Bu söyleşinin ilk bölümünü İsmail Özdemir : Mobil Pazarlama, Dünyanın En Büyük 3 Mecrasından Biri Olacak – 1 başlığı altında okuyabilirsiniz.
turk-internet.com: Sosyal ağların işin içine girmesi sizin işinizi daha da kolaylaştırıyor mu?
İsmail Özdemir: Elbette… Sosyal ağlar bizim için çok önemli bir “etkileşim” ve “anında erişim” alanı konumuna gelmeye başladı. Dikkat edin, konvansiyonel mecralarda hedef kitlenizi aslında “kazara” yani “rastlantısal” bir yaklaşım ile yakalarsınız. Çünkü hedef kitlenin seçilme durumu; anlık olarak o saatte o kanalda bulunma, o gazeteyi o gün okuma durumudur.
Halbuki sosyal mecra’da, mobil veritabanlarında “bilinçli, istekli, istemli, planlı (markanın erişim potansiyeli açısından)” bir erişim sözkonusu. Biz mobil pazarlama ile dijital pazarlamanın aynılaştığı bu dönemde mobil izinli veritabanları gibi, mobil servis kullanıcılarına gönderilen sponsorlu mesajlar gibi, sosyal ağların da “kalitel” bir erişim türü olduğunu düşünüyoruz. Bu aracı veya mecrayı kullanmak elbette bizi çok olumlu etkiliyor.
turk-internet.com: Mobil pazarlamada en büyük zorluklar, sıkıntılar nelerdir?
İsmail Özdemir: Bu soruyu 3-4 yıl öncesinde sorsanız o kadar uzun bir cevap verebilirdim ki… Şu anda ise artık global ve yerel olarak (örgütlenmeler bazında da entegre olunmuş) kuralları (code of conduct) oturmuş olan, ajanslar açısından yetenekleri giderek artan (mobilden dijitale…), devlet kurumları ve kural koyucular tarafından ihtiyaçları daha çok anlaşılan ve kural koyucular karşısında örgütlü olarak temsil edilen bir sektör olduk.
Elbette gidilecek daha çok yol var ancak, mobil pazarlama ajanslarının önünde çok büyük engel olarak duran bir bariyer var diyemem. Bizim sektör oyuncuları olarak önümüz, her türlü mevzuat ve operatör yaklaşımından bağımzsız şekilde çok açık.
turk-internet.com: Dünya mobil pazarlamada nereye gidiyor?
İsmail Özdemir: Bu sektörün birey olarak da ilk çalışanlarından olduğum için geriye bakınca önümüz çok daha iyi görüyorum diyebilirim. Geriye baktığımda ayda 40 milyon SMS gönderilen 2003 yılını hatırlıyorum. Bundan sadece 3-4 yıl sonra günde bu rakamdan fazla bir SMS kullanımı vardı (peer to peer).
Marka temsilcileri 2004 yılında dahi tüm telefonlar SMS gönderebiliyor mu, hücresel mesaj alabiliyor mu diye sorardı. Şimdi iphone uygulaması, Nokia widget yapmaktan kafamızı kaşıyamıyoruz.
Mobil pazarlama kurgularımızdaki sofistikasyon öyle güzel noktalara geldi ki örnek olarak 2009’dan 2010’a uzanan bir zamanda yaptığımız Doritos Hisseli Tatlar Kampanyamız 9 buçuk ay süren, 3 fazdan oluşan, hem mobil hem internet hem sosyal medyada birçok mecra ve kurguyu barındıran, kişisel interaktivitenin maksimumda olduğu, kampanyaya katılırken oy kullandığınız ürüne ve oy kullandığınız şehre göre “size özel” SMS mesajı aldığınız bir kampanya idi.
Ben 3-4 yıl içerisinde hacim olarak 150 milyon USD’den 1 milyar USD’ye uzanacak bir sektördeki en köklü ve büyük oyunculardan biri olmaktan çok keyif alıyorum. Tüm verilere baktığımızda, sadece Türkiye’de değil tüm dünyada bir mobil pazarlamanın en büyük 3 mecradan biri olacağı görülüyor.
Kısa vadeli değerlendirecek olursak; 2010 yılında mobil pazarlama sektörü, bugüne kadar hiç olmadığı oranda SMS kampanyalarına olan bağımlılığını kırmaya başlayarak, Augmented Reality, mobil mecra kullanımları, QR kod, mobil uygulamalar (iphone, android uygulamaları, nokia widget, vb..) gibi yeni alanlara yöneldi. Önümüzdeki yıllarda bu eğilim artarak devam edecek. Biz de Aerodeon olarak bu alanlarda öncülük yapacağız, yapmaya da başladık.
QR kod ve mobil kuponun bu yıl çok ciddi ivme kazanacağı ortada ve bu ivmelenmeye Aerodeon olarak en büyük katkıyı yapmak üzerine çalışıyoruz. Tag ve QR kod konusunda Türkiye’deki en kapsamlı altyapı ve uzman ekibe sahip olduğumuzu içtenlikle söyleyebilirim. Şu anda Türkiye’de paket üstü QR kod kullanılan 2 kampanyanın ikisini de yapan ajans olmakla övünüyoruz.
Bunun ötesinde artık Aerodeon olarak 360 derece dijital çözümler sunmaya başladık. Mobil kampanyaların ötesinde, mobil aplikasyonlar (iphone apps, Nokia widgets, vb.) geliştiriyoruz. Özellikle sosyal medya üzerinde marka iletişimi önemli bir iletişim hizmet alanı olacak. Facebook uygulamaları, markalara ait sosyal medya iletişim alanları üretmek ve bunları etkin şekilde yönetmek bundan sonra ajansların birincil hizmet alanları olmaya başlayacak. Aerodeon olarak biz de 2010 ikinci yarıda sosyal mecra ve mobil kampanyaları birlikte çalıştıracak çözümlere önemle odaklanacağız.
Yarın son bölümü okuyacaksınız..

Kaynak : 