Röportajın ilk bölümünü L.K.Berber; Tahkim’de Medya’nın Kabahati Var – 1 başlığı altında okuyabilirsiniz.
turk-internet.com : Brezilya’dan bahsediyordunuz..
Leyla Keser Berber : Evet, size uçuk kaçık ama gerçek bir örnek vereyim. Brezilya’dan. Orda yargı sisteminde yapay zeka’nın kullanılması sözkonusu.. Brezilya’da da adalet sistemi bizde olduğu gibi sıkışmış. Mahkemeler iş yükü altında ezilmekte ve davalar hem sayı olarak çok, hem de çok uzun sürüyordu. Bunun üzerine Brezilya’da “Mobil Mahkeme” diye bir kavram oluşturdular.
Gelmiş, geçmiş tüm davaları, yargılama ile ilgili olarak Hakimin ihtiyaç duyabileceği bütün bilgileri bilgisayara aktarmışlar. Daha doğrusu yapay zeka ile çalışan bir bilgisayar programı hazırlanmış. Bu mobil mahkemeler bir hakim, bir zabıt katibi ve sanal hakim’den (yapay zeka ile çalışan bir notebook) oluşuyor. Bunlar sokakta dolaşıyor ve olaylara anında müdahele ediyorlar. Hakim hemen cübbe’sini giyiyor. Notebook’unu açıyor ve zabıt katibi, hakim taraflarla konuşurken elde edilen tüm verileri bilgisayara giriyor. Karar vermeyi “yapay zeka”ya bırakıyorlar. Sanal hakimin tek eksikliği takdir hakkı yok. İşin bu takdir hakkını kullanma bölümünde de Sanal hakimin insan meslektaşı devreye giriyor ve nihai karar bu şekilde veriliyor. “Cyber Judge” olarak ararsanız buna ilişkin bilgi bulacaksınız internette.
Bu projede amaç hakimlerin yerine bilgisayarları koymak değil ama çabuk karar verilebilecek konuları mahkemeye taşımadan çözmek ve mahkemelerin iş yüklerini hafifletmek ve hakim’leri bilgisayarlarla desteklemek.
Yani tüm dünya’da yeni arayışlar var. En son olarak da bilgisayar hukuku tartışılmaya başlandı. Benim dikkatimi 1999’da çekti. Araştırma yapmaya başladım. Sonra arkasından “Bilgi Üniversitesi’nde bu konuda bir ders koysak” demeye başladık.
Bilgi Üniversitesi’nde sevdiğim şey, istediğim alanda, istediğim tarzda çalışmamı mümkün kılıyorlar. Buraya ilk geldiğimde “özgürlük için geldim” demiştim. Şu an Rektörümüz olan Lale Duruiz’de “O burada var” demişti. Bugüne kadar da Bilgi Üniversitesi bunu teyit etti.
İşte bu nedenle bu tür bir dersi –önce lisansta, seçimlik ders olarak— başlattık. Bir baktık çok talep var. Hukuk ve bilgisayar bölümü dışındaki diğer farklı disiplinlerden yani işletme, uluslar arası ilişkiler, psikoloji gibi bölümlerden bile gelenler oldu.
Turk-internet.com : Peki, o dönemde Türkiye’de bilişim hukuku konusunda başka akademik çalışmalar var mıydı?
Leyla Keser Berber : Bizden önce bildiğim kadarıyla 1998’de Mehmet Gün “bilgisayar hukuku” ders vermişti. Ceza Hukukçusu, Yılmaz Yazıcıoğlu da doktora tezi olarak bu konuyu seçti. Vedat Gürer’in bazı çalışmaları olduğunu biliyorduk. Yaman Akdeniz bazı çalışmalar yapmıştı.
Turk-internet.com : Ya Elektronik İmza?
Leyla Keser Berber : 2000’de, elektronik imza ve ödeme sistemleri, elektronik para konularına kafayı taktım. Ankara Hukuk fakültesi 2001 yılında “Elektronikteki Gelişmeler ve Hukuk” başlıklı bir Konferans düzenlemişti. Elektronik imza’yı anlattığım ilk konferans odur.
turk-internet.com : Elektronik İmza Yönetmeliğinde TK Danışmanlığı da yaptınız değil mi?
Leyla Keser Berber : Telekomünikasyon Kurumu elektronik imza konusunda yönetmelik ve tebliğ hazırlamak üzere çalışma grupları oluşturdu. Hukuk Çalışma Grubu adına Ankara Üniversitesinden Haluk Konuralp başkanlığındaki bu çalışmaları Telekomünikasyon Kurumu adına Başkan yardımcısı Mustafa Alkan yönetiyordu.
Ben Elektronik İmza Kanununa çok söz söylediğim için sanırım Mustafa Alkan Bey “Madem beğenmiyorsunuz, gelip iyisini yapın, görelim” düşüncesiyle beni Hukuk Çalışma Grubu Başkan Yardımcılığına davet etti.
Çalışma grubu ilk başta 119 kişiydi. Telekomünikasyon Kurumu’ndan da 10 kişi vardı. Asıl görev zaten onlarındı. Ancak Hukuk Çalışma Grubu Raporunu ben, Yasin Beceni, Tuğrul Sevim, Murat Lostar ve Mete Varas, Telekomünikasyon Kurumundaki ekiple koordineli çalışarak tamamladık.
Raporu hazırlarken herkesin görüşlerini aldık. Haluk Konuralp Hoca bazı nedenlerle Başkanlık görevini bırakma durumunda kaldı. Başkanlığa beni getirdiler. Ama bana Başkanlık önerildiği gün, raporun verilmesine belki en fazla bir hafta vardı.
Mustafa Alkan Bey’i bu çalışmada takdir etmek lazım. Çalışmanın son derece şeffaf ve herkesin katılımına açık olması için gerekli her türlü fedekarlıkları yaptı. Sonunda herkesin gayretleriyle ortaya iyi bir çalışma çıktığına inanıyorum.
Röportajın devamını L.K.Berber; e-Fatura ve e-Ticari Defter 2005 İş Planında – 3 başlığı altında okuyabilirsiniz.

Kaynak : 