Kişisel Verilerin Korunması Kanunu, dün de TBMM Genel Kurulunda görüşülmeye devam edildi. Görüşmeler sırasında muhalefet partilerinin birden fazla şekilde kanunun komisyona geri çalışılması, üzerinde çalışılarak yeniden getirilmesi talepleri, AKP hükümeti tarafından reddedildi. Muhalefet partileri kanunun 2016 martında yürürlülüğe girecek AB regülasyonuna paralel olmasını talep ediyorlar, AKP ise 1995 yılındaki AB uygulamasına paralel olan kanun tasarısında ısrar ediyor.
Avrupa Birliği ilk kez 1981 yılında hazırladığı “elektronik verilerin işlenmesi” sözleşmesini, 1995 yılında bir direktif yani çerçeve haline getirmişti. Bu çerçeve bugüne kadar da geçerliydi. Ancak o günden bu yana çok şey değişti. Hayatımıza arama motorları, sosyal medya siteleri, anında mesajlaşma uygulamaları, coğrafi yer uygulamaları vsvs pek çok şey girdi. Dolayısıyla da kişisel verilerimiz daha çok işlenir hale geldi.
Kişisel verilerimiz içinde bazıları her yerde bulunabilir verilerse de (mezun olduğumuz lise, doğum tarihimiz vs), bazıları çok özel (hassas) veriler olarak geçiyor. Bunlar din, mezhep, ırk, cinsel yaklaşım, politik görüş, felsefik görüş vs gibi sayılabilir.
Bugünün dünyasında en önemli kavram “güvenlik” mi, yoksa “özgürlük” mü? bu büyük bir ikilem olarak sürüyor. Bazıları güvenliği tercih ediyor ama bu uzun vadede acaba doğru mu? Bunu özellikle terör saldırganının iPhone bilgileri nedeniyle kavgaya girişen Apple-FBI olayında görüyoruz.
Ya da diğer yandan “parasız ise, ürün sizsiniz” felsefesi ile sunulan uygulamaların bizim hakkımızda öğrendikleri, yani girdiğimiz web sayfaları, maillerimiz, sayfalara koyduğumuz düşüncelerimiz ya da fotoğraflarımız, ya günün birinde bizim aleyhimizde kullanılabilir araçlar haline dönüşürse !!!
Tabi kişisel verilerimizle dolandırıcılık yapanlar ya da bizim üzerimizden para kazananlar da cabası. Telefon dolandırıcılıkları bunun bir örneği.
Kaç Kişi Farkında?
İşte kişisel verilerimiz bu kadar önemli. Ama bu verilerin önemini kaç kişi farkında?
Ya da kaç kişi şu anda TBMM’de sürmekte olan “Kişisel Veriler Kanunu” görüşmeleri ile ilgileniyor?
Verilerimizin, özellikle de hassas verilerimizin rızamız dışında aktarılması görüşülüyor ve ispat olanağı ortadan kaldırılıyor. Kaç kişi farkında?
Avrupa Birliği’nin mart regülasyonu hemen önümüzde, 2 hafta ilerimizdeyken, kaptıkaçtı methoduyla bu regülasyon çıkmadan kendi istekleriyle kanun çıkarmaya uğraşanlar var. Bunu kaç kişi farketti?
Bir ülkenin demokratik olmasının yolu, haklarımızı bilmekten geçer. Yoksa birileri sizin için Ankara’da sizi düşünmez.
Onun için herkesi “kişisel verileri koruma kanunu”nun şu anda TBMM’de görüşülen taslağını dikkatle okumaya davet ediyorum.

Kaynak : 