Prof.Dr.Kerem Alkin ile yaptığımız “dünya ekonomisi, Türkiye ekonomisi ve dijital yatırımlar” temalı söyleşimizin ilk 2 günkü bölümünde dünya ekonomisi için dijital yatırımların önemini konuşmuştuk;
- “Dünya ekonomisi dijital yatırımların önemini anladı” bölümünü burayı tıklayarak
- “Neden dijital dönüşüm” bölümünü ise burayı tıklayarak
- “Türkiye Ekonomisinin Dijital Dönüşümü Neden Yakalaması Gerektiği” bölümünü ise burayı tıklayarak
okuyabilirsiniz.
Kaldığımız yerden devam ediyoruz;
turk-internet.com : Son dönemlerde hepimizi heyecanlandıran konu ile ilgili bir gelişme oldu biliyorsunuz, Türkiye’nin ilk tamamı yerli baz istasyonu yapıldı Türk mühendisler tarafından. Projenin ismi, “Ulak”. Bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz?
Prof.Dr.Kerem Alkin : Çok önemli bir nokta çünkü bu bahsettiğimiz dijital dönüşüm ile ilgili büyük aşama varsayalım ki, 10 yıl içerisinde 150-200 milyar dolar’lık bir yatırımı gerektirecek. Şu an bir fikir olması açısından bir rakam ortaya koyuyorum. Şimdi, bu 10- 200 miyar dolar’lık yatırımın donanım ve yazılım boyutunu bir dünyadan ithal ederek yapmak boyutumuz var, bir de 10 yıllık dönemin 5 yılı içerisinde hızla bu içten dönüşüm ile ilgili 15- 200 milyar’lık yatırımın giderek artan bir bölümünü yerli yazılım ve yerli donanım ile arttırma kabiliyetiniz var. O zaman yerli donanım ve yerli yazılım ile bu süreci tamamlama başarınız ne kadar yüksek ölçekli olur ise, bunun doğa sonucu olarak da böyle bir yatırımın Türkiye ekonomisine bizim iktisattaki tabir ile, yatırım çarpanı anlamındaki dönüşü, lafın gelişi söylüyorum, 1 ise, belki 1,5- 2’ye katlanabilir. Dolayısıyla siz bu alanda aslında 1 birim’lik yatırım ile, ekonomide 1,5- 2 katlık katma değer artışına da sebep olabilirsiniz.
Bu yüzden Türkiye’nin bu sürecin bütününü tamamıyla ithal donanım ve ithal yazılıma dayalı olarak yapması sonucunda elde edeceğiniz katma değer sıçraması ile, ilk 5 yıl tamamlandığında, diyelim ki, yüzde 60’a çıkmış, 10.yılın sonunda ise tümüyle yüzde 100’e çıkmış bir yerli donanım ile ve yerli yazılım ile bu süreci tamamlamanın ekonomiye sağlayacağı katma değer sıçraması mukayese bile edilemez. O nedenle, biraz evvel vermiş olduğunuz örnek itibariyle, bizim bunu olağanüstü bir tempo ile, mutlaka kısa zaman içerisinde daha çok miktarda yerli yazılım ve yerli donanım ile tamamlamanın yol ve yöntemlerini de bulmamız gerekiyor.
turk-internet.com : Bu durumda, hem kendi ürettiğimiz teknolojiyi daha ucuza kullanacağız, hem de yurt dışına satma olanağı elde edeceğiz.
Prof.Dr.Kerem Alkin : Bunun aynı zamanda ihracat ile ilgili boyutunu tabii ki atlamamamız gerekiyor. Ben aslında demin konuşurken atlamış bile sayılabilirim. İyi ki hatırlattınız! 500 milyar dolar gibi 2023 yılında tutturmayı hedeflediğimiz ihracat hedefleri var. Bu ihracat hedeflerini tutturabilmemiz için, şu anda kilogram başına en iyi koşullarda 1,5 dolar’lık bir katma değer elde ediyoruz, oysa dünyadan ithal ettiğimiz ürünler için kilogram başına 2,5 dolar’lık bir katma değer ödüyoruz. Demek ki, ihracatımız da, ithalatımız da eksiklik var. Kg başına 1 dolar’lık bir açığımız var.
Bu açığı kapatabilmemiz için dünyaya ihraç ettiğimiz ürünlerin ortalama kilogram başına katma değerinin 1,5 dolar’dan, 2,5 dolar’a yaklaşması lâzım ki, Türkiye yüksek bir dış ticaret açığı ve cari işlemler açığından kurtulabilsin. Bu ancak ve ancak dünyaya ihraç ettiğimiz ürünlerin içerisine daha ileri teknoloji ve daha yüksek katma değere sahip olan ürünleri eklemeye başlamamız ile olabilir.
O halde Türkiye dediğiniz gibi, bu dijital dönüşümü ne kadar yüksek miktarda son derece etkin yazılım ve donanım ile başarabilir ise, bu yazılım ve donanım aynı zamanda dışarıya ihraç edebileceğimiz bir imkân demektir ve Türkiye’nin kilogram başına ihracat katma değerinin arttırmak anlamına gelir.
turk-internet.com : Çok teşekkür ederiz! Bizim sorularımız bu kadar. Eklemek istediğiniz başka bir şey var mı?
Prof.Dr.Kerem Alkin : Sanıyorum, temel mesajları verdik. Ümit edelim ki, siyasi liderler koalisyon süreçlerini hız ile tamamladıktan sonra bir hükümet kurulduğu zaman en önce gündemine aldıkları konular bunlar olsun. Kısırdöngü, siyasi tartışmaların içerisinde yuvarlanmaya devam etmemiz halinde ve de biraz evvel de vurgulamıştık, böyle 1 yıl kaybetmemiz halinde her kaybettiğimiz 1 yıl, dijital dönüşümde dünyada rakibimiz olan ülkelere göre 3 yıl geride kalmamız anlamına geliyor. Hani, bunu tekrar liderlerimize hatırlatmış olalım.

Kaynak : 