Kayıt dışı telefonlar aralık ayında, hepimizi kayıt dışı ekonominin vardığı noktayı göstermesi nedeniyle şaşırttı ama diğer yanda cep telefonlarına ülke olarak ödediğimiz ve nerdeyse tamamının yurtdışına gittiği bildirilen 30 milyar $ ile de düşündürttü. Özellikle de sırtında IMF sopasıyla borçlarını ödemeye çalışan bir ülke olduğumuz gözönüne alınırsa.
Konuyla ilgili son gelişmeleri Telekomünikasyon Kurumu Başkanı Dr.Tayfun Acarer’e sorduk.
turk-internet.com : 18.5 milyon telefonunun kayda alındığı bildiriyorsunuz. Bu durumda 92,5 Milyon YTL toplanabildi mi? Bu para operatörlerden hazineye (ya da TK’ya) aktarıldı mı? Bu fazladan oluşan kaynak ne için kullanılacak?
Dr.Tayfun Acerer : Kayıt altına alınan 18 milyon civarındaki telefonlardan, faturası olanların yasada öngörüldüğü gibi 5 YTL ödemeden kayıt altına alındıkları için, toplanması gereken miktar belirttiğiniz miktar kadar değil. Durumu henüz incelenmeye devam edilen cihazlar da var.
Dolayısıyle GSM işletmecilerinin payı dahil 85 milyon YTL civarında bir meblağ kayıt için toplanmış olacak. İşletmeciler tahsil ettikleri veya kendileri herhangi bir şekilde karşıladıkları kayıt ücretlerini yasal süresi içinde Kuruma aktarıyorlar.
Yasada öngörüldüğü gibi 5 YTL alındı. Bunun 4 YTL’si Kurum’a aktarılacak, 1 YTL’si GSM operatörüne kalacak. Toplanan meblağ, Merkezi kayıt sistemi ile ilgili altyapının kurulması ve işletilmesinde ve GSM operatörlerinin SMS gibi giderlerinde kullanılacak. Çok önemli bir meblağ olacağını beklemiyoruz. Ayrıca faturasını ibraz eden abonelerden de bilindiği üzere ücret alınmamaktadır.
turk-internet.com : Gri listedeki telefonlar icin başka bir şans tanınmayacak mı? (mesela 13 aralıka kadar alınanlara da 5 YTL karşılığı af gibi). Bu durumdaki telefonların sayısı nedir, bilgi var mı?
Dr.Tayfun Acerer : 5392 sayılı yasada başvuru süresi, yasa, yayınlandığı tarihe kadar kullanılmış- kullanımda olan kayıtsız telefonların kaydı için yayınlandıktan sonra beş aylık bir süreyi tanımladığı için herhangi başka bir yasa çıkmadan böyle bir değişiklik söz konusu olmayacaktır.
Yasada böyle bir ek süre tanınması yer almıyor. Ancak yeni bir yasal düzenleme ile bu yapılabilir. Biz bir yürütme birimi olarak yasaları uygulamak durumundayız. Şu anda başka bir düzenleme sözkonusu değil. Bu telefonların durumları incelenmeye devam eden telefonlar arasında olabileceğini düşünüyoruz.
turk-internet.com : Bundan sonra çalıntı ya da kaçak bir telefon alan, ne tür bir işlemle karşılasacak?
Dr.Tayfun Acerer : Önce telefonuna çalıntı ya da kaçak olduğuna dair uyarı gidecek ve şebekeden hizmet alamayacaklardır.
turk-internet.com : IMEI numarasını not etmeyi unutmuşsa ne olur?
Dr.Tayfun Acerer : 13 Aralık’tan sonra TK bünyesinde hizmete girecek olan ihbar merkezine (CEIR) kendi kimlik bilgilerinin kayıdını yaptıran aboneler ileriki günlerde telefonlarının kaybolması veya çalınması halinde, bu merkezi arayarak, çalınan telefonlarını hemen bloke ettirebileceklerdir.
turk-internet.com : 19 milyon çok önemli bir sayı. Bu iş neden bu safhaya gelmiş? Daha önce önlem alınması hiç düşünülmemiş mi?
Dr.Tayfun Acerer : Bu konudaki yasal boşluktan, olumsuz yararlanılmış. Sosyal ve ekonomik boyutunun giderek artması nedeniyle yasakoyucu önlem almayı gerekli görmüş ve çıkarılan yasada icrai görevlerin bir kısmı Kurumumuzun gözetim ve denetimine verilmiştir.Ayrıca Maliye, İçişleri, Adalet Bakanlıkları; Gümrük Müsteşarlığı, GSM operatörlerinin de yasada belirtilen sorumlulukları vardır.
turk-internet.com : Bu işlemin kaçak, klonlanma ya da çalıntı telefonların önüne geçeceğine inanıyor musunuz?
Dr.Tayfun Acerer : Evet. Eğer çalıntı telefon hemen bloke edildiği ve bu telefon başkaları tarafından kullanılamadığı takdirde, ticari bir değeri de kalmayacağından, maddi açıdan cazipliğini kaybedecektir.
turk-internet.com : Son dönemde Dünya’da Motorola gibi firmaların çok ucuz fiyatlı cep telefonu üretme projeleri var. Gelişmiş cep telefonu teknolojisinde belki treni kaçırdık ama ülkemizde de bu tür ucuz cep telefonu (fonksiyonu az, sadece belli başlı fonksiyonları olan) üretimi desteklenemez mi?
Dr.Tayfun Acerer :
turk-internet.com : Son sorumuz; bu olaydan ülkemizin alması gereken dersler var mı?
Dr.Tayfun Acerer : Bu konuda ülkemizin alması gereken oldukça önemli dersler var.
Birinci ve ikinci nesil teknolojide yeterli ar-ge çalışması yapılmaması, üretim olmaması nedeniyle çok yüksek miktarlarda döviz yurtdışına aktarıldı. Baz istasyonlarını, santraller vb. de düşünürseniz bu rakam çok daha fazladır.
Yerli üretimin payı sektörümüzde %2-3 civarındadır. O da daha çok yan ürünlerde biliyorsunuz. Bu oranda %1 lik bir artış bile yıllık 17 milyar USD büyüklüğe sahip sektörde 170 milyon USD’lik bir büyüme sağlayacaktır. Bunun istihdama çok önemli katkısı olacaktır.
3. veya 4. nesilde bu açığı kapatma olanağı her zaman mevcut. Telekomünikasyon sektörü öyle bir sektör ki sürekli gelişme halinde üretimde bir yerden bu gelişmeyi yakalamamız gerekiyor. Ar-ge ve üretim konusunda istekli firmalar var, Ulaştırma Bakanımızın da desteği var, 14 Aralık’ta tam gün sayın Bakanın da katıldığı ar-ge ve üretim yapan firmaların ziyareti çok motive edici oldu.
GSM’de yılların kaybını telafi edecek fırsatlar var önemli olan bunları kullanabilmek. Hiç bir ülkede %100 yerli üretim yok ancak bizim ülkemizde üretim oranının artırılmasına ve nitelikli üretim yapılmasına ihtiyaç var.



Kaynak : 