Atatürk, Sakarya Savaşı sırasında Türbetepe’nin tekrar Yunanlıların eline geçmesi üzerine, “Hatt-ı müdafa yoktur, sath-ı müdafa vardır. O satıh bütün vatandır” emrini vermiş ve “Vatanın her karış toprağı, vatandaşın kanıyla ıslanmadıkça terk olunamaz” ifadesiyle devam etmiştir.
Küreselleşme sürecinin yaşandığı ve internetin insan yaşantısını önemli boyutlarda etkilediği bu dönemde, Atatürk’ün yukarıdaki ifadeleri, şöyle yorumlanabilir gibi:
“Hatt-ı müdafa yoktur, sath-ı müdafa vardır. O satıh bütün dünya ve internettir. Ülkenin her bilgi kaynağı, vatandaşın görüşü ile oluşturulmadıkça ve benimsenmedikçe bağımsız olunamaz.”
İdeolojik gibi görünen bu ifadelerin kuramsal temelleri de olmalı. Bu bağlamda Habermas’a değinmek gerek. Habermas, Frankfurt Okulunda yetişmiş bir filozof. Ussal aydınlanmanın toplumda iletişim ile gerçekleşebileceğini savunur. Çağdaş toplumsal düzen içinde çalışmanın iletişimin önüne geçtiğini ve ussal aydınlanmanın gelişmesini geciktirdiğini ifade eder. İnternetin ekonomik gelişmeye olduğu kadar toplumsal gelişmeye de katkıda bulunacağının bir başka söylemidir, Habermas’ın görüşleri.
Çağımızda kültürel semboller, bir başka güç kaynağı, bir başka etkileme ya da egemenlik aracı olarak öne çıkmışlardır. Başta dil olma üzere, düşünce, bilim, bilgi, kültürel norm ve değerler, kültürel sembollerin öğeleri. Kültürel bağımsızlık için de, dilin özgün kullanımı; bilimin yapılabilmesi; bilginin toplumda üretilmesi, dolaşması ve benimsenmesi ihtiyacı hissediliyor. Kültürel normlar ve değerler, internet ile ulusal ve uluslararası elektronik yazına kazandırılmalı; evrenselleri ise ülke içinde iletişimle yaygınlaştırılmalı, geliştirilmeli ve yerlerine de yeni norm ve değerler konulabilmelidir.
Ya uygulamada ne olacak? Toplumun her bireyinin toplumsal gelişmeye katkı sağlayabilmesi, interneti bilinçli kullanımı ile mümkündür. İnternetin yaygın ve akılcıl kullanımı bağlamında sivil toplum kuruluşlarına, içerik sağlayıcılarına ve internet kafe sahiplerine de pek çok görev düşüyor. İlki toplumsal diğerleri ticari kuruluş olan bu gruplar, belki ortak bir eylem çizelgesi ile toplumsal gelişmeye katkıda bulunabilirler. Bu eylem çizelgelerinin oluşturulmasında toplumbilimcilerin, ekonomistlerin, kütüphanecilerin de önemli payları olacak.
Türkiye’nin ussal aydınlanması, tartışmalı bir konu. Genel anlamda, ekonomik ve toplumsal gelişmişlik düzeyleri ile kültürel gelişmişlik koşut mudur? Türkiye ussal aydınlanmanın neresindedir? İnternet önemli bir araç ancak, nasıl kullanılmalıdır? Pek çok soru var, sosyal bilimcilerin tartışacağı ya da tartışması gerektiği. Uygulamaya ışık tutacak tartışmalar olacak bunlar.
Kurtuluş Savaşı, karış karış ülkenin her yöresinde zahmetli mücadelerle kazanılmış. Düşünsel, kültürel bağlamda da tek tek vatandaşların bilinçlendirilmesi ile kazanılacaktır, kültürel bağımsızlık.
Uzun, ince bir yol! Geçmişle farklılığı yaratmak, geçmişten bugüne aktarılan toplumsal ve kültürel değerlere yenilerini eklemek, özgünlüğün insani yönlerini koruyarak küreselleşebilmek. Uzun, ince bir yol ancak, bir başka seçenek sunmayan bir yol!

Kaynak : 