Türk Telekom A.Ş.’nin özelleştirilmesinin üzerinden 5 yılı aşkın süre geçti. Şirket bu sürede önemli organizasyonel değişiklikler geçirdi, markasına yönelik çalışmalarını ve etkinliğini arttırdı, halkla ilişkiler faaliyetlerinde atılımlar gördük, ilk defa reklam pazarına ağırlığını koydu, dolayısıyla yine ilk defa modern pazarlama faaliyetlerine ağırlık verdiğini gördük ve sonucunda da Türkiye’nin en büyük firmalarından olmasına karşın, en değerli marka listesine son 2 yılda ilk defa girdi. Tabi son yıllarda ürünlerini ve tarifelerini çeşitlendirdiğini de unutmamak lazım.
Bütün bunların arkasından geçen yıl önemli bir organizasyonel değişiklik olarak da Genel Müdürü değişti. 20 Ağustos 2010 tarihinde atanan Gökhan Bozkurt ile 2011’in hemen başında Türk Telekom’u konuştuk:
turk-internet.com : 2010 yılı Türk Telekom açısından nasıl geçti? Özellikle global krizin etkilerine rağmen karlı bir yıl olduğunu görüyoruz, siz nasıl değerlendiriyorsunuz?
Gökhan Bozkurt : Türkiye’nin öncü iletişim ve yakınsama teknolojileri şirketi olarak 2010 yılında güçlü bir performans sergiledik. Yatırımlarımızı sürdürdük, müşteri odaklı ürün ve hizmetlerimizle pazarda konumumuzu daha da güçlendirdik.
Türk Telekom grubu 2010 yılının ilk 9 ayında 830 milyon TL’yi aşkın yatırım gerçekleştirdi. Bugün yaklaşık 34 bin çalışanı olan Türk Telekom Grubu Türkiye’nin en fazla istihdam sağlayan kuruluşları arasında yer alıyor.
2010 yılında Türk Telekom ile birlikte Türkiye’yi ve sektörümüzü bulunduğu bölgede bir iletişim merkezi haline getirecek çok önemli adımlar attık. Bunlardan ilki, sahip olduğu 27.000 km fiber optik ağ ile Orta ve Güneydoğu Avrupa’nın önde gelen bağımsız toptan data ve kapasite sağlayıcı şirketleri arasında yer alan Invitel International’ın satın alınması oldu. Satın almanın ardından Invitel International’ın ve tüm iştiraklerinin ismi Pantel olarak değişti.
Pantel’in satın alınması, Türkiye’nin Ortadoğu ile Avrupa arasında karadan ses ve data köprüsü haline gelmesi açısından önem taşıyor. Türk Telekom içinse Avrupa pazarına, daha da ötesinde küresel pazara atılmış güçlü bir adım oluşturuyor. Önümüzdeki dönemde bir “bağlantı merkezi” olma konusundaki eşsiz bir konumumuzla, uçtan uca güvenilir hizmetler almaya kritik önem veren uluslararası data ve genişbant müşterilerimiz ile aramızdaki ilişkilerimizi daha da güçlendireceğiz.
Türk Telekom ve ülkemiz telekomünikasyon sektörü için bir diğer önemli gelişme ise Ortadoğu, Güney Asya ve Uzak Doğu arasında dev bütünleşik çok geçişli fiber optik ağ kurulmasına ilişkin JADI LINK projesi ile hayata geçti. Cidde, Amman, Şam ve İstanbul’u birbirine bağlayacak olan “JADI LINK” (Jeddah- Amman- Damascus- Istanbul) projesini törenle başlattık.
Türkiye, Suriye, Ürdün ve Suudi Arabistan olmak üzere dört ülkenin işbirliği ile gerçekleştirilen JADI LINK projesi ile Türkiye, Asya ve Avrupa arasında bir iletişim köprüsü haline geliyor. JADI Link 770 kilometresi Türkiye’den geçecek 2530 kilometre fiber optik hat uzunluğunu kapsıyor.
JADI LINK projesiyle bu ülkelerin iletişim altyapıları tek bir hat üzerinden karşılıklı olarak kullanılabilecek. Böylelikle Akdeniz ve Kızıldeniz’den geçen denizaltı kablolarına, karadan geçecek önemli bir alternatif sunulmuş olacak. Bu devasa hat bir bakıma bölgeye dijital bir İpek Yolu kazandıracak.
2010 yılında, İngiltere’nin önde gelen marka değerleme şirketlerinden Brand Finance’ın “Türkiye’nin En Değerli Markaları” araştırmasında bir kez daha ilk sırada yer alma başarısını gösterdik. İngiltere’nin önde gelen marka değerleme şirketi Brand Finance’ın düzenlediği araştırmaya ilk kez 2009’da katılmış, 1,6 milyar dolarlık marka değerimizle ilk sırada yer almıştık. 2010’da da başarımızı sürdürerek 1,7 milyar dolarlık marka değerimizle yine Türkiye’nin En Değerli Markası olduk.
Örnekleme bazlı pazarlama araştırmaları alanının önde gelen şirketlerinden Ipsos KMG tarafından gerçekleştirilen Digital Love Mark’10 araştırmasında da Türk Telekom olarak iki sene üst üste telekomünikasyon alanında tüketicilerin en sevdiği marka olduk. 2009’da araştırmaya katılan tüketicilerden aldığımız yüzde 29 oyla birinci seçilmiştik. 2010’da ise yüzde 30 oy oranımız ile en sevilen markalar arasında bir kez daha ilk sıraya yerleştik.
Geliştirdiğimiz bu ürün ve hizmetlerin sonucunda, Orta Doğu ve Afrika bölgelerinin önde gelen telekomünikasyon şirketlerini buluşturan CommsMEA Ödülleri’nde En İyi Sabit Hat Operatörü seçildik.
İngiltere’nin prestijli ödüllerinden Best Business Awards’da, eğitim destek projemiz ile “En İyi Yenilik” ödülünü kazandık. İletişim alanında dünyanın “en iyi”lerinin belirlendiği “World Communication Awards 2010”de, En İyi İçerik Servisi kategorisinde ödül alarak törende ödül kazanan tek Türk şirketi olduk.
Söyleşinin devamını K.Gökhan Bozkurt : Çalışan Sayımızın % 30’dan Fazlası, Son 3-4 Yılda Aramıza Katılan ve Çoğunluğu Üniversite Mezunu Gençler – 2 başlığı altında okuyabilirsiniz.



Kaynak : 