Görüşmede firma yetkilisinin ağzından çıkan, benim içinse havada uçan laflar şöyleydi:
- “ISP servisi, Portal, B2B, DNS… “
Anlamak ne kelime, sadece kelime yakaladıkça not alıyor ve hiç bir şey bilmediğimi belli etmemeye çalışıyordum. Firma yetkilisi bizimle varsa V-POS çalışması yapabileceğini falan söylüyordu. Biraz çalıştığım bankayı tanıtıp, bunun tanışma ziyareti olduğunu, önümüzdeki haftalarda sorularına hazırlık yaparak tekrar randevu alacağımı söyleyerek görüşmeden ayrıldım.
O günlerde pek çok kurum gibi bizim bankada da sadece lokal bir çeşit intranet mesajlaşma vardı ve benim Internet bağlantım da yoktu.
İş yerine dönünce Bilgi İşlem bölüm başkanına telefon açıp, yaptığım görüşmeden bahsettim ve Internet bağlantısının kurulmasını rica ettim. Banka genelinde herkese bağlantı verilsin kararı alınmadığı için kimseye söylememi tembih ederek, bağlantımı yaptılar.
Tamam bağlanmıştı da şimdi ne yapacaktım? Neler yapabileceğimi nasıl öğrenecektim? Bu aşamada benim için desk top’da yeni bir ikondu sadece…
O gün artık e-mail adresimde vardı ya, ilk e-mailimi de bu amaca hizmeten bu konuda başka bir arkadaşım/müşterime gönderdim ve sordum: “ Internet konusunda hiç bir şey bilmiyorum, neler yapabileceğimi nasıl öğrenebilirim?”
Gelen cevap da “ Kim Korkar Serisi var. Galiba Kim Korkar Internet’den faydalanacığın kitabın ismi” diyordu. Kitabı ilk fırsatta bulup, satın aldım. Artık öğle tatillerinde kitaptan adım adım yapabileceklerimi öğreniyordum. Bu gün kimseye bunları öğretmek gerekmiyor çünkü bir şekilde etraflarında bilen biri var ama o gün için benim etrafımda kimse yoktu tabi bir de kimseye göstermeden yapmak gerekiyordu. O günlerde benim hattın kötülüğünden 17K bağlantı ile bağlanıyormuşum. Program down load etmeye çalışıp, beni tökezletenin proxy server olduğunu şimdi biliyorum ama o zamanlar bilmiyordum J
Sonra başka bir macera başladı. Bu öğle tatilleri, akşamları kalarak ve Bilgi İşlem’in sisteme koyduğu kısıtlarla olmayacaktı. Eve pc almaya karar verdim. Ve o güne kadar kendimi iyi pc kullanıcısı sanırken, network’e bağlı pc kullanmanın başka, evde kullanmanın başka olduğunu öğrendim. Evde sorun olunca “şu çalışmıyor, bu çalışmıyor, şu nasıl oluyor “ diye soracak kimse yoktu. Ama iyi haber artık uygun anahtar kelimeleri girerek arama motorlarından merak edeceğim her konuda site adreslerini bulabileceğimi biliyordum ve bu sefer de pc’nin bilmediğim özelliklerini bana öğretecek web sitelerini bularak sorunları çözdüm. Yeni pc kullanıcıları için diğer bir tavsiyem piyasadaki aylık ve haftalık çıkan pc dergilerini okuyun. 2-3 ay bu dergileri de takip edince artık terminolojiye de hakimdim ve bazı programları down load etmek yerine bu dergilerin cd’lerinden yüklemek çok daha pratikti.
Diğer taraftan şu chat nasıl yapılıyormuşu da merak etmiştim. Zaten yurt dışındaki kardeşlerimle video chat yaparız diye web cam. de almıştım. Aslında bu msgr’ların hepsinin “help” lerinde neler yapılması gerektiği anlatılıyordu ama bu konuda da kitaplar vardı. Onları da okudum tabi…
Bu arada “Internet ile neler yapılır”ı merak etmeme sebep olan firma ile ikinci görüşmeye gittikten sonra yavaş yavaş çalışmaya başladık. Bir yıl sonra aynı firmadan dns aldım. Bu sefer ben de onların müşterisiydim. Firma yetkilisi, öğrenme gayretimi takdir etmişti ve dillerini anladığım için çalışmamamız, onlara dönük ürün ve hizmeler için de bir engel kalmamıştı. (Mutlu, mesut çalışıyoruz)
Internet’de surf, chat derken 6 ay geçti ve sonunda ben de bir web sitesi yapmaya karar verdim. Bunu nasıl yaptığımı öğrenmek artık sizin için süpriz olmayacak. Tabi ki yine bu konuda öğreten web siteleri ve arama motorlarında isimlerini bulduğum kaynak kitaplardan. Amatörler için Web Tasarımı&Masaüstü Yayıncılık (Kaba ismi, for dummies*) ‘la okumalara başladım. Sonra html’mi, editör programla mı, yoksa web sitesi üzerinde site editörü olan free serverlarda mı yapayım kararını vermeye çalıştım. Bu konuda hiç deneyimi olmayanlar korkmasın. Hani html diyince tüyleriniz diken diken oluyorsa, basit bir html siteyi yapmayı adım adım öğreten web siteleri var. Ben önce free server üzerinde öyle editör program gerektirmeyen, html bilmek istemeyen, ftp gerektirmeyen çok basit bir şey yaptım. Vaktim olsa aslında kursa gidecektim ama yine bu konudaki kursları search ettiğimde saatleri bana uyan bulamamıştım. Böylece Kim Korkar serisi kitaplardan Front Page 2000 kitabını aldım ve programı tedarik ettim. Uzatmayayım bir hafta sonu oturdum yaptım ilk web sitemi. Uzatmamı istiyorsanız da turk-internet.com ‘a yazın, biraz “basit web dizayn nasıl yapılır?”ı anlatalım.
Internet’e müşterimin dilini, yaptığı/yapacağı işleri anlamak için merak sarmıştım ama sonra hayatımı kolaylaştıran, bana hizmet eden ve sonrasında açmaya başladığım, içeriğini hazırladığım web siteleri ile benim de hizmet ettiğim bir sistem olduğunu anlamıştım. Artık bir kitap okurken kitapta geçen bir kavram, özel isim, yabancı kelime olduğunda direkt arama motorlarına giriyor, bazan abartıyor yazarın öz geçmişine kadar okuyor, kaynakçasında kitaplara bakıyor kitapta verilen bilgilerin çok daha fazlası bilgiye bu sefer Internet’den ulaşıyorum.
Bu yazıda sizlere …..For Dummies serisi kitaplardan kendi tecrübelerimle Internet’de yapabilecekler hakkında neler öğrenilebileceğinin bir kısmını anlatmaya çalıştım. ….For Dummies kitaplarına bayılıyorum sizce aptal mıyım?
* Julia Mandelbrot Finans Sektöründe Yöneticilik Yapmaktadır.



Kaynak : 