web analytics
Cuma, Temmuz 17, 2026
No Result
View All Result
  • Giriş
Türk İnternet
  • Ana Sayfa
  • BİLİŞİM
  • e-TİCARET
  • INTERNET
  • TELEKOM
  • YENİ TEKNOLOJİLER
  • Hakkımızda
  • Kişisel Verilerin Korunması
    • Çerez Aydınlatma Metni
    • İlgili Kişi Başvuru Formu
No Result
View All Result
  • Ana Sayfa
  • BİLİŞİM
  • e-TİCARET
  • INTERNET
  • TELEKOM
  • YENİ TEKNOLOJİLER
  • Hakkımızda
  • Kişisel Verilerin Korunması
    • Çerez Aydınlatma Metni
    • İlgili Kişi Başvuru Formu
No Result
View All Result
Türk İnternet
No Result
View All Result

Kayhan Biber : KAAN N1 Telefonunu ‘Akıllı’ Yerine ‘Akılcı’ Olarak Tanıtıyoruz

Başarı Elektronik Genel Müdürü Kayhan Biber : " Artık bütün telefonlar akıllı. Akıllı olmak bir özelliktir ama bizim telefonumuz KAAN N1 aynı zamanda akılcı bir telefon. Akılcı olmak da bir tercihtir. Biz tüketicilerimizi mutlu edecek en iyi özellikleri seçme konusunda akılcı yaklaştık. Onların hem hızlı ve iyi ürünler kullanmalarını istedik. 4.5 ile birlikte müthiş hızlar var."

Fusun S.Nebil-Fusun S.Nebil
11 Kasım 2016
- Genel
0
Facebook'ta PaylaşTwitter'da PaylaşLinkedin'de Paylaş

Yerli cep telefonu üretimi konusunda harekete geçen firmalardan birisi Başarı Elektronik. 90’lı yıllarda araba telefonları ve Nokia cep telefonlarının temsilcisi [1] olarak tanıdığımız firma bugünlerde “KAAN N1” marka yerli akıllı telefonu ile pazarda[2]. Şirketin Genel Müdürü Kayhan Biber ile cep telefonu pazarını ve Kaan marka telefonları konuştuk.

turk-internet.com: Kayhan Bey öncelikle, dünyadaki telefon pazarını bize biraz anlatır mısınız? Nedir durum?

Kayhan Biber : Dünyada cep telefonu pazarı, akıllı telefonlar ile birlikte bambaşka bir boyut almaya başladı. İlk zamanlarda hayatımıza fotoğraf gibi fonksiyonları katarken, şimdi hayatımızda kullandığımız her şeyin içine dahil ettiği bir dünya sunuyor. Artık birçok ihtiyacımızı cep telefonları ile karşılamaya başladık. Onun için, giderek PC’lerin de fonksiyonlarından çalacak, yer alacak çok önemli bir gelişim aracı haline gelmeye başladı cep telefonları. Bunun için de pazar büyüyor, yenileme pazarı da, yeniden alış pazarı da devamlı olarak büyüyor. Türkiye’de de son yıllarda her türlü engellemelere rağmen, kısıtlamalara rağmen cep telefonu pazarında hep büyüme gördük.

Türkiye’de aylık 1 milyon adedin üzerinde cep telefonu satılıyor. Dünyadaki genel durum bu: akıllı telefonlar çok önde. Hatta şöyle söyleyebilirim: Türkiye’de şu anda % 99 oranında akıllı telefon satılıyor. Pazardaki akıllı telefon oranı, biraz daha düşük; yüzde 60’lar seviyesine geldiğini düşünüyorum. Bunların da bir kısmı ilk jenerasyon akıllı telefonlar olduğu için, yeni jenerasyon akıllı telefon kullanımı toplam pazarda çok yüksek değil ama satılan akıllı telefon olarak baktığımızda, yüzde 99’u akıllı telefon olarak geliyor.

turk-internet.com: Peki “Kaan” ismi nereden geliyor?

Kayhan Biber : Evet, Kaan… Başarı (Elektronik) sektörde 30 yıllık bir geçmişe sahip. Biz, cep telefonları olmadan ilk araç telefonları, çağrı cihazları ile bu sektöre katılmış bir oyuncuyuz. Daha sonra cep telefonları ile yolumuza devam etmişiz. Dünyadaki çok önemli markaların Türkiye’de ilk distribitörü olmak ve onların Türkiye’de pazar lideri olması ya da olmaları yolunda önemli destekler vermiş bir firmayız. Daha sonralarda kendi telefonumuzu yapmaya, kendi markamız ile telefon yapmaya karar verdik.

turk-internet.com: Çünkü bir sürü telefon markasını pazara siz tanıttınız..

Kayhan Biber : Tabii! Dünyanın en büyük markalarını; mesela Nokia’nın Türkiye’deki ilk pazar lideri olmasını sağladık. Daha sonra Samsung’un, sonra yine LG’nin pazara tanıtılmalarını. Birçok markanın Türkiye distribitörlüğünü yaptık.

turk-internet.com: Ama artık kendi telefonunuzu yapmak istiyorsunuz..

Kayhan Biber : Tabii! Şimdi, kendi markamız ile bu oyunda var olmak istiyoruz. Burada da isim çok önemli ve belirleyici. Bir Türk markası olarak tescillenecek, bir Türk markası olarak sorumluluk almak istedik. Halihazırda bir markamız vardı: “KAAN” markamız kendi fabrikamızda yıllar önce isim bulmuş bir markadır. Fabrikamızın da adı Kaan. Orada Türkiye’nin ilk cep telefonlarını yaptık.

turk-internet.com: Kaan markası başka nerede kullanılıyor?

Kayhan Biber : Mühendislerimiz KAAN marka akıllı elektrik sayaçları yaptılar. Yıllarca milyonlarca evde şu anda Kaan markalı elektrikli sayaçlar vardır. Yani biz yıllar önce akıllı ürünler yapan bir fabrikaya sahiptik; böyle de bir markamız vardı. Kaan’ın bizim için duygusal yanı olan bir değeri de var.

Sorumluluk almak istediğimiz için ve bu ismin bizi daha çok bağlayacağı bir markası olması da bizim için ayrı bir önemdi.

Birincisi, bir Türk markası olarak tescillenmek, Türk markası olarak yürümek, diğer taraftan da vazgeçemeyeceğiniz bir sorumluluk almak aslında Kaan. Kaan, bizim için bir sorumluluk; bizim için çok farklı bir değerdir. Onun içini doldurmak, onu değerli kılmak için elimizden geleni yapmaya da çalışıyoruz.

turk-internet.com: Yerli telefon olarak çıktınız. Türkî cumhuriyetlere ya da başka yerlere gitmeyi de düşünecek misiniz?

Kayhan Biber : Türkiye bulunduğu konumda hep kıymetli olur ya, herkesin gözü olduğu söylenir ya, işte herkesin gözü olan bir ülke, herkesin gözünün önünde de bir ülke. Bizim çevre ülkeler ile çok rahat ticaret yapabilme şansı olan bir konumumuz var. Yani, sadece Türkî cumhuriyetler değil, yine Balkanlarda da, yakın coğrafyada işte Ortadoğu’da da, kuzeyde de, birçok ülkede ticaret yapabilme şansı var ve Türkler ile alışveriş yapıyorlar ve Türk markaları birçok yerde Türkiye’de olduğundan daha değerli; yani onu da söyleyeyim.

Bizde Türk markasına karşı hep bir önyargı oluyor ilk başta: aman iyi değildir, diye düşünülüyor ama oysa çok değerli markalarımız var dünyanın dört bir tarafında iş yapan – hizmet anlamında iş yapan- ürün anlamında dünyanın dört bir tarafında şu anda bulunan değerli Türk markaları var. Onun için bu çevre coğrafyada iş yapmamız çok mümkündür; önümüzdeki hedefler içinde bu da mutlaka olacaktır. İşin üretim tarafı olduğunda da ürünlerimizi ihraç etme arzumuz çok fazla olacaktır.

turk-internet.com: Kayhan Bey, tam da bu noktada şunu sorayım size: biliyorsunuz, bazı telefon markaları konusunda hastalıklı anlamda tutku var. Dolayısıyla yerli telefonun, yerli akıllı telefonun pazardaki şansı nedir sizce?

Kayhan Biber :

Eskiden baktığınızda, ilk yıllarda bir fırsat varmış belki. O günler işin üretim tarafında bir ilgi oluşmamış. O bir kaçırılmış fırsattır Türkiye’deki birçok girişimci ve sanayici için. Sonraki yıllarda bu iş çok zor oldu çünkü yazılımından bütün geliştirmelerine kadar markalar her şeyin sahibi oldular.

Ama sonraki yıllarda artık akıllı telefonlar için ortak platform oluştu ve bu platform dünyanın her yerinde birçok markanın kullandığı ortak bir alan oldu. Bu da markaların gelişmesi için önemli bir fırsat olmaya başladı. Yani sadece birkaç markanın tekelinde bir iş olmaktan çıktı aslında. Bu da önemli ikinci fırsattı. Bu fırsatı Türkiye kısmen hani geç kalmış gibi görünse de bugün önemli bir zamandır: dünyada da trendin lokal markaların çok önemli paylar aldığı bir yere doğru gittiğini görüyoruz. Global markalar var; çok değerli işler yapıyorlar, ürün geliştiriyorlar ama diğer taraftan da lokal markalar kullanıcı ihtiyaçlarını daha yakından gözlemleyip o ihtiyaçlara göre çok da güzel ürünler geliştirebiliyorlar.

Onun için yerlilik kıymetli olmaya başladı. Yüzde 30’ların üzerinde, yüzde 40’lara varan pazarlar görüyoruz global markalar dışında pay alınan. Türkiye de böyle bir ülke; nüfusu yüksek ve cep telefonlarına, bu tür teknolojik ürünlere karşı meraklısı yüksek olan, kullanım alışkanlıkları yüksek olan bir ülke Türkiye. Onun için Türkiye’de çok ciddi bir cep telefonu pazarı var. Söylemiştim, ayda 1 milyon’dan fazla bir ürün satılıyor.

Bu pazarın çerisinde tabii ki yerli markaların pay alma şansı da çok yüksek. Çok da değerli işler de yapılmaya da başlandı son dönemde. Hem tüketiciyi anlamak, doğru ürün geliştirmek ve hem yerli olmanın sorumluluğu ile e daha erişilebilir fiyatlar ile bu işi yaptığınızda aslında fiyatları regüle eden bir tarafı da oluyor yerliliğin. Onun için ben Türkiye’de yerlilerin hem marka anlamında hem de gelecekte bu işin sanayisini oluşturma ve üretimini yapma anlamında şansının olacağına çok gönülden inanıyorum çünkü hiçbir eksikliğimiz yok böyle bir ürünü yapmak ve geliştirmek için.

Ama bir konuyu fırsat bulmuşken hep söylemek istiyorum çünkü kafalar çok karışık burada. Yüzde 100 bir ülkeye ait bir akıllı telefon yapmak gerçekten mümkün değil çünkü bugün işletim sistemi bir ülkenin şeyinde; oradan alıyorsunuz. Ekranı dünyada çok az üretici yapıyor. Artık bugün kurulum maliyetleri çok yüksek olduğu için kimse kalkıp ekran yapacak bir fabrika kurmak istemiyor. Onun için ekranı bir yerden alıyorsunuz ama sonuçta şeyler değerlenip toplanıyor ve ülkede bir sanayi haline geliyor ve o ülke belli alanlarda kendini geliştiriyor. Bugün İzmit’e gittiğinizde, bugün Bursa’ya gittiğinizde, o kadar çok yer ve işletme kendine iş kurmuş ki. Bugün Manisa’ya gittiğinizde benzer bir tabloyu görüyorsunuz. Bir süre sonra Türkiye cep telefonu ile ilgili bir çük ürünü yapabilir bir ülke haline çok rahat gelebilir. Bunu da çok kıymetli buluyorum.

turk-internet.com: Ben de size tam “ben neden bir yerli telefon alayım?” diye soracaktım,

Kayhan Biber : Ekonomiye katkı güzel bir duygudur ama sürdürülebilir değildir. Bunun içini doldurmamız gerekir. İnsanlar o duygular ile sizin ürününüzü bir kere alabilirler ama devamında faydalarının geri kalmaması lâzım. Yani hiçbir şekilde herhangi bir fonksiyonu sırf yerlilik hatırına eksik vermemek gerekir. Böyle bir şansı kimsenin yoktur çünkü bir çaresizlik üzerine bir alışveriş olmaması gerekir.

Bugün dünyada insanlar hangi teknolojiyi, hangi faydaları kullanıyorlarsa, Türk kullanıcısına bunun aynısını, aynı seviyesinde sağlamak gerekir; daha aşağıda bir teknik sunmamak gerekir. Onun için birinci sorumluluk, yerli markaların ürünlerin içindeki özelliklerini o fiyat sekmesinde en üst seviyede sağlıyor olmaları gerekir. Birinci koşul bu; bunu sağlamamız lâzım. Diğer taraftan da ülke ihtiyaçlarına dönük beklentiler farklı farklı olabiliyor. Her ülkenin farklı kullanım alışkanlıkları, farklı gelenekleri, farklı kültürü oluyor.

Yani cihazların boyutları, tasarımı bile ülkelere göre çok farklılık gösterebiliyor. Renklerinde bile büyük farklılıklar var. Cep telefonlarının bir kullanım faydası var, bir de zevk tarafı var. Bunu en iyi bilen bu ülkenin içindeki yaşayan insanlar oluyor. Gerçi global markalar herkesi çok etkileyecek iyi ürünler yapabiliyorlar ama kişiselleştirdiğinizde, yerelleştirdiğinizde belki o detaylara inemiyorlar. İşte yerli markalar bunu sağlayabiliyor.

Çünkü işletim sistemleri zaten ortak. Bugün dünyanın hangi ülkesine giderseniz, belirli bilişim sistemlerinin ürünleri kullanılıyor ama bunun ara yüzleri, bunun kullanıcının kendini iyi hissedeceği birtakım özelliklerin eklenmesi de yerel işletmeler için daha uygun.

turk-internet.com: Fiyat nasıl?

Kayhan Biber : Fiyat şöyle: markaların tabii ki marka değerleriyle bu ürünlerin üzerine marka değerinin de etkilendiği bir tablo vardır. Yerli markalardan böyle bir beklenti de var. Yerli olduğunuzda daha uygun olmak durumundasınız. Aslında bu iyi de bir baskı çünkü sonunda bu önemli bir ihtiyaç ve artık ulaşılmaz olmaması gereken bir ihtiyaç. Çok yüksek gelirlerin, kârlılıkların olma şansının olacağı bir iş değildir. Yerel rekabet de böyle bir yerdedir ama daha uygununu yerlilerden bekliyor tüketiciler; onu görüyoruz. Biz de bu sorumlulukta en iyi, en son özellikleri, en beklenen özellikleri olabilecek en uygun fiyata satmak üzere planlarımızı yapıyoruz.

turk-internet.com: Peki, bir de yerli telefonun şöyle bir avantajı acaba var mı, özellikle Başarı için geçerli olabilir: arıza, bakım durumunda… Diğerleri biliyorsunuz – siz bir sürü markanın da bakımını yaptınız…Dolayısıyla, bu bir avantaj da olabiliyor mu?

Kayhan Biber : Orada şöyle bir sorunumuz var: demin konuştuğumuz konu; İsmi Kaan koyduğumuzda da sorumluluk alma var. Kendi isminizi koyuyorsunuz ve bu ismi mümkün olduğunca hep en yukarıda tutmak istersiniz, ona en küçük bir olumsuzluk gelmesini istemezsiniz ve bu da sorumluluğunuzu arttırır.

Şimdi yerliler ile yerli olmayanlar arasında bu ülkede her zaman yaşamak gibi önemli bir fark var. Yani o sorumluluktan hiçbir zaman yerli firmaların kaçmaması gerekir, kaçmazlar ve onu hep taşırlar. Yabancı firmalar zaman zaman Türkiye’ye gelip çıkışlar yapabiliyorlar; şu anda halihazırda daha önceden işte ürünlerin satıp ülkede olmayan markaların sorunlarını da biz takip etmek durumunda kalıyoruz; bu bir sorumluluktur ve devam eder.

Tabii ki yerli markalar buralarda çok daha hassas olurlar ve daha iyi ulaşırlar ama Başarı Elektronik olarak çok özel bir durumumuz var. Yeri gelmişken onu da paylaşmak isterim. Başarı’nın yerli markasıyla kendi markasıyla ürün yapmaya iten en önemli sebeplerden bir tanesi de birikimi. 30 yıla yakın bu işin içinde olan bir firma olarak ciddi birikimlerinin olması. Bu birikimlerin bir tanesi de servis tarafında. Biz çok iyi bir satış örgütü olmuşuz; Türkiye’nin dört bir tarafında binlerce satış noktasıyla distribitörü olduğumuz ürünlerin dağıtımını yapmışız. Aynı zamanda tüketicilerden gelen geri dönüşleri üreticilere bildirip ürün geliştirmeye de yardımcı olmuşuz ama diğer taraftan Türkiye’nin çok önemli lokasyonlarında teknik servis hizmeti vermişiz ve şu an Türkiye’nin en fazla noktada servis hizmeti veren teknik servis şirketine sahip Başarı.

Milyonlarca cihazın sorununu çözmüş; şu anda da önemli markaların halihazırda teknik servis hizmetini yapıyor ama bunu her yerde yapıyor. Yani bugün İstanbul’da Başarı servisine ulaşmak mümkün ama Erzurum’da da mümkün, Diyarbakır’da da mümkün, Adana’da da mümkün, Samsun’da da mümkün, İzmir’de de mümkün. Bu, çok değerli bir durumdur. Yaygın ve etkili bir teknik servis yapısı. Bu da bizim artı avantajımız.

Kendi ürünlerimizi son derece kritik bir şekilde hem ürün geliştirme anlamında hem sorunları çözme anlamında yapabilecek bir alt yapıya sahibiz. Bu önemli bir kanadımız. Bir diğer kanadımız, ilk başta bahsettiğim, Başarı teknoloji fabrikamız yıllardır akıllı ürünleri yapıyor, ürün geliştirme yapıyor ve bu her zaman bizim çok arkamızda olacak. Şu anda ürünlerimizi Çin’de yaptırıyoruz. Ümit ediyorum ki, önümüzdeki kısa bir zaman sonra bu üretimi Türkiye’ye taşıyıp aynı zamanda demin bahsettiğim yerli markanın yanına yerli markanın Türkiye’de üretimini de koyar isek, hem istihdamı ile hem de bu işin sanayisi ile işi bambaşka bir yere taşımış oluruz.

Bir dördüncü kanadımız daha var bize çok cesaret veren. O da yine Başarı içinden doğan Başarı Mobile adlı yazılım firmamız. O firmamız da içerik, organik birçok işlerde çok değerli katkılar sağlıyor bize. Hatta Kaan telefonda ayrı bir ara yüz var; onu Başarı Mobile yazdı. İşte oyunlar, hava durumu, fotoğraf baskısı, artı haber kanallarından sürekli haber akışını sağlayan bize ait özel bir ara yüzümüz de var; onu da Başarı olarak yazdık. Onlar da bize yazılım anlamında Türk kullanıcısının ihtiyaçlarını tespit edip onları mutlu edecek, onların hayatlarını kolaylaştıracak birçok yazılım için de kafa yoruyorlar. O da bizim önemli kanatlarımızdan bir tanesi. Yeri gelmişken değinelim.

turk-internet.com: Peki Kayhan Bey. Son sorum şu: 2-3 yıl önce hükümet yerli telefonları korumak için yabancı telefonlara fon koymaya kalktı. Bu konu epeyce bir tartışıldı. Biliyorsunuz, bir soruşturmaya neden oldu. Bizim savunduğumuz, bir fon getirilmesi, dünyadan koparılması yerine yerli telefonlara teşvik verilmesi şeklindeydi. Sizin fikriniz nedir bu konuda?

Kayhan Biber : Evet. Şöyle: dünyanın her yerinde ürünler var ve kullanıcıları bir şekilde bu ürünlere ulaşıyor. Türkiye de dünyaya kapalı bir ekonomi değil. Dünyanın birçok şirketinin rahatça gelip yatırım yapmayı istediği de bir ülke. Onun için kapıları kimsenin hayatını zorlaştırarak kapatmamak gerekiyor.

Artı, tüketicinin de mecburiyetten bir ürünü almak zorunda bırakılmasını da doğru bulmuyorum. Biz serbest rekabet içerisinde en düzgününü, en iyisini yapabildiğimiz zaman yaşayabiliriz. Yoksa dönemsel korumalar ile bu iş sürdürülebilir olmaz. Onun için birilerinin yükünü arttırmaktan çok hani yerliliği teşvik anlamında birtakım kolaylıklar sağlanabilir.

Bugün Türkiye’de bölgesel anlamda zaman zaman belli ürün gruplarında çok önemli teşvikler yapılıyor. Mesela hayvancılık, besicilik anlamında da teşvikler yapılıyor, tarımda da teşvikler yapılıyor; bunlar aslında çok kıymetli şeylerdir. Eğer bu teşvikler olmasa belki insanlar bu işi yapmak istemeyecekleri, rekabette ezilecekleri noktalara geliyorlar. Önemli olan devletin buralarda yerli firmaların rekabetten ezilen değil, belli alanlarda belki hayatını kolaylaştıracak işler yapmaları çok önemlidir.

Bir de tabii dünyaya kapılarımızı kapatmamak açısından da çok önemli. Yani birinin maliyetini arttırıp öbürününkini aşağı çekmek değil de, onların daha rahat iş yapabilmelerini, daha kalıcı iş yapabilmelerini, yatırım yapmaktan korkmamalarını sağlayacak düzenlemeler uzun vadede daha çok fayda sağlar ve tüketiciyi de çaresizlikten almak zorunda kalmak gibi bir şeye bırakmamış oluruz çünkü o dönemde fark ettiğim, hep ona kızdı tüketiciler: biz mecbur muyuz, niye alıyormuşuz falan tepkisini gösterdiler. Bu bizi marka haline getirmez, mecburiyetten alınan ürünler haline getirir; o da doğru bir şey olmaz.

Biz diyoruz ki: en iyisini yapalım, en güzelini yapalım ve sürekli kendimizi geliştirelim, bunu en uygun koşullarda sunalım ama bizim üzerimizdeki bir takım yerli olmaktan kaynaklı yatırım yapmaktan kaynaklı bazı yükler alınabilir, bazı kolaylılar, destekler sağlanabilir. Bunlar da yasalarda bellidir zaten. Bu tanımların içinde olması fayda sağlar.

turk-internet.com: Benim sorularım bu kadar. Sizin eklemek istediğiniz bir şey var mıdır?

Kayhan Biber : Çok teşekkür ederim bize bu şansı verdiğiniz için. Telefonumuz ile ilgili özellikleri zaten yayınlamıştınız ama bir sloganımız vardı: “Kaan telefon akılcı” diye. Bunu tekrar vurgulamak istiyorum çünkü demin de bahsettik. Artık bütün telefonlar akıllı. Akıllı olmak bir özelliktir ama bizim telefonumuz aynı zamanda akılcı bir telefon.

Akılcı olmak da bir tercihtir. Biz tüketicilerimizi mutlu edecek en iyi özellikleri seçme konusunda akılcı yaklaştık. Onların hem hızlı ve iyi ürünler kullanmalarını istedik. 4.5 ile birlikte müthiş hızlar var. Onun için en hızlı en iyi tepki verecek bir telefon olsun istedik. Bir yandan da estetik olarak çok güzel olsun, şık olsun, insanlar taşırken gurur ile taşısınlar istedik. Onun için bizim yaptığımız işler akılcı tercihler.

Tüketicilerimiz de bu iyi özellikleri uygun bir fiyat ile alıyor olmak konusunda akılcı tercih yaparlar ise, iki akılcılık birleşmiş olur. Rahatlıkla bir şey daha söylemek istiyorum: bu özelliklerin ve bu çalışmaların içinde Başarı var; arkasında Başarı Elektronik var. Bunu da belirtmek istiyorum.

turk-internet.com: Ne güzel!

Kayhan Biber : Teşekkür ederim!

[1] Tunca Akkaya : Mobil Telefon Satışında Yarı Kaotik Bir Düzen Var – 4

[2] Başarı Elektronik KAAN N1 ile Yerli Akıllı Telefon Pazarına Giriş Yaptı

Etiketler: Cep TelefonuSöyleşi - Röportaj
Plugin Install : Subscribe Push Notification need OneSignal plugin to be installed.
Fusun S.Nebil

Fusun S.Nebil

Detaylı bilgi için aşağıdaki dünya işaretini tıklayınız.

Lütfen yorum yapmak için giriş yapın.

HAFTANIN ÖNE ÇIKANLARI

  • Çin’deki Bir Üniversitede “Yapay Zekayı Yanıltma” Sınavı Yapıldı
  • CarbonNature, Yapay Zekâ ve Uydu Verileriyle Doğanın Karbon Değerini Gelire Dönüştürüyor
  • Nato’nun Ankara’daki Zirvesinin “Siber Savunma” Boyutu
  • Palantir’in Siyasi Yaklaşımı, Müşteriler, Yetenekler ve Uzun Vadeli Büyüme Konusunda Endişelere Yol Açıyor
  • Yapay Zeka Halka Arz Patlaması, SBF Döneminden Sonra “Effective Altruism”e İkinci Bir Hayat Verebilir

HAFTANIN KELİMESİ

3GPP

3. Nesil Ortaklık Projesi (3GPP), dünya çapında çeşitli mobil (hücresel) ve telekomünikasyon standartlarını geliştiren ve sürdüren bir grup standart kuruluşudur.

3G ile birlikte kurulmuş ve telekom endüstrisinin Birleşmiş Milletleri diye tanımlanabilir. Sonraki nesiller için de standartları belirlemiştir.

Detayı için Wiki-Turk'e bakınız

İNTERNET HIZI

Türkiye'nin İnternet Hızlarını Dünya ile Karşılaştırmak Kaynak : https://www.speedtest.net/global-index#mobile
Facebook Twitter LinkedIn

Son Yorumlar

  • ICANN, Yeterince Temsil Edilmeyen Toplulukları Yeni gTLD Başvuru Destek Programı İle Güçlendiriyor için Tolga Kaprol
  • BTK, Yabancı e-SIM Firmalarını Engelledi için Bulent SEN
  • Sahibinden.com Domain’inin Güncellenmesi Unutulmuş için Tolga Kaprol
  • İngiliz Düzenleyici Ofcom, Bulut Servislerini ve Akıllı Cihaz Pazarını Soruşturuyor için Tolga Kaprol
  • Seçim Yaklaşırken, Kişisel Veriler Kötüye Nasıl Kullanılır? için [email protected]
Plugin Install : Subscribe Push Notification need OneSignal plugin to be installed

© Copyrights 2000-2025 - Bu sitede yayınlanan haber/söyleşi/makale ve bilgilerin tüm hakkı turk-internet.com'a aittir.

Tekrar Hoşgeldiniz!

Aşağıdan hesabınıza giriş yapınız

Şifremi unuttum?

Şifrenizi geri alın

Lütfen şifrenizi resetlemek için kullanıcı adı veya email adresinizi girin.

Giriş yap
No Result
View All Result
  • Ana Sayfa
  • BİLİŞİM
  • e-TİCARET
  • INTERNET
  • TELEKOM
  • YENİ TEKNOLOJİLER
  • Hakkımızda
  • Kişisel Verilerin Korunması
    • Çerez Aydınlatma Metni
    • İlgili Kişi Başvuru Formu

© Copyrights 2000-2025 - Bu sitede yayınlanan haber/söyleşi/makale ve bilgilerin tüm hakkı turk-internet.com'a aittir.

Bu internet sitesinde, kullanıcı deneyimini geliştirmek ve internet sitesinin verimli çalışmasını sağlamak amacıyla çerezler kullanılmaktadır. Gizlilik Bildirimi.