Araştırmanın ilk bölümünü ISMMMO ‘1 yılda 8 milyar Dolar Faiz Transferi Yapıldı’ Uyarısında Bulundu başlığı altında burayı tıklayarak ve ikinci bölümünü ise ISMMMO ‘Kar Transferlerinin Her Yıl Arttığı’ Uyarısında Bulundu başlığı altında burayı tıklayarak okuyabilirsiniz.
‘Özel Sektörün Faiz Gideri Nasıl Arttı?’ sorusu aslında cari açığın nasıl finanse edildiğinin de yanıtını veriyor. Türk özel sektörü, her geçen gün daha fazla yurt dışından kredi kullanıyor. AKP iktidarının başladığı 2002 sonunda 25.8 milyar dolar olan şirketlerin yurt dışından kullandığı kredi miktarı 2007 sonunda 87.3 milyar dolara ulaştı. Artış 5 yılda 3.4 kat oldu.


Kredi kullanmak için yurt dışına yönelen şirket sayısı da her geçen yıl katlanarak artıyor. Örneğin 2002’de 100 milyon dolar ve üzerinde alınan kredi sayısı sadece 31 idi. Sayı, 2003’te 36, 2004’te 32, 2005’te 33 oldu. 2006’da ise hem kullanılan miktar hem de kredi sayısı ikiye katlandı ve 57 kredi kullanıldı ve yurt dışından 16.5 milyar dolar kaynak sağlandı. 2007’de ise sayı 96’ya ulaştı. 1 milyon doların altında kredi kullanan şirketlerin sayısı bile 2002’de 4 bin 275 iken 2007 sonunda 11 bin 47’ye çıktı. Toplamda 2002’de 7 bin 601 olan yurt dışından alınan kredi sayısı 2007 sonunda 20 bin 714’e tırmandı.
YURT DIŞINA AKIN VAR!
Şirketler kesimi daha fazla yurt dışı kaynağa akın edince Türkiye’nin cari açığında ağırlığı da giderek arttı. Mayıs sonu itibariyle 43 milyar 137 milyon dolar olan cari açığın kapatılmasında şirketler kesiminin aldığı net 28.1 milyar dolarlık kredinin payı tam yüzde 60.
Cari açığın finansmanında sıcak paranın değil de daha uzun vadeli borç anlamına gelen kredilerin payının artması daha iyi bir durum olarak görünmesine karşın komplikasyonların daha ağır sonuçlar doğurabileceği de bir gerçek.
YA KURLAR ARTARSA…
Bu durumda en büyük tehlike ise kur. Özel sektör döviz cinsi borçlanmasını artırarak inanılmaz bir kur riskini de üstlenmiş oluyor. 3 yıldır sürekli düşen ve YTL’nin aşırı değerli para olmasına neden olan kurlardaki bir patlama özel sektörün ciddi bir kur riskiyle karşılaşmasına neden olacak. Bu da ilerleyen dönemlerde şirketlerini kaybetme riski bile doğurabilir.
YATIRIMA GELİYOR, KARLAR DÖNÜYOR
Faiz gideri yanında Türkiye’de yabancıların doğrudan yatırımlardan elde ettiği kar transferleri de diğer ülkelerin altında olsa da hızla artıyor.
2000’lerden önce yatırım çekemediği için eleştirilen Türkiye, özelleştirmelerle birlikte ciddi bir sermayeyi çekmeyi başardı. 2001’e kadar Türkiye’nin en çok sermaye çektiği yıl 2000’di. O yıl 1.7 milyar dolarla rekor kıran Türkiye aynı zamanda 725 milyon dolarlık kaçış nedeniyle nette 982 milyon dolarlık bir giriş sağlayabildi.
Ancak o tarihten sonra 2001-2007 arasında doğrudan yabancı sermaye hızla arttı. 2001’de 3.4 milyar dolar, 2002’de 1.1 milyar dolar , 2003’te 1.8,2004’te 2.8 milyar dolarlık yatırım çeken Türkiye 2005’le birlikte kademe atladı ve tüm dünyanın ilgisini üzerine çekmeyi başardı. İlgi 2005’te yabancı sermayenin Türkiye’de net 10 milyar dolarlık doğrudan yatırım yapmasını sağladı. Türkiye 2006’da 20 milyar dolar, 2007’de ise 22.2 milyar dolarlık sermayeye ev sahipliği yaptı.
Yılın ilk 5 ayı itibariyle yabancı doğrudan yatırımları yarı yarıya düştü ve 6.1 milyar dolar oldu. Son 1 yılda yabancı sermaye girişi ise 17.2 milyar dolara düştü.
Araştırmanın devamını ISMMMO Sıcak Para 120 Milyar $’a Ulaştı’ Anlatıyor – 4 başlığı altında okuyabilirsiniz.

Kaynak : 