Röportajın ilk bölümünü Köstem ; Meteksan, % 100 Sahibi Olduğum Aktera Bilişim Hizmetlerine Ait ve ikinci bölümünü Köstem ; Meteksan, İş Almakta Sıkıntı Çekmiyor başlığı altında okuyabilirsiniz.
Meteksan Sistem, 1969 yılında Sisag adıyla Hacettepe Vakıfları’nın bilişim ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla kurulan bir firmaydı, 1976 yılında yazılım projeleri için kurulan Teksis ve 1978 yılında donanım çözümleri için kurulan Biltek isimli firmalarla devam eden gruba, 1989 yılında Sispa ve Bilpa firmaları eklendi. 1992 yılında Teksis Grubu, Meteksan Bilgisayar Hizmetleri ve Satış Grubu adını aldı. Yazılım, donanım ve hizmet alanlarının tek çatı altına toplanması ile yazılım, anahtar teslimi projeler ve sistem entegrasyon faaliyetleri yapılmaya başlandı. Şirket 1998 yılında bugünkü ismi olan Meteksan Sistem ve Bilgisayar Teknolojileri AŞ, haline geldi. 1 Ekim 2007 tarihi itibariyle ise Yönetim Kurulu Başkanı Alper Köstem tarafından satın alındı. Meteksan Sistem, Aktera AŞ’ye bağlı bir şirket olarak Türkiye bilişim sektöründe hizmet vermeye devam ediyor. Köstem’e şirketle ilgili sorular sormaya devam ettik;
Turk-internet.com : Tepe Teknoloji kime ait?
Alper Köstem : Tepe Teknolojinin % 100 hisselerine sahibiz. Tepe International firmasına ise Almanlar sahip. Biz onlarla da iş yapıyoruz. Yazılımlarını satıyoruz. 4-5 yeni proje var. Hacettepe, Kocaeli Üniversite Hastaneleri, Mesa veya Askeri Hastaneler gibi.
Turk-internet.com : Bundan sonraki vizyonunuz ne olacak ?
Alper Köstem : Bundan sonraki vizyonumuzun bir parçasında “finans” konusuna önem vermek var. Şöyle bir ders aldım, kendi adıma; finanse edilebilir işlere gireceğim. İş alayım da, nasılsa finanse edilebilir demeyeceğim.
Sonra “rightsizing” yapacağız. Bakın “downsizing” demiyorum. Yani şirketi doğru boyutuna getireceğiz. Ondan sonra büyüteceğiz. Büyüme kaçınılmaz. Önümüze çıkan fırsatları değerlendirmez isek olmaz. Meteksan’ın fırsatları kaçırmasının doğru olmadığını düşünüyorum.
Meteksan’ı SATIN almamın nedeni buydu. Meteksan’ın yıllar boyunca yaptığı yatırımlar var. Bunları görmezden gelmek doğru değil. Her türlü sıkıntıya rağmen Türk pazarının hala lideri durumunda. Hep söylediğim bir hedef var; 1 milyar $ diyorum. Önümüzdeki 5 yılda bu hedefi yakalayacağız.
Ben şirketin % 100 sahibiyim. Sıkıntıdan kaçmak için alsaydım, baştan almazdım. Yönetici olarak param da vardı, itibarım da. Ama ne oldu; hayatım boyunca biriktirdiğim paraları bu şirkete koydum. Bu şirketin çalışması benim açımdan önemli.
Turk-internet.com : Peki siz geçen yıl bu şirketi satın alırken, büyük bir borç yüküne rağmen aldınız. Neden ve yine neden Bilkent bu işten çıkmak istedi?
Alper Köstem : Dediğim gibi, bunu almak benim için bir misyondu. Gönlüm razı olmadı.
Bilkent Üniversitesi, kendi stratejisi içinde bir karar verdi. Risk almak istemedi. Sadece Meteksan’dan çıkmadı, alışveriş merkezlerini, sinema ve arazilerini de sattı. Riskli iş yapmak istemiyorlar. Borç istemiyorlar.
Ben niye aldım? Almasaydım, bu şirket lider olarak sürmeyecekti. Bilkent’in vizyonu bu şirketi küçültmek yönündeydi. 100 Milyon $’lar düzeyinde ciro yapacak boyutlara çekilecekti. Buna gönlüm razı olmadı.
Ben tabi ki yönetici olarak başka yere geçebilirdim. Ama gönlüm, sektör ve Meteksan adına buna razı olmadı. Yanlış bir şey olacaktı. Bu vizyonu bundan sonra da sürdürecek birisi çıkarsa, 1 kuruş almadan şirketi devrederim. Meteksan’ın sektör adına yaşaması lazım. Bugün nereye baksanız Meteksan’ın yaptığı bir iş var;
- –Nüfus Kimlik sistemi
–Emniyet suçlu tespit sistemi
–Bomba ihbar robotları
–İhale otomasyonu
–Çiftçi kayıt sistemi
İlk aklıma gelenler bunlar ama binlerce proje ve devlet işi var. Meteksan’ın küçülmesi bu projelerin de yara alması anlamına gelir.
Meteksan’ın yara alması, Türkiye Bilişim sektörüne mal satan bir sürü vendor açısından da sorun olur. Meteksan kimsenin almadığı riskleri alarak, Cisco, Microsoft, IBM ürünlerini satıyor. Bu malları bizim dışımızda ve bu kadar büyük miktarlarda kim satar? Dolayısıyla Türkiye’deki bilişim sektörünün cirosu düşer. Bu onların da sorunu olmalı.
Ben mizana bakıyorum, 5 sene önce bizimle 100.000 $ cirosu olan taşeron firma, bugün yine bizimle 5 milyon $’lık iş yapar hale gelmiş. Doğrudan 1200 kişinin çalıştığı, taşeron firmalarda 10.000 kişiye yakın personeli çeşitli projelerde ilgilendiren yani onların ailelerini de düşünürseniz 50.000 kişiye yakın insanı besleyen bir eko-sistem bu.
Röportajın son bölümünü Köstem ; Entegratör Pazarında 1 Elin Parmağı Kadar Şirket Devamlı Kavga Ediyor başlığı altında okuyabilirsiniz.



Kaynak : 