Türkiye’de seçimlere sadece 3 gün kaldı. Tüm medya kuruluşlarını seçim heyecanı sarmış durumda. En çok tartışılan konulardan birisi de seçimden sonra yeni bir anayasanın hazırlanıp hazırlanmayacağı. Küçük bir ada ülkesi olan İzlanda’da da benzer bir durum söz konusu. Ancak teknolojiye son derece düşkün olan İzlanda halkı, nüfuslarının az olmasının sayesinde yeni anayasalarını online yöntemlerle oluşturuyor.
İzlanda Atlas Okyanusunun kuzeyinde volkanik bir ada üzerinde kurulmuş ve çevresindeki birçok küçük adadan meydana gelmiş bir devlet. Pek çoğumuz İzlanda’yı geçtiğimiz sene yaşanan yanardağ patlaması ve volkanik küllerin tüm Avrupa’da uçak seferlerini uzun süre etkilemesi ile tanıdık. Nüfusu yaklaşık 350.000 olan bu küçük ülkede bugünlerde yeni bir anayasa hazırlanıyor. Enteresan olan ise İzlanda’da yeni anayasayı oluşturmak için görevlendirilen 25 üyeli komisyonun çalışmalarını online ortamda ve sosyal ağları kullanarak yürütmesi.
Yeni anayasa hazırlama çalışmaları genellikle sıkıntılı bir süreç olarak tanımlanır çünkü anayasalar devletlerin temel kurumlarının nasıl işleyeceğini belirleyen kurallar bütünüdür. Anayasanın devlet kurumlarındaki işleyişi düzenlemesinin yanı sıra bir diğer çok önemli sorumluluğu da kişilerin temel hak ve özgürlükleri güvence altına almaktır. Dolayısıyla da anayasaların hazırlanışında olabildiğince geniş bir temsil gücünün oluşması ve toplumdaki sorunların, taleplerin ve dinamiklerin son derece titiz bir biçimde analiz edilmesi gereklidir.
Küçücük bir ada ülkesi olan İzlanda bugünlerde yeni anayasa hazırlama sürecinde. Ülkede geçerli olan anayasa 1944 tarihinden kalma ve İzlanda ilk kez bağımsızlığını ilan ettiğinde yazılan haliyle durmakta. Değişen dünya düzeninden anayasasının köhne kaldığını düşünen İzlanda halkı da yeni bir anayasa talep ediyor. Ancak bu yeni anayasanın hazırlanış süreci son derece enteresan zira İzlanda’da yeni anayasayı oluşturmak için görevlendirilen 25 üyeli komisyonun çalışmalarını online ortamda ve sosyal ağları kullanarak yürütmekteler.
İzlanda’nın nüfusu yaklaşık 350.000 kadar ve bu nüfusun %80’inden fazlası internet abonesi. Üstelik İzlanda halkı sosyal ağları da yoğun bir biçimde kullanan bir toplum. Örneğin ülkenin üçte ikisinden fazlası Facebook abonesi. Ülkede mikroblog sitesi Twitter ve video paylaşım siteleri de sıklıkla kullanılıyor. Durum böyle olunca İzlanda’da yeni anayasanın oluşturulmasından sorumlu komisyon da halk ile etkileşimli olmak adına sosyal ağları kullanmaya başladı. Komisyonun haftalık toplantıları komisyonun resmi web sitesinin yanı sıra Facebook üzerinde de canlı yayınlanıyor.
İzlanda’da anayasa inceleme komisyon üyesi olan ve aynı zamanda projenin sözcülüğünü yapan Berghildur Bernhardsdottir, İzlanda vatandaşlarının başka yollarla da komisyona ulaşabileceğini ancak asıl tartışmaların ve katkının Facebook aracılığı ile geldiğini söylüyor. İzlanda Başbakanı Johanna Sigurdardottir de verdiği bir demeçte anayasanın derinlemesine bir biçimde elden geçirilebilmesi için mutlaka İzlanda halkından geniş katılımlı bir katkı alınması gerektiğini belirtiyordu.
İzlanda’da gündeme gelen anayasa değişikliği çalışması oldukça kapsamlı. Anayasa komisyonunda çalışan 25 kişi, 522 aday arasından yapılan referandum tarzında yapılan bir seçimle göreve gelmişler. Komisyonun asli görevi, ön çalışma ekibinin rastgele olarak seçilen 950 İzlanda’lının talepleri doğrultusunda hazırladığı 700 sayfalık bir raporu değerlendirmek ve halkın görüşlerini yorumlamak. İrlanda’da yeni anayasa oluşturma çalışmalarının Haziran ayı sonunda tamamlanması ve ardından oylama için meclise gönderilmesi bekleniyor.
İnsan ister istemez ülkemizdeki yeni anayasa oluşturma çalışması da böyle yapılamaz mı diye düşünüyor. Elbette 350.000 nüfus ile 70 milyon nüfusu kıyaslamak doğru olmaz. Ancak 70 milyon nüfusu da belki farklı havuzlarda alt komisyonlar oluşturmak suretiyle etkileşimli hale getirmek mümkün.

Kaynak : 