Bugün ekonomistler mail grubuna aşağıdaki mail göndildi. Bu mail bize bir hayli ilginç geldi;
| Ekonomistler Platformu Bankacılık Öneriler Paketi TBMM’de … Değerli Üyeler, TBMM Genel Sekreteri Sn. Vahit Erdem ile Ekonomistler Platformu arasında, 19.02.2002 tarihi Saat: 11.00’de, TBMM’de hazırlanacak bir protokol ile, Ekonomistler Platformu – Bankacılık Sistemi önerileri TBMM’ye sunulacaktır. Türk bankacılığında özelleştirme ve reform, uluslararası sermayenin bankacılık sektörüne girişi ve banka birleşmeleri, bankacılık sektöründe 2001 yılında görünmeyen kritik hataların hangi alanlarda yapıldığı, kamu kesiminde yeniden yapılandırmanın nasıl yapılacağı, reel sektör bankacılık sektörü ilişkileri nasıl düzenleneceği, bankacılık sisteminin denetim ve gözetiminde yeniden yapılanma nereden ve nasıl başlatılacağı üzerine yoğunlaşılan, Bankacılık Sistemine öneriler paketi aynı zamanda 2002 yılında sektörel öngörüleri de içermektedir. … Koordinasyon ekibimizden, Üye Geliştirme Komitesi Direktörü – Burak Karapınar tarafından yönlendirilen bankacılık sistemine öneriler paketimiz için yoğun bir çalışma temposu gerçekleştirilmiş, son bir yıl boyunca Ekonomistler Tartışma grubuna atılan 3 bin mesaj derlenmiş, koordinasyon ekibinden bu proje için bir ekip belirlenmiş, bu ekip bankacılık konusunda uzman üyelerimiz ile toplantılar gerçekleştirmiştir. Proje ekibimiz en geç Pazar gecesine kadar üstte geçen başlıklardaki önerilerinize ve katkılarınıza açık olacaktır. Emeği geçen, grubumuza üye milletvekillerine ve Bankacılık projesi ekibimize yürekten teşekkür ederiz. Saygılarımla T.Beklevic |
Bu hem sivil örgüt çalışmaları hem de internet’in fonksiyonlarını göstermek açısından bir hayli başarılı bir örnek. Bu başarının arkasındaki nedenleri Grup Koordinatörü Tuna Bekleviç’e sorduk. Kendisini zaman zaman sitemizde yayınlanan yazılardan da hatırlayacaksınız.
Ekonomistler Grubunun bu başarıyı nasıl yakaladığını kısaca anlatır mısınız?
Ekonomistler Platformu, bu başarıyı kendi içerisinde proje odaklı güçlü liderleri yetiştirerek bir liderler kadrosu meydana getirmesi ve platforma üye binlerce kişinin söz birliği etmişçesine, platforma katkı sağlayabilmek için birbirleri ile yarışması sonucu her geçen gün gücüne güç kattı. Bu noktada elbette Türkiye’de medya, siyaset ve sivil toplum gibi kritik aktörlerdeki “fikir tıkanıklığı da” Ekonomistler’in başarısına katalizör oldu. Bu gerçeği en net Ekonomistler Platformu’nun 230 davetli ile düzenlediği 17 – Ocak Istanbul Toplantısında yaşadık. Bu toplantıda dağıtılan bir anket sonucu üyelerimizden herhangi bir sivil toplum örgütüne üye olma pozisyonları sorulduğunda, Ekonomistler dışında bir STK’ya üye olan kişi sayısı iki elin parmaklarını geçmiyordu. Bu Türkiye’de Sivil Toplum Örgütlerinde bir tıkanmışlığın en önemli göstergesidir.
Türkiye’de Sivil Toplum maalesef son yıllarda sadece tüketmeyi ve kaynaklarını etkisiz kullanmayı kendine prensip edinmiştir. Türkiye’de belirleyici aktörlerin, hala bu “etkisiz” ve “fikirsiz” aynı zamanda çağın ve çağdaş dünyanın hızından uzak üretim anlayışı ile çalışma(ma)ya gayret eden STK’ları desteklemesi Türkiye için çok talihsizdir.
Tüm bu eksiklikler ve yoğun çalışma temposu, Ekonomistler Platformu’nu ve yeni sivil toplum anlayışı modelini yarattı.
Ekonomistler Grubunun yola çıkarken hedefi neydi? Sizce bu hedefi yakalayabildi mi?
Ekonomistler Platformu, Türkiye’de “çözümsüzlüğün” alışkanlık haline geldiği bir ortamda siyaset, bürokrasi ve ekonomi yönetimi başta olmak üzere tüm aktörlerde “tıkanmışlığın” ağırlaştığını hissederek, 24 Temmuz 2000 tarihinde; Türkiye’nin dinamik ekonomik yapısı içerisinde sorunların açıkça ortaya konması yanı sıra çözüm üretmek üzere fikirlerin alınıp değerlendirildiği, ekonomi politikalarının belirlenmesi ve uygulama aşamasında referans olarak başvurulabilecek güçlü ve güvenilir ortamı yaratmak amacı ile bir araya gelmiştir.
Ekonomistler Platformu bu amacına ilk etapta ekonomik gelişmeleri izleme ve değerlendirme konusunda, uzmanların deneyimini kendi bilgisi ve dinamizmiyle harekete geçirerek ekonominin nabzını tutan ve problemleri sadece tespit etmekle yetinmeyip çözüm yolları üzerine yoğunlaşan, gençlik odaklı, dinamik bir tartışma platformu oluşturarak ulaşacağını düşünmektedir.
Yola çıkarken koyduğumuz bu hedeflere büyük ölçüde ulaştık. Ekonomistler Platformu 2002 yılı başında üyeleri ile paylaştığı hedeflerinin elbette en önemlisi, Türkiye’de kapsamlı bir değişim – dönüşüm projesine model olabilmek olmuştu. Bu kapsamdaki çalışmalarımıza süratle devam ediyoruz.
Bundan sonra yapmak istedikleriniz nelerdir ?
Kısa vadede etki alanımızı, Ekonomistler Platformu prensipleri doğrultusunda, 100 bin kişiyi aşan bir kitleye yükseltmek. Uzun vadeden tasarladığımız kapsamlı bir değişim ve Türkiye’nin yeniden yapılanmasında Ekonomi alanındaki dönüşümü gerçekleştirmeye aday olmak.
Sizce internet bir think tank çalışması için uygun bir yer midir ? Neden ?
Uygundur. Fakat Türkiye’nin bir tane daha Think – Tank’e ihtiyacı yoktur.
Türkiye’de her kahvehane zaten bir doğal think – tank’tir. Türkiye’de ne kadar başarılı bir think – tank’te oluştursanız bunun (Türkiye koşullarında) Türkçe lügattaki karşılığı “Geyik yapacak mekandır.” Bu bağlamda, Türkiye’de Think – Tank olma umuduyla yola çıkan ekiplerin tümünün karşılaşacağı sonuç mutlak başarısızlık olacaktır.
Türkiye’nin ihtiyacı think tank’ler değil think – act’lerdir. Yani: konuşmaktan çok iş yapan insanlar topluluğu…
Özetle Ekonomistler Platformu’nun amacı bir think – tank grubu olmak değil, bir think – act grubu olabilmektir.



Kaynak : 