Uygulamalar ve Yararları
Telefon trafiğini, bir WLAN üzerinde verilerle karıştırmanın en önemli yararı, mobilite sağlamak ve herkesin aynı altyapıyı kullanmasıdır. Hem ses hem de veri trafiğini taşıyan bir sistemi desteklemek, 2 ayrı sistemi yönetmekten daha basit ve ucuzdur.
Örneğin, çoğu stok bölümü, lisanlanmış frekanslarda çalışan 2 yönlü radyoları kullanır. Böylece, yöneticilerle, elemanlar sürekli haberleşebilirler. Ancak bu ortamda, geçici işçi çalışıtırlıyorsa ve tesisin boyutları büyükse, mobil haberleşme daha faydalı olabilir. Çoğu zaman, stok ambarları WLAN’ları envantere ve yükleme/boşaltma işlemlerinin yürütüldüğü uygulamaya veri girişi için kullanılır. WLAn ile arayüzü olacak mobil telefonları kullanan bir stok ambarı 2 yönlü radyolardan kurtulur ve yönetimle haberleşme fonksiyonlarını daha geniş yerine getirebilir.
WLAN telefonların ofisler arasında kullanımı da çok anlamlıdır. Böyle bir durumda, şirketin boyutları büyüdüğünde yeni telli telefon prizlerine gerek kalmaz. Aslında kullanıcılar 802.11 telefonları kullanarak internet üzerinden uzun mesafe konuşmalarını da son derece ucuza yapabilirler.
Ana Bileşenler
WLAN omurgalarının ana bileşenleri olan erişim noktaları ve dağıtım sistemine ek olarak WLAN üzerinden ses aktarımı için diğer bir ana bileşen 802.11 bir radyo ile bağlanmış telefondur. Bu pazarın ana oyuncuları ise Symbol ve Spectralink’tir. Her ikisi de ürünlerini, private branch exchange (PBX) satıcıları ile birlikte satarlar. Bu telefonlar, 500 $’larda fiyatlara sahiptirler.
Telesym şirketi cepPC bazlı PDA’leri telefona çeviren bir yazılım geliştirmiş durumdalar. Bu da eğer zaten PDA’iniz varsa, daha ucuz bir alternatif çözüm olacaktır. Üstelik tek bir araçla, birden fazla konuyu çözmüş olacaksınız.
WLAN üzerinden ses aktaran sistemlerin çoğu, ses trafiğinin gerektirdiği bant genişliğini kontrol etmeyi de beceren gateway ya da erişim noktalarına ihtiyaç duyar. Örneğin; SpectraLink’in gateway’i telefonların Cisco’nun Call Manager IP telefon sistemi ile çalışmasına izin verir. Eğer ss trafiğini verimli bir şekilde yönetmek isiyorsanız, tabi ki gateway sisteme fazladan maliyet getirecektir.
Ama bu maliyetlere rağmen, 802.11-tabanlı telefon sistemi genellikle telli bir telefon sisteminin kurulmasından ve bakımından daha ucuza gelecektir. Tabi ki, WLAN’in radyo frekansı (RF) arayüzü ve denial of service saldırıları gibi sorunlarına daha çok ilgi göstermek durumunda kalacaksınız.
Performans Gereksinimleri
WLAn üzerinden ses aktarımı söz konusu olduğunda, performans en önemli kriter olacaktır. 802.11b sadece 3 sıkıştırılmamış ses akımını düzgün bir şekilde taşıyabilir. Sonuçta, sistemin ses sinyallerini, transmisyon öncesi sıkıştırması çok önem taşıyor. Böylece daha çok sayıda ses akımı geçirilebilir.
Geçen ses akımı sayısını arttırmanın diğer bir yolu, WLAN omurgada 802.11a gibi daha yüksek bir standart kullanılmasıdır. 802.11a, 802.11b’nin taşıdığı ses trafiğinin yaklaşık 4 kat fazlasını taşıyabilecek kapasiteye sahiptir. 802.11a’nın problemi, ses aktarmayacak kullanıcıların 802.11b kullanması zorunluluğudur. Bu nedenle erişim noktalarını kurarken, hem 802.11a (ses kullanıcıları için) hem 802.11b (veri kullanıcıları için)standartlarını taşımasına dikkat etmelisiniz.
WLAN sisteminizi yüksek performans ve kaliteli (QoS) olarak kurarsanız, ses uygulamaları mümkün olur. Ancak 802.11 standartı henüz QoS’ı desteklemiyor. 802.11e grubu bir çeşit QoS upgrade üzerinde çalışıyor. Ama hala tamamalanmış değil. 802.11e network üzerindeki trafiği sıraya sokar ve ses paketlerinin yola çıkmasını yönetir.
802.11e hazır olana kadar, WLAN’lar ses ve veri trafiğinin verimli bir şekilde yönetilebilmesi için QoS mekanizmasının yerini tutacak bir şeylere ihtiyaç duyacaktır. Bugün WLAn üzerinden ses aktarımın en büyük problemi budur. Kamuya açık ağlardaki işletmecilerin belli bir QoS methodu kullanımını dikte etmesi pratik değildir. Çünkü, her istemcinin kendine özgü bir yazılımı ve farklı satıcılardan alınmış radyo kartı olacaktır.

Kaynak : 