Geçen hafta Çorlu’da, 4G baz istasyonu temel parçalarını üretimi için Huawei ile Flextronic firmasının işbirliğini açıklama toplantısına gittiğimizde karşılaştığımız kişilerden birisi de, tekstil konusundaki yatırımları ile tanınan Kemal Şahin idi. Kendisinin toplantıya katılmasının nedeni ise, üretimi yapması planlanan Flextronic fabrikasının yer alacağı bölge olan Avrupa Serbest Bölgesinin işletmecisi olmasıydı.
Avrupa Serbest Bölgesi’nin temeli 8 Ağustos 1998 tarihinde atıldı ve resmi açılışı ise 2003 yılında gerçekleştirildi. Yıllık 2 milyar dolar ticaret hacmini geçerek, Türkiye serbest bölgeleri arasında 4. Sıraya yükseldiği belirtilen Avrupa Serbest Bölgesi, Çorlu/Tekirdağ’da 2 milyon metrekare alan üzerine kurulu ve şu anda 3,000 kişinin istihdam edildiği 200 firma ile faaliyet gösteriyor.
Toplantı sonrasında Şahinler Holding’in ve dolayısıyla Avrupa Serbest Bölgesinin patronu olan Kemal Şahin’e teknoloji konusunda çalıştığı belirtilen Avrupa Serbest Bölgesini sorduk.
turk-internet.com: Kemal Bey, siz bir hayli ünlü iş adamlarımızdan birisiniz ama teknoloji ile ilgili ilk defa sizinle karşılaşıyoruz. Bu içinde bulunduğumuz Avrupa Serbest Bölgesi sizin bir şirketiniz tarafından işletiliyor. Bilgi verebilir misiniz, kimler var burada?
Kemal Şahin : Tabii, şunu söyleyeyim, her şeyden önce ben yüksek mühendisim. Dolayısıyla, teknolojiyi bilen, teknolojiye inanan ve özellikle bugün burada yapılan olayın Türkiye için çok önemli olduğunun farkında olan bir insanım. Zira bizim geleceğimizde kalkınmış ülke olabilmek için, en yeni teknolojileri yapabilmek, geliştirebilmek ve onun ARGE’sini yapabilmek; onun da farkındayım.
Avrupa Serbest Bölgesi’nde biz, diğerlerinden farklı olarak teknolojiye yoğunlaşmayı, geleceğin teknolojilerine yoğunlaşmayı ve yabancı sermayeye yoğunlaşmayı hedefledik ve bu hedefimizi yakaladık. Yatırımcılarımızın yüzde 70’i PolyPlex gibi ve Huawei’nin ürünlerinin yapılacağı fabrika gibi, Foxconn gibi, ondan sonra IndoRoma, Polyplex, 3M gibi dünya devleridir. Bu kervana bugün bir büyük proje daha kattık. Çünkü bu projeler, bu tür teknolojik projeler ve üretimler geleceğin üretimi, geleceğin teknolojisi, katma değer yaratabileceğimiz sürdürülebilir istihdam, sürdürülebilir üretim ve sürdürülebilir ihracat yapacağımız sektörler [1].
Zaten Türkiye’nin, orta gelir tuzağına takılmasının sebebi de, teknoloji üreten yeteri sayıda firmalar olmayışı, ARGE’mizin ve inovasyonun az olması. O açıdan biz serbest bölgemizi de vizyon olarak bu noktaya oturttuk. En son kurulan serbest bölgelerden biri olmamıza rağmen, yüzde 95’ini doldurduk ve genişlemeye de devam ediyoruz. Yeni teknoloji firmaları almaya devam ediyoruz. Buradaki şirketler 170 ülkeye teknoloji ihraç ediyor ve bunların yüzde 70’i de yabancı, yüksek teknoloji firmaları. Bazı firmaların merkezleri var. Ortadoğu merkezi, Avrupa merkezi burada; bu yönde çalışmaya devam ediyoruz.
turk-internet.com: Buraya girmek için şartlar nelerdir?
Kemal Şahin : Buraya herkesi alabiliriz ama en çok arzu ettiğimiz yabancı sermayeli olan, ihracat yapan, teknoloji üreten firmalar. Çünkü teknoloji üretmez iseniz, sürdürülebilir olmuyor. Diyelim teknolojisi az olan ürünler üretir iseniz, dünyada rekabet çok, o yüzden para kazanamıyorsunuz. Teknoloji üreten firmalar ise gelişiyor, büyüyor.
Nitekim bizim aldığımız firmalar da özellikle kriz dönemlerinde işlerini büyüttüler, yabancı yatırımcı gelmese bile. Mesela son zamanlarda yabancı yatırımcı az geliyor ama buranın içindeki firmalar bizi büyütmeye devam ettiler. O açıdan hem ülkemiz, hem serbest bölgemiz için önemli olan konu : Teknoloji. Teknoloji üreten, geleceğin teknolojilerini üreten şirketler ve o şirketlerin konuşlandırılması.
turk-internet.com: Siz tekstilcisiniz ama bu konuşmanızdan da anladığım kadarıyla, teknolojinin ne kadar önemli olduğunun farkında olan bir iş adamısınız. Sizin teknolojiye yatırımınız olacak mı, ya da son dönemde biliyorsunuz melek yatırımcılık birden çok önem kazandı Türkiye’de. Böyle bir planınız var mI?
Kemal Şahin : O soruya cevap vermeden önce, bir şey daha söyleyeyim: tabii moda konusunda da inovasyon çok var. Benim şu anda giydiğim kıyafet bizim kendi üretimimiz; burada üretiyoruz ve bu ürün en moda ürünlerden dikkat ederseniz, hiç kimse bu ürünü giymiyor, ben giyiyorum burada tek olarak çünkü Zara’ya yapıyoruz. Zara’nın önemli partneriyiz.
Biz moda sektöründe de burada Trakya’da büyüyoruz, 4 bin kişiye iş veriyoruz ama orada da yenilik yapıyoruz, habire yenilik yapıyoruz. Buradan da 170 ülkeye tekstil, moda ürünleri –ama moda, tam moda–, hızlı yapan bir mantık ile yapıyoruz. Böyle büyüyoruz.
Tabii melek yatırımlara, bu tür konulara biz de kafa yoruyoruz çünkü artık bu devirde akıllı yatırımcı, akıllı insan her şeyi bilen insan değil, her şeyi bulan insan değil, bulan yaratıcıyı, gençleri teşvik eden kişi oluyor. Artık kendi firmalarımızda inovasyonu teşvik eden, yeniliği teşvik eden, tartışan ve hata yapma kültürünü benimseyen bir şirketiz. O yönde
çalışanları daha çok yönlendirmeye çalışıyoruz.
Bunun dışında çevremizde üniversitelerde, değişik yerlerde karşılaşıyoruz; bizim gençlerin yeni projeleri oluyor. Gerçekten destekleyecek bir gördüğümüz bir proje birisi getirirse bazen zaman zaman geliyor, onları destekleyebiliriz ama şu ana kadar orada bir yol almış değiliz ama o konuya açığız.
turk-internet.com: Benim sorularım bu kadar. Sizin eklemek istediğiniz bir şey var mıdır?
Kemal Şahin : Ben bugünkü işbirliğini önemli buluyorum. Çok dar çerçevede konuşmalar oldu, küçük bir şey oldu ama bu Türkiye için çok büyük bir şey. Bence Telekom Üst Kurulu konuşmacı arkadaş çok iyi konuştu. Ayrıca ben ona mentorluk da yapmışım. Yine Huawei ’nin bir mühendisine geçmişte mentorluk yapmışım; o hatırlattı bana. Çünkü aslında Türkiye’nin yapması gereken bu. Gelecek bu, zenginleşme bu. Zenginleşme oldu mu, barış olur, her şey farklı olur. Türkiye’de farklı şeyler tartışılıyor. Umarım bu tür konular Türkiye’nin gündemine düşer, diğer kısır çekişmeleri bir kenara bırakırız.
turk-internet.com: Peki, teşekkür ederiz!
Kemal Şahin : Sağ olun!

Kaynak : 