Bu yazının önceki bölümlerini
- 320 kadar Site Müstehcenlik İddiası ile Kapatıldı-1
- Adult & Partner Sitelerine Sansür mü Başladı – 2
- UG; Sitemiz Kapatılırken Bize Tebliğ Edilmedi – 3
- Müstehcenlik Nerede Başlar? – 4
başlıkları altında okuyabilirsiniz.
Seks sitelerine karşı, toplumda genel bir hassasiyet var. Bu hassasiyet özellikle, normal dışı ilişkilerin yer aldığı çocuk, aynı cinslere ait ilişkiler, hayvanlarla ilişkiler ve benzeri ilişkileri içeren siteler söz konusu olduğunda genel bir itiraz haline dönüşüyor. Bu tür sitelerin kapatılması konusunda toplumun genel bir tepkisi ve desteği var. Bu tepki, bazen normal seks siteleri için de söz konusu olabiliyor. Üstelik sadece din açısından karşı çıkan gruplar değil, toplumun tüm katmanlarında bu tepkiye rastlanabiliyor. Ancak polis yetkilileri bu tür sitelerin kapatılması konusunda şunları söylüyorlar;
Amacımız bağcıyı dövmek değil. Ama toplumsal uzlaşma şart. Çocuk pornosu tüm toplum katmanlarının hassas olduğu bir husus. Şimdi kalkıp da bir site, “ben bilmiyordum” diyorsa, bu kabul edilemez. Herkes yaptığı işin, ya da yayınladığı sitenin kendisine yüklediği sorumlulukları, hukuki tarafları ve toplumun hassasiyetini bilecek. Bilmiyorsa, öğrenecek.
Hala çocuk pornosu yayınlayan siteler var, farkındayız. Diyorlar ki “Bir şey internete konmuşsa legaldir. Madem yasaksa neden internette var. İyi de, internet konusunda kurallar tüm dünya daha yeni tanımlanıyor. Boşluklar yeni keşfediliyor.
Daha önce dediğimiz gibi, bu yıl başından itibaren bilişim suçları konusunda daha yoğun çalışılmaya başlandı. Bu çalışmalar önce çocuk pornosu konusuna yöneldi. Çünkü en acil konu buydu. Şimdi artık diğer konulara yoğunlaştık.
Benzer içerik taşıyan sitelerden bazıları kapatılıp, bazıları açık kalmış olabilir. Çünkü, daha önce de dediğimiz gibi, mahkeme siteleri keyfi kapatmıyor. Savcılığa şikayet ya da ihbar geliyor. O zaman savcılık konuyu tespit için polise gönderiyor. Polis de gerekli tespitleri yapıyor.
Polis yetkililerinin en önemli sıkıntılarından birisi, hakkında ihbar ya da şikayet olan siteye ulaşamamak. Polis yetkilileri, sitelerin üzerinde bazen hiçbir irtibat bilgisinin yer almadığını, bazen de yer alan bilgilerin özellikle yanlış verildiğini söylüyorlar. Örneğin telefon numarası olarak 0-212-111 1111 gibi bir telefon numarası ya da Beşiktaş semtinde olmayan bir sokak adı gibi.
Polis yetkilileri, işte bu durumda sitelere ulaşamadıklarını mahkemeye raporluyorlar. Mahkeme de kapatma kararı veriyor. Polis yetkililerine bu noktada irtibat bilgileri olsa ve bu sitelere erişseniz, kapatma işlemi olmaz mıydı diye soruyoruz;
Normalde bir ihbar ya da şikayet söz konusu olduğunda, muhatap siteye erişerek şikayet ya da ihbar edilen içeriğin siteden çıkarılmasını isteriz.
Örneğin bu şikayet, bir arkadaşlık sitesine, kendisinden habersiz olarak bir genç kızın resmi ve yanında “beni arayın” ibaresiyle telefon numarası konulmuşsa, bu kaydın iptal edilmesi için siteye ulaşmaya çalışırız. Çünkü görevimiz, vatandaşın (yani gençkızın) hakkını korumaktır. Siteye ulaştığımızda kaydın çıkartılmasını sağlamaya çalışırız. Bu kayıt çıkarılmışsa, sorun bu adımda biter.
Ancak, olayın bir de genç kız tarafından sorun olan tarafı vardır. Bu genç kız ve ailesi, bu resmi oraya koyan kişi hakkında tazminat davası açabilir. Hukuki işlem yaptırabilir.
Bu durumda, site sahibinin bu resmi oraya koyan kullanıcısının kaydını adli makamlara vermesi lazım. Bu kişinin kaydı verilmez ise ya da böyle bir kişi bulunamıyorsa, site o genç kızın kişisel haklarına saldırı yapan durumuna düşer. Hukuki işleme de site muhatap olur.
Diğer yandan suç olan içerik (örneğin çocuk pornosu ya da çocukların ruhsal gelişimi açısından zararlı içerik) yayınlanması durumunda da, site ile irtibat sağlanıp, içerik siteden çıkarılsa bile, o tür resim 1 adet olsa bile, adli makamlara gelen şikayet sonrası o içeriğin bulunduğu zaman dilimi içinde tespit yapılmışsa, dava açılabilir. İşte site sahibinin asıl korkması gereken durum budur.
Özetle diyebiliriz ki, bu tür site sahiplerinin asıl korkması gereken husus, sitelerinin kapatılması değil. Asıl sorun şikayet konusu içeriğe göre, Türk Ceza Kanunu 226 nolu madde çerçevesinde, “Müstehcen görüntü, yazı veya sözleri içeren ürünlerin üretiminde çocukları kullanan kişi 5 yıldan 10 yıla kadar hapis ve 5,000 güne kadar adli para cezası” (ki günlük kazanca göre hesaplanan bu rakam 500 milyar TL’ye kadar olabilir) alacak olmasıdır.
Aynı maddenin bir sonraki bendinde, “Bu ürünleri ülkeye sokan, çoğaltan, satışa arzeden, satan, nakleden, depolayan, ihraç eden, bulunduran ya da başkalarının kullanımına arzeden (link veren) 2 yıldan 5 yıla kadar hapis ve 5000 güne adli para cezası ile cezalandırılır” diyor.
Bir sonraki bendinde “Şiddet kullanılarak, hayvanlarla ölmüş insan bedeni üstünde veya doğal olmayan yoldan yapılan cinsel davranışlara ilişkin yazı, ses veya görüntüleri içeren görüntüleri çoğaltan, satışa arzeden, satan, nakleden, depolayan, ihraç eden, bulunduran ya da başkalarının kullanımına arzeden ya da bulunduran (kendi hard diskinde bulundursa bile) 1 yıldan 4 yıla kadar hapis, 5000 işgününe kadar cezalandırılır” diyor.
Son bende göre “Bunları basın ve yayın (interet) yoluyla yayınlayan veya yayınlanmasına aracılık eden ya da çocukların dinlemesini, görmesini, okumasını sağlayan kişi 6 yıldan 10 yıla kadar hapis, 5000 TL’ye kadar adli para cezası ile cezalandırılır” diyor.
Yani 226 diyor ki, suç içeren içeriği yayınlayan, dağıtan, depolayan, başkalarının erişimine açık bir şekilde paylaşıma açan ya da link veren suçludur. Burada link konusunu da özellikle vurgulayalım. Link vermek “sorumluluğu yok” anlamına gelmiyor. Eğer suç içeren içeriğe link verilmişse, o sitenin içinde yer almasa bile suçtur. Çünkü yukarıda saydığımız 226’ya göre sonuçta erişilebilir hale getiriyor.
Site sahipleri bunlara dikkat etsin. Çünkü işlem yapılmaya da başlanacak. 226 no’lu maddeyi açıp baksınlar. Eğer yaptıkları arasında “suç” olarak tanımlanacak bir şey varsa, sitelerini yeniden derleyip toparlasınlar.
Mesela, bazen tecavüz sahneleri yer alıyor. Site sahibi bundan sorumlu. Kendisine sorulacak sorular şunlar; “sen orda mıydın?”, “bu nasıl çekildi?”, “bu bu siteye nerden geldi?”
Özetle yetkililer, normal seks ya da partner siteleri açısından sorun olmadığını ama normallik dışına çıkanlar için işlem yapılacağını belirtiyorlar. Bu noktada, site sahiplerinin şu niye kapatılmadı sorularına da, kapatılması gereken siteleri her kim görürse 155’e bildirebilir ama esas başvuru noktası savcılıklardır diye izah ediyorlar.
Doğal olarak, bu noktada merak ettiğimiz bir husus da, ilgisiz bir siteyi, kızgınlık, sevmemek ya da kıskançlık gibi bir nedenle, şikayet ya da ihbar etme durumunda ne olacağıydı. Polis yetkilileri bu konuda, “isterseniz deneyin” diyor ve suç içerik olduğunu tespit etmedikleri sürece sitenin korkacağı bir konu olmadığını açıklıyorlar. Böyle bir durumda, mahkemeden gelen talebe, polisin tespit yaparak hazırladığı dosya, sitede suç içeren içeriğin olmadığı şeklinde oluyor ve bu dosyayı alan savcılık da takipsizlik vererek işlemi kapatıyor.
Bir başka önemli nokta da, kapatılan bir sitenin haksızlığa uğraması ya da uğradığını düşünmesi durumunda ne olacağıydı? Yetkililer böyle bir durumda, site sahiplerinin, genel hukuk kuralları çerçevesinde bir üst mahkemeye başvuruda bulunabileceğini hatırlatıyorlar.
Bu arada kapatma olarak tanımladığımız işlemin detayını da sorduk. Kapatma işlemi 2 türlü yapılabiliyor. Eğer kanunsuz içeriğe rastlanmışsa, polisin yaptığı tespite göre mahkeme kapatma kararı veriyor. Bu kapatma, eğer sitenin yayınlandığı sunucuya (hosting firması) ulaşılabiliniyorsa (Türkiye içinde ya da dışında) hosting firmasından siteyi erişime kapatması isteniyor. Eğer hosting firmasına ulaşılamıyorsa, o zaman Türkiye içindeki Türk Telekom başta olmak üzere ISS’lere yasal başvuru yapılarak, bu sitenin IP’sinin bloklanması gerçekleştiriliyor.
Bu yazının devamını, Son 6 Ayda Çocuk Pornosu Çok Çok Azaldı – 6 başlığı altında okuyabilirsiniz.

Kaynak : 