Bu söyleşinin ilk bölümünü İsmail Polat : 22 Ağustosta Yürürlüğe Girecek Kararda Erteleme ya da İptal Yapılmış değil – 1 başlığı altında okuyabilirsiniz.
Dünya değişiyor, 1990’larda hayatımıza giren internet, hayatlarımızı, iş yapma yöntemlerimizi ve hatta siyaseti şekillendiriyor, değiştiriyor. Tabi gazeteciliği de. “Yeni Medya” adını verdiğimiz ve klasik gazetecilikten çok farklı bir medya ortamı gelişmeye başladı.
Yeni medya dikkatle izlenmesi ve anlaşılması gereken bir sektör. Bir devletin yönetiminde, 4.kuvvet olarak tanımlanan “medya”, kamunun bilgilendirilmesi ve bu yolla dengenin sağlanması açısından önemli. Bu nedenle de, bugün üniversitelerde eski adıyla “Gazetecilik”, yeni adıyla “İletişim” fakülteleri bulunuyor. Ama medya değişiyorsa, toplumun şekillenmesinde önemli fonksiyonları olan üniversitelerin de bu konuya eğilmesi gerekmez mi?
İşte bu açıdan bakıldığında, Kadir Has Üniversitesi, yeni medya konusunda, sanırım bütün devlet ve vakıf üniversiteleri arasında en ileri görüşe sahip olandı. Çünkü 2004 gibi çok erken bir tarihte bu konuda dersler başladı ve 2009’da da bölüm oluşturuldu. Bugün başka üniversitelerimizde de kurulmaya başlanan Yeni Medya bölümleri konusunda Kadir Has Üniversitesinden İsmail Polat ile konuştuk :
turk-internet.com : Bize kendinizi tanıtır mısınız?
İsmail Polat : Netaş, Siemens, Ericsson ve Turkcell de çalıştım. Ben aslında ODTÜ elektrik ve elektronik mezunu mühendisim. Dediğim gibi hayatımın ilk yıllarında telekomünikasyon sektöründe mühendis olarak geçti.
Ancak zaman içinde ticari yönü ve sonra sosyal ve toplumsal, kültüre, siyasal yönleri daha çok ilgimi çekmeye başladı. Turkcell de şebeke, yazılımlar üzerine çalışırken, içeriğin önemli olduğunu gördük. Ama en sonunda bir baktık ki, yaptığımız iş mühendislikten çok, sosyal yönü analiz etmeye çalışmak yani sosyal mühendislik haline geldi. Benim ilgimi de böyle çekti.
Önce Bilkent Üniversitesinde “Mobil İletişim Endüstrisi” dersleri verdim. Sonra Dostum Mithat Bereket ile Pusula Akademisini kurduk. 2004’de Kadir Has Üniversitesi’nde “Yeni Medya” dersi vermeye başladık. Kuruluşundan beri. 2009 da da Yeni medya bölümü oldu.
turk-internet.com : Pusula Akademisi ne yapıyor? Kadir Has Yeni Medya bölümünde neler öğretiliyor ve kaç öğretim üyesi var? Bu Türkiye’deki ilk yeni medya bölümü müdür?
İsmail Polat : Pusula Akademisi, medya ve yeni medya konusunda pratik çalışmalarını müşterilerine sunuyor..
Kadir Has Yeni Medya bölümünde, Ben, Mithat Bereket, Özel Bereket ve Hakan Hocaoğlu yani toplam 4 kişi var..
Kadir Has’taki yeni medya bölümü, Türkiye’deki İlk yeni medya bölümüdür ve ilk derstir..
Yeni medya bölümünde, internet ve mobil şebekeler üzerinde oluşan sosyal, hukuki, ticari, kültürel, siyasi ve toplumsal etkiler ile bundan doğan tehditler ve fırsatlar inceleniyor. Bilgive tecrübeler, sektörle işbirliği ile öğrencilere aktarılıyor.
turk-internet.com : Buraya hangi mesleği hedefleyenler geliyor ya da şöyle soralım buradan mezun olan nerde çalışıyor?
İsmail Polat : Geleneksel ve yeni medya şirketlerinin internet sitelerine editörlük, yayın yönetmenliği, reklamcılık, internet girişimciliği, oyun tasarımı, muhabirlik ve ayrıca internet üzerinde müzik, flim, oyun, gibi yeni biçim ve içerikleri yayınlayıp, işleten kişiler bizim bölümle ilgileniyorlar.
Yeni medya içinde, tamamen girişimciliğe odaklanan bir parçası da var. Girişimcilik konusuna odaklanan bir çalışanımız var. Multi disiplinen bir şekilde, teknolojiyi veriyoruz.
Bilgi çağı yani 21ci yüzyıl artık 20.yüzyılda olduğu gibi uzmanlığa değil, ama tam tersine multi disipliner dediğimiz bir yönde gidiyor. Bizim de bu yönde derslerimiz var. Ancak bununla birlikte yaratıcılık, işletmecilik gibi farklı bilgileri veriyoruz ve yeni medya ortamının dinamiklerini de inceliyoruz. Hem endsütriyel yönden, hem de siber kültür açısından..
Olay o kadar büyük kü, herkesin el atması lazım. Topyekün herkesin katkıda bulunması lazım. Türkiye 30 milton insanı ile siber kültür potansiyeli en yüksek ülkeler arasında.
turk-internet.com : Siber kültür derken, BTK’nın son profilleme kararı uzantısında, öğrencilerinize internetin bu tür yönlerini de anlatıyor musunuz?
İsmail Polat : Daha önce de dediğim gibi, bunun çözümü de sansür değil. Bizim önerimiz, iletişim fakülteleri olarak birleşelim ve ilkokuldan, lisye kadar, bu okullarda eğitim verebilecek kişileri eğitelim. Ülkemizde siber kültürün gelişmesini ve insanların internete karşı bilinçlenmelerini hızlıca sağlayalım.
turk-internet.com : Yeni medya bölümünde üniversite sonrası eğitim şansı var mı? Burdan çıkanlar nerede iş buluyor?
İsmail Polat : Yeni medya master programı 2009 da başladı. Bu haziran da ilk mezunlarını verdi. Bunların hepsi zaten iş buldu ama ayrıca firmalardan telefon edilip aklının çelinmesi isteniyor. Mesela telekom firmaları telefon açıyor ve kaç kişi varsa gönder diyorlar. Ama birlikte de proje yapıyoruz.
Mesela Turkcell ile ortak yürüttüğümüz bir proje var. 1 yüksek lisans öğrencimiz, orada burslu olarak 7.his laboratuarında çalışıyor. O laboratuarda da tabletler üzerine uygulamalı master tezi yapıyor. Hem Turkcell, hem çocuk, hem de biz kazanıyoruz. Turkcell akademik araştırmayı öğreniyor, biz sektörü öğreniyoruz, çocuk da tecrübe kazanıyor..
turk-internet.com : Bu çağda girişimcilik de arttı. Arge daha basitleşti değil mi?
İsmail Polat : Sanayi çağından bilgi çağına geçerken koca koca labarutuarlara gerek kalmadı. Artık tek başına ve masa başında arge yapmak mümkün.. Bireysel arge mümkün. Mesela Turkcell bu girişimcilerden bir ordu yani eko sistem yarattı. Onlar ilerledikçe, Turkcell de kazanıyor.
Benzer şekilde, şu anda Avea tarafında da çok ciddi çalışmalar var. TTnet’in de akademi girişiminde de çok ciddi planlar ve stratejiler var.. Ben kendi açımdan Vodafone tarafını iyi bilmiyorum. O konuda konuşamayacağım.
turk-internet.com : Siber Kültürü nasıl değerlendiriyorsunuz?
İsmail Polat : Sosyal networklerde bunu görme mümkün. Dipten gelen dalga burada geliyor.. bir kültür oluşuyor.. IRC döneminden beri yönetici ve üst kuşakların farkına varmadığı bir kültür oluşuyor..
Bunu şöyle anlatayım; dijital hayatta 3 farklı kuşaktan bahsediliyor;
- Dijital Göçmen kuşak, internet üzerinde bir şeyler yaratan fakat internet kültüründen gelmeyenler..
- Dijital Dinazorlar: cep telefonu ile işim olmaz, internetten anlamam, twitter neymiş diyenler
- Dijital Yerliler, ise genç kuşak yani eskiyi bilmeyenler, internet sonrasında doğanlar.
Yerliler 1980’lerden gelen IRC ve ekşi sözlük şimdi sosyal medya ile gelişen kültür dinamik olarak düşünce biçimi olarak üst kuşaktan ayrı. Sosyal bir dönüşüm yaşanıyor. Eskiden geleneksel kültür, ustadan öğrenciye, ailesinden gence aktarılırdı.
Tarım toplumunda sülale birarada yaşardı, sanayi toplumunda çekirdek aileye dönüştük, bilgi toplumunda ise bireye dönüşüyoruz.
Kültür şimdi internet üzerinden birbirine aktarılıyor. Bu kültürden gelenler geleneksel kültürü reddediyorlar. Topraktan ve sonra Sanayi toplumundan gelen kültür değişiyor.
Bu kültür iyisi ile kötüsüyle bir yöne gidiyor. Uzay yolundaki Atılgan gibi, hedeflenenden başka yerlere gidiyor. Giderken insanlığın eski kültürel mirasının bazılarını da reddediyor. Sosyal dönüşümde annenizin yaşına gelince onların davranışlarını gösterirsiniz, bizim davranışlarımızda çokaz şey alacaklar..



Kaynak : 