web analytics
Pazar, Haziran 28, 2026
No Result
View All Result
  • Giriş
Türk İnternet
  • Ana Sayfa
  • BİLİŞİM
  • e-TİCARET
  • INTERNET
  • TELEKOM
  • YENİ TEKNOLOJİLER
  • Hakkımızda
  • Kişisel Verilerin Korunması
    • Çerez Aydınlatma Metni
    • İlgili Kişi Başvuru Formu
No Result
View All Result
  • Ana Sayfa
  • BİLİŞİM
  • e-TİCARET
  • INTERNET
  • TELEKOM
  • YENİ TEKNOLOJİLER
  • Hakkımızda
  • Kişisel Verilerin Korunması
    • Çerez Aydınlatma Metni
    • İlgili Kişi Başvuru Formu
No Result
View All Result
Türk İnternet
No Result
View All Result
Ana Sayfa INTERNET İnternet Gelişimi & Sosyolojisi Toplum & Sosyoloji

İstanbul’daki Küresel Isınma Konferansına 48 Ülke Katıldı

Bir kaç gün önce İstanbul'un ev sahipliğinde sessiz sedasız başlayan ve 48 ülkeden 270 akademisyenin katıldığı küresel ısınma konferansı aslında tüm insanlık için büyük önem arz ediyor. Dünyanın içinde bulunduğu durum ve küresel çözümlerin tartışıldığı konferansa, dünya gündemini de oluşturan artan enerji fiyatları ile buna paralel olarak gıda fiyatlarında yaşanan yükselme de damgasını vurdu.

Murat Çehreli-Murat Çehreli
10 Temmuz 2008
-Toplum & Sosyoloji
0
Facebook'ta PaylaşTwitter'da PaylaşLinkedin'de Paylaş

Geçtiğimiz günlerde bir açıklama yapan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, yazın su sıkıntısı yaşanabileceğini belirtmişti. Ama, bu bile küresel manada yaşadığımız dramatik değişikler konusunda kimilerinin dikkati çekmeye yetmiyor.

Bir kaç gün önce İstanbul’un ev sahipliğinde sessiz sedasız başlayan ve 48 ülkeden 270 akademisyenin katıldığı küresel ısınma konferansı aslında tüm insanlık için büyük önem arz ediyor. Dünyanın içinde bulunduğu durum ve küresel çözümlerin tartışıldığı konferansa, dünya gündemini de oluşturan artan enerji fiyatları ile buna paralel olarak gıda fiyatlarında yaşanan yükselme de damgasını vurdu.

Ontario Üniversitesi’nden Prof. Dr. İbrahim Dinçer’in başkanlığını yürüttüğü konferansa alanında isim yapmış dünyanın çeşitli üniversitelerinden akademisyenler katılıyor. Bunlar arasında; Cambridge Üniversitesi’nden Prof. Dr. Terry Barker , Cenevre Uluslararası Sürdürülebilir Grob Enerji Kaynakları Genel Sekreteri Prof. Dr. Gustav R. , Kyoto Üniversitesi’nden Prof. Dr. Haruo Imai , Nobel Ödülü sahibi ve Hükümetlerarası İklim Değişikliği Oturum Başkanı Prof. Dr. Rajendra K. Pachauri ,Ontario Üniversitesi’nden Prof. Dr. Marc A. Rosen ,Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Sekreteri Dr. Katia Simeonova yer alıyor.

Prof. Dr. İbrahim Dinçer düzenlenen konferans ve küresel ısınmaya karşı yapılması gerekenler konusunda şunları söyledi;


    Bu küresel ısınma konusu sadece bir kaç ülkeye, bir kaç gruba ait bir konu değil. Sizi, beni, hepimizi ilgilendiren bir konu. Dolayısıyla çok önemli bir konu.

    Konferansın Türkiye’de olması için büyük özen gösterdim. Bunun Türkiye’de ve özellikle İstanbul’da olması çok önemliydi. İki kıtayı birleştiren, tarihsel önemi bulunan şehrin geçtiğimiz aylarda 2010 Avrupa Kültür Başkenti seçilmesinin de büyük payı var. Uzun uzun tartışmalardan sonra bu önerimiz kabul edildi ve konferansımızı İstanbul’da yapıyoruz.

    Konferansı yaparken ana amacımız, diğer konferanslardan farklı olarak, gerek bölgesel, gerek küresel manada tüm disiplinleri bir araya getiren çözümler üretmekti.Yani mühendislikten fiziğe, biyolojiden çevreye, kimyadan uluslararası ilişkiye kadar geniş yelpazeyi kapsayacak bir konferans. Bu öngörülerimiz de büyük ölçüde gerçekleşti. Alanlarında çok önemli konuşmacılarımız var. Katılımcıların hemen hepsi bildirili katıldı. Konferans konularıyla ilgili sunumlar gerçekleştirildi. Amaç, gerçek anlamda çözüm getirmek. Problemi hemen her kes biliyor. Bir bakıyorsunuz bir yerde sel baskınları,bir yerde kuraklık, bir yerde taşkınlar, bir yerde tayfunlar. Olaylar o kadar hızlı gelişiyor ki tedaviye muhtaç bir hasta gibi ilaç tedavisine başlamamız gerekiyor. Yani hastaya antibiyotiği veriyorsun bir iki günde geçiyor. Tabi bu bizim küreyle ilgili olduğu için kolay değil. Bizim küçük ölçekli, kişisel boyuttan başlayarak toplumsal boyutlara uzanan, ülkesel ve küresel boyutlara uzanan çözümleri uygulamamız gerekiyor.

    Peki çözümler nasıl olur? Öncelikle her kesin bu konuda aydınlanması gerekiyor. Yani bu eğitimle başlıyor. Okul öncesi eğitimden başlayarak üniversiteye kadar her aşamada bununla ilgili dersleri, konuları, projeleri vererek insanları yönlendirmek.
    İkinci önemli görev de büyük gücü olan medyaya düşüyor. Burada medyaya kutsal bir görev, insanları doğru yönde aydınlatma görevi düşüyor. Çünkü bakıyorsunuz biri çıkıyor bunu kullan diyor, bir başkası kullanmayın diyor. Uzmanı olan da, olmayan da konuşuyor. Medyanın doğru adresleri bulup, doğru doktorları bulup o doktorların doğru reçetelerini halka ulaştırmaları gerekiyor.

    Her şey tasarrufla başlıyor. Nasıl olacak? Enerjiden suya, gıdaya kadar her şey de yapılacak. Eğer televizyon seyretmiyorsanız bunu kapatacaksınız. Stand-by modunda bırakmayacağız. gerekmedikçe arabamızı kullanmayacağız. Gıda aynı şekilde, basında da görüyorsunuz. Afrika’da binlerce insan ölüyor; bir kaşık pilav için insanlar birbirini öldürüyor. Bir kaşık pilav için. Şimdi dünyanın geldiği nokta bu. Bu nedenle bizlerin üzerimize düşen sorumluluk okumuş kişilerin sorumluluğu, medyanın sorumluluğu çok fazla. Öncelikle kişisel olarak tasarrufa girişmek gerekiyor, ondan sonra endüstriyel boyutta ve daha sonra ülke boyutunda gerçekleştirilmesi gerekiyor. Doğal kaynaklara öncelik vermemiz gerekiyor. Jeo-termal, hidrolik ve rüzgar gibi doğal enerji kaynaklarına ağırlık vermemiz gerekiyor. Tabii her yerde olmayabilir ama ne varsa onun iyi değerlendirilmesi lazım. Sera gazı yanmalarla oluşuyor. Onun için çevre dostu yakıtlara geçmeniz gerekiyor. Şimdi bakıyoruz hidrojen çözümlerden biri olarak ortaya çıkıyor. Onun yanında bakıyorsunuz elektrikle çalışan araçlar da daha fazla ortaya çıkıyor. Ama bunun ötesinde gereksiz yere araçları kullanmamız gerekiyor. Örneğin, bisiklet kullanmak gerekiyor. Yani elden geldiğince doğal araçlar kullanmamız gerekiyor. Enerji verimliliği gitgide daha da önem kazanan bir konu. Bir çok ülke bunu teşviklerle yapıyor. Çünkü daha etkin kullanıldığı zaman kaynak tüketimi azalmış olacak. Endüstriyel kuruluşlar için altyapıları daha verimli daha etkin hale dönüştürmek, daha çevre dostu hale dönüştürmek. Zaten bunları yapmaya başladığımız zaman çözümler kendiliğinden zincir gibi gelecek. Ama, gün geçtikçe insanların daha bilinçli bir hale geldikleri görülüyor. Her gün yaşıyoruz bunları. Çünkü problemler hayatımızın bir parçası, o halde çözümleri de hayatımızın bir parçası haline getirmeliyiz.

    Türkiye, öte yandan Kyoto protokolünü imzalama kararı aldı. Ama, geneli itibariyle bakıldığında bazı ülkelerin imzalamadıkları görülüyor. Bu aslında sembolik bir olay. Bunun yapılması halkı daha da ivmelendirecek. Şu bir gerçek, Kyoto protokolünde öngörülen miktarlara belirlenen süre içerisinde erişilir mi erişilemez mi bu tabi her ülkenin kendine göre hazırlayacağı yol haritalarına göre belirlenecek. Türkiye’nin sera gazı salınımı 3 ton civarında. Bunu bazıları 3.5 ton olarak açıklıyor. Ama, Amerika’da 20 ton, Japonya’da 10 ton, Almanya’da 21 ton, İngiltere’de 8 ton gibi. Şu önemli, birey olarak üzerine düşenleri yerine getirmemiz gerekiyor. Zaten hükümetin ve ya bir ülkenin bunu imzalamış olması yetmiyor. İmza bir sembol. O bakımdan üzerimize düşeni yerine getirmeli, reçeteyi uygulamaya almalıyız. Bu noktada diyetimizi değiştirmeliyiz. Diyete geçeceğiz. Artık eskisi gibi yiyip içemeyiz. Her şeyi doğru ve uygun bir şekilde israf etmeden kullanıma bakmalıyız.


Konferansa Ürdün’den katılan Doç. Dr. Kamel Al-Zboon, özellikle su fakiri olarak bilinen bölgede küresel ısınma dolayısıyla yaşanan gelişmeler konusunda şu açıklamalarda bulundu;


    Ben konferansta atık su yönetimi ve bu konuda nasıl bir iyileştirmenin yapılabileceğini içeren bir sunum gerçekleştirdim. Dünyadaki pek çok ülke tarafından atık su bir tür kullanılabilir kaynak olarak değerlendiriliyor. Çünkü, su kıtlığı söz konusu. Bu özellikle Ortadoğu’da daha belirgin olarak ortaya çıkıyor. Öyle ki, zaman zaman su için çok ciddi çatışmalar bile yaşanabiliyor. Dünyada pk çok ülkenin geri dönüştürülen suları tarımda kullandıkları biliniyor. Hatta bazen bahçelerde, ormanlarda ve kimi zaman çeşitli endüstrilerce de değerlendirilebiliyor.

    Ortadoğu su açısından oldukça kısıtlı kaynaklara sahip bir ülke ve benim ülkem Ürdün, dünyada en az su kaynaklarına sahip ülkelerden biri. Fırat, Ürdün, Nil bölgede sayabileceğimiz kısıtlı sayıdaki nehirlerden. Bu nedenle Ortadoğu’daki pek çok ülke ve körfez ülkeleri suyu denizden temin etmek durumunda kalıyor. Fakat, Ürdün’ün deniz suyunu arıtacak bir bütçesi bulunmuyor. Bu nedenle Ürdün büyük ölçüde yeraltı sularını kullanıyor. Ancak, ne yazık ki yıllar içinde kullanıla kullanıla o da tükenmek durumuna geldi. Şu anda Ürdün’ün üzerinde çalıştığı ve kurtarıcı gözüyle bakılan bir proje var. Buna göre Kızıl Deniz ile Ölü Deniz’in bir hat ile birleştirilmesi öngörülüyor. Bu projenin tamamlanmasının ardından Ürdün ile beraber İsrail ve Filistin de yeterli su imkanına kavuşmuş olacaklar. Bu proje, aynı zamanda bu ülkeler arasında barışın tesis edilmesine de katkı sağlayacak.

    Dünyamızın, ozon tabakasındaki delik ve küresel ısınma gibi pek çok problemi var. Bu problemler sadece bir ülkeyi ya da bölgeyi etkilemiyor. Tüm dünya bundan bir şekilde nasibini alıyor. Ürdün de bunlardan etkilenen ülkelerden birisidir. Ürdün halkı yaşanılan bu problemlerden haberdardır. Buna ek olarak halkı bilgilendirici pek çok çalışmalar gerçekleştirilmektedir.

    Dünya, kullanılan teknolojiler dolayısıyla adeta bir köye dönmüş durumda. Dolayısıyla bir çok genç insan yaşanan gelişmelerden haberdar durumda.


Al-Zboon Türkiye hakkında ise şu değerlendirmeleri yaptı;


    Türkiye’ye gelmek benim hayallerimden birisiydi. Türkiye’yi bir ülkenin dışında halkıyla ve pek çok şeyiyle seviyorum. Gerçekten çok güzel bir ülkeniz var. Futbolunuz, Marmara denizi ve üzerindeki adalar hemen aklıma gelen şeylerden bazıları. Ülkenize en kısa zamanda yeniden gelmek istiyorum. Halkınıza konukseverliğinden ötürü çok teşekkür etmek istiyorum. Tanrı ülkenizi korusun!

Etiketler: ETKİNLİK

Türk İnternet'ten buna benzer yazılar için bildirim almak ister misiniz?

ABONELİKTEN ÇIK
Murat Çehreli

Murat Çehreli

Lütfen yorum yapmak için giriş yapın.

GÜNLÜK BÜLTEN ABONELİĞİ

Aboneliğinizi onaylamak için gelen veya istenmeyen posta kutunuzu kontrol edin.

HAFTANIN ÖNE ÇIKANLARI

  • St. Petersburg Forumu, Rusya’nın Yeni Teknoloji Stratejisinin Sinyallerini Veriyor: Nadir Toprak Elementleri, Yapay Zeka, Yarı İletkenler ve Teknolojik Egemenlik
  • Türkiye Yapay Zeka Stratejisinde Yeni Dönem: Dijital Egemenlik Merkeze Yerleşti, Peki Bu Yeterli mi?
  • Teknoloji Girişimlerini İlgilendiren Yeni Düzenlemeler Yürürlükte
  • Washington Yapay Zekada Yavaşlatma Yerine Hızlanmayı Seçti: Yeni ABD Yapay Zeka Doktrini ve Riskleri
  • Dijital Dönüşüm ve Gazeteciliğin Küresel Krizi

HAFTANIN KELİMESİ

3GPP

3. Nesil Ortaklık Projesi (3GPP), dünya çapında çeşitli mobil (hücresel) ve telekomünikasyon standartlarını geliştiren ve sürdüren bir grup standart kuruluşudur.

3G ile birlikte kurulmuş ve telekom endüstrisinin Birleşmiş Milletleri diye tanımlanabilir. Sonraki nesiller için de standartları belirlemiştir.

Detayı için Wiki-Turk'e bakınız

İNTERNET HIZI

Türkiye'nin İnternet Hızlarını Dünya ile KarşılaştırmakKaynak : https://www.speedtest.net/global-index#mobile
Facebook Twitter LinkedIn

Bildirimler

Turk-internet.com masaüstü bildirimlerini almak için lütfen buraya tıklayın

Son Yorumlar

  • ICANN, Yeterince Temsil Edilmeyen Toplulukları Yeni gTLD Başvuru Destek Programı İle Güçlendiriyor için Tolga Kaprol
  • BTK, Yabancı e-SIM Firmalarını Engelledi için Bulent SEN
  • Sahibinden.com Domain’inin Güncellenmesi Unutulmuş için Tolga Kaprol
  • İngiliz Düzenleyici Ofcom, Bulut Servislerini ve Akıllı Cihaz Pazarını Soruşturuyor için Tolga Kaprol
  • Seçim Yaklaşırken, Kişisel Veriler Kötüye Nasıl Kullanılır? için [email protected]

Türk İnternet'ten ilginize çekecek yazılar için bildirim almak ister misiniz?

Abone Ol

© Copyrights 2000-2025 - Bu sitede yayınlanan haber/söyleşi/makale ve bilgilerin tüm hakkı turk-internet.com'a aittir.

Tekrar Hoşgeldiniz!

Aşağıdan hesabınıza giriş yapınız

Şifremi unuttum?

Şifrenizi geri alın

Lütfen şifrenizi resetlemek için kullanıcı adı veya email adresinizi girin.

Giriş yap
No Result
View All Result
  • Ana Sayfa
  • BİLİŞİM
  • e-TİCARET
  • INTERNET
  • TELEKOM
  • YENİ TEKNOLOJİLER
  • Hakkımızda
  • Kişisel Verilerin Korunması
    • Çerez Aydınlatma Metni
    • İlgili Kişi Başvuru Formu

© Copyrights 2000-2025 - Bu sitede yayınlanan haber/söyleşi/makale ve bilgilerin tüm hakkı turk-internet.com'a aittir.