-ilgili bakanlıklar-sivil toplum örgütleri ve Internet Uzmanlarının biraraya geldiği nitelikli bir beyin takımı ile düzenlenebilir. (Basın Kanunu ile olamaz/ÖZEL YASAYA ihtiyaç vardır.)
Geleceğin medyasını klasik yayın organlarını bağlayan eski bir yasa ile yönetmek, şu anda olduğundan daha fazla sakınca gelecekte yaratacaktır.
Yasalara tabii ki karşı değiliz/değilim. Ancak kaygılıyım, TÜKETİCİ DE KAYGILI. Sn SEZER in yasayı veto gerekçesinde belirttiği üzre; denetimin özel yasa ile yapılması gerekmektedir.
Sn. Cumhurbaşkanımızın veto gerekçelerine hiç kulak asılmamış görünüyor. Oysa fevkalade iyi saptamalar yapılmış.
Tasarıda bahis olan KURULUN üyelerinde tarif edildiği şekli ile birikim eksikliği olduğu, aynı KURULUN siyasi kimliği olacak üyelerinin yansız görev yapamayacağı, YASANIN tarafsızlık ilkesi ile bağdaşmadığı, YASANIN yargıcın/yargının takdir hakkını ortadan kaldırdığı, haber alma özgürlüğünü kısıtlayabileceği, AB üyelik sürecine uygun olmadığı, kamu yararı ile de bağdaşmadığı gibi.
Konu ile ilgili RTUK BAŞKANI SN.NURI KAYIŞ ın açıklamaları fevkalade ilginç ve SN.SEZER ile aynı doğrultudadır. KURUL BAŞKANIMIZ ÖZERKLİK İLKESİNİN BOZULMASININ TAMAMEN KARŞISINDADIR.
Şahsımda, tekelci zihniyetin, kalitesiz, pahalı ve sansürlü bir Internet arayışı olarak Bilişim Sektörü adına, özgürlükleri kısıtlayıcı, AB ortaklığı arayışı ile bağdaşmayan, arkasında iyiniyet ve ehil danışmanlık olmayan bir yasa tasarısı olarak da vatandaş olarak kanaat belirmiştir.
Ulusal strateji olmayışı, engelleyici uygulamalar ile sektörde dünya şirketi olmak pek mümkün görünmüyor!



Kaynak : 