web analytics
Çarşamba, Haziran 24, 2026
No Result
View All Result
  • Giriş
Türk İnternet
  • Ana Sayfa
  • BİLİŞİM
  • e-TİCARET
  • INTERNET
  • TELEKOM
  • YENİ TEKNOLOJİLER
  • Hakkımızda
  • Kişisel Verilerin Korunması
    • Çerez Aydınlatma Metni
    • İlgili Kişi Başvuru Formu
No Result
View All Result
  • Ana Sayfa
  • BİLİŞİM
  • e-TİCARET
  • INTERNET
  • TELEKOM
  • YENİ TEKNOLOJİLER
  • Hakkımızda
  • Kişisel Verilerin Korunması
    • Çerez Aydınlatma Metni
    • İlgili Kişi Başvuru Formu
No Result
View All Result
Türk İnternet
No Result
View All Result
Ana Sayfa YENİ TEKNOLOJİLER Yeni Teknolojiler Sağlık Teknolojileri

Lancet Baş Editörü Horton: Virüsün Kaynağıyla İlgili Komplo Teorisi Çok Saçma

turk-internet.com Basin-turk-internet.com Basin
5 Mayıs 2020
-ARAŞTIRMA, Günlük Haberler, Sağlık Teknolojileri
0
Lancet Baş Editörü Horton: Virüsün Kaynağıyla İlgili Komplo Teorisi Çok Saçma

Lancet Baş Editörü Horton: Virüsün Kaynağıyla İlgili Komplo Teorisi Çok Saçma

Facebook'ta PaylaşTwitter'da PaylaşLinkedin'de Paylaş

Çin’in salgın önleme ve kontrol deneyimleri ve ABD’nin tecrübesi dünyada nasıl değerlendiriliyor? Sıkça duyulan “virüsün kaynağıyla ilgili komplo teorisi” ve “sorumluluk teorisi”ne nasıl bakılıyor? Uluslararası öncü tıp dergisi Lancet’in baş editörü Richard Horton 1 Mayıs’ta, Çin Medya Grubu’na verdiği özel röportajda bu sorulara yanıt getirdi.

Yanlış bilgilerin yol açtığı “salgın” etkisi virüsün şiddetiyle eş düzeyde

Horton, söylentilerin çoğunun çok saçma olduğunu, ancak bunların da ciddiye alınması gerektiğini söyledi. Horton, şöyle devam etti;

“Virüs komplo teorisi” salgına karşı mücadele için elverişsizdir. Virüsün kaynağını anlamalı ve bilimsel bir tavırla incelemeliyiz. Bu komplo teorisinin düşüncemizi bozmasına izin vermemeliyiz. Bu komplo teorisinin olumsuz etkisi çok ciddidir. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Genel Direktörü’nün dediği gibi, son aylarda biri virüslerden, diğeri yanlış bilgilerin neden olduğu dezenformasyondan doğan iki salgınla mücadele ediyoruz. Birçok durumda yanlış bilginin etkisi, virüsün neden olduğu salgın kadar şiddetlidir. Bu tür söylentiler virüs gibi yayılır ve insanları etkiler, insanlara zarar verir. Bu nedenle, virüsün yayılmasını önlerken ve kontrol ederken söylentileri ortadan kaldırmak gerekir.”

“Sıfır numaralı” hastayı aramak pek anlamlı değil

“Sıfır numaralı” hastayı aramanın çok anlamlı olmadığını söyleyen Horton, şöyle konuştu;

“Örneğin, 1980’lerde AIDS salgını patlak verdiği sırada, birçok kişi sıfır numaralı AIDS hastasını bulmak istedi ve çok fazla enerji harcadı. O zamanlar insanlar bulunduğunu düşündüler, bu kişi medyaya maruz kaldıktan sonra geniş çapta tartışıldı, ancak yıllar sonra bu kişinin sıfır numaralı hasta olmadığı sonucunca varıldı. Sıfır numaralı hasta aramak damgalamaya ve ayrımcılığa neden olabilir, herhangi bir rol oynamaz ve bilimsel değildir. Ancak öte yandan, bu virüsün kökenini anlamamız, nereden geldiğini bilmemiz, bulaşma sürecini keşfetmemiz ve daha sonra insanlara yayılma riskini azaltmamız gerekiyor.”

Bazı Amerikalı politikacıların söylemleri hayal kırıklığı yaratıyor

ABD’nin bilimsel ve tıbbi gelişim seviyesini çok takdir ettiğini söyleyen Horton, Ulusal Alerji ve Bulaşıcı Hastalıklar Enstitüsü müdürü Anthony Fauci gibi Amerikan doktorlar ve bilim adamlarının salgına müdahale konusunda çok iyi performans gösterdiğine dikkat çekti.

Horton, şu ifadeleri kullandı;

“Ancak beni hayal kırıklığına uğratan şey, komplo teorilerini savunan, sağlam kanıtlara sahip olmayan tedavi paketini destekleyen ve diğer ülkeleri ya da kuruluşları kamuoyu önünde eleştiren Amerikalı politikacılardı. Bu yaklaşım işe yaramaz, yapmamız gereken salgının yol açtığı zorlukların üstesinden gelmek için işbirliğini güçlendirmektir”

Birçok ülkede on binlerce insanın ölümü önlenebilirdi

Horton, DSÖ’nün salgını 30 Ocak’ta uluslararası bir kamu sağlığı acil durumu olarak ilan ettiğini, bunun salgına önem gösterilmesi konusunda dünyaya verilen bir uyarı olduğunu da söyledi. Horton, şöyle devam etti;

“Bu virüsün yayılmasından söz eden Dünya Sağlık Örgütü Genel Sekreteri Tedros Adhanom Ghebreyesus, insanların hazırlıkta bulunmaları uyarısında bulundu. Küresel sağlık alanındaki en otoriter örgüt olan DSÖ’nün uyarılarına dikkat etmeliyiz. Ne yazık ki, birçok ülke erken uyarılara dikkat etmeyerek on binlerce ölüme neden oldu ve bu ölümler önlenebilirdi”

Salgın dünyada ne kadar sürecek?

Horton, Wuhan’daki duruma bakıldığında, karantinanın 23 Ocak’tan Nisan ayının başına kadar yaklaşık 10 hafta sürdüğüne işaret etti. Horton, Wuhan’ın tecrübesine göre virüsün yayılma durumunun on hafta süren karantina döneminden sonra engellenebileceğini dile getirdi.

Salgın önleme ve kontrolü hakkında konuşan Horton, mesafeyi korumak, kişisel hijyene dikkat etmek, sık sık elleri yıkamak, öksürük görgü kurallarına uymak gibi koruyucu önlemler almamız gerektiğini söyledi. Horton, şunları ekledi;

“Önümüzdeki 6 ila 12 ay içinde, muhtemelen bir aşı geliştirmiş olacağız. Önümüzdeki yıl, bu aşıyı enjekte etmeye başlayabiliriz, böylece herkes gerçekten korunabilir”

Wuhan şehrinde kapsamlı karantina kararını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Horton, Çin hükümetinin acil bir durum karşısında Wuhan’ı kapsamlı olarak karantina altına almasının çok kesin bir karar sayıldığını söyledi. Horton, şu değerlendirmede bulundu;

“Wuhan’ın karantina altına alınmasıyla, Çin dünyaya salgına müdahale etmek için zaman kazandırdı, bu sadece doğru bir karar değil, aynı zamanda diğer ülkelere salgının yol açtığı acil duruma karşı nasıl hareket etmeleri gerektiğini konusunda örnek gösterdi. Bu yüzden Çin’e, Wuhan’daki salgınla mücadele çabaları için teşekkür etmeliyiz”

Çin’in virüsün kaynağı olduğu suçlaması işe yaramaz ve yanlış

Horton, bazı insanların Çin’i salgının kaynağı olmakla suçladığını, bu suçlamanın işe yaramaz ve doğru olmadığını kaydetti.

Horton, şunları ekledi;

“Gerçekten yapmamız gereken salgını anlamak için sakin bir şekilde Çin hükümetiyle işbirliği yapmak ve salgının geri gelmeyeceğinden emin olmak için elimizden gelenin en iyisini yapmaktır. Çin’in kendisi salgının ortaya çıkmasını görmek istemez, salgından da sorumlu tutulmamalı. Edindiğim bilgilere göre, Çinli doktorlar ve bilim adamları salgınla mücadeleye önemli katkılar sağladılar. Onlar hükümete tavsiyelerde bulundu, hastaları tedavi etti ve Çin vatandaşlarının hayatını kurtardı. Çin bu durumdan çok gurur duyabilir. Çin’in çok seçkin bilimsel araştırma ve sağlık personeli var. Bazı dünya liderleri Çin’i haksız olarak eleştirdiler ve aslında bu bir yanlış. Salgınla mücadele eden Çinli doktorlara ve bilim adamlarına teşekkür etmeliyiz”

SARS’tan ders almamak bir insanlık trajedisidir

SARS salgınından da bahseden Horton, aslında o zamanlarda virüsün Kanada gibi bazı Batı ülkelerinde yayıldığını, DSÖ’nün de erken bir uyarı yaptığını hatırlattı.

Horton, şu ifadeleri kullandı;

“17 yıl önce SARS salgını sona erdikten sonra, dünya ülkeleri gelecekteki salgınlara müdahale yöntemlerini değiştirmeye söz verdiler ve salgına büyük önem vermeyi vaat ettiler. Ama aslında mevcut COVID-19 salgını durumu SARS’tan ders almadıklarını ve virüs tehlikesini fark etmediklerini gösteriyor. Bu bir trajedi ve bu insanlık için gerçek bir felaket.”

Çin haklıydı, biz yanıldık

Çin’in dünyayla paylaşılabilecek salgın önleme deneyimlerinden bahseden Horton, Çin’in deneyiminin hızlı ve kesin bir karar olduğunu, bu kararın Çin’in SARS virüsü ile mücadelede edindiği deneyimler sayesinde olduğunu söyledi.

Horton, cümlelerini şöyle sürdürdü;

“Son 20 yılda Çin hastanelere ve sağlık sistemlerine büyük yatırım yaptı. Çin hükümeti bazı üniversitelere ve bilimsel araştırmalara da çok yatırım yaptı. Dolayısıyla, COVID-19 salgını geçen yıl Aralık ayında meydana geldiğinde, Çin’in salgınla başa çıkacak bilimsel araştırma yetenekleri ve tıbbi kaynakları vardı. Aynı zamanda siyasi yetenekleri de vardı, bu salgının SARS virüsüne benzediği ve Çin toplumu için büyük bir tehdit oluşturacağı anlayışına varan Çin hükümeti bu nedenle kesin bir karar verdi.

Batı Avrupa ülkeleri bunun SARS değil, ancak gribe benzeyen bir virüs olduğunu düşünüyor. Bu ülkeler ,bu salgının en fazla başka bir grip dalgası olduğunu düşündük ve bu tehlikeye dikkat etmedik. Çok ciddi bir hastalık olmayan grip virüsü insanlar arasında yayılabilir ve sürü bağışıklığından sonra hepimiz virüsten korunabiliriz sanıyorduk. Ama aslında bu ciddi bir yanılgıydı. Çin haklıdır, yanıldık”

Horton, bu salgında Çin’in dünyanın öğrenmesine değer birçok deneyime sahip olduğunu söyledi. Örneğin, kabin hastanesi Çin’in salgına başarılı bir şekilde müdahale etmek için çok önemli bir yenilik. Hafif hastalar kabin hastanesine giriyor, sağlık personeli bunlarla ilgileniyor; durumu daha da kötüleşirse, hasta başka bir hastaneye sevk ediliyor. Bu sadece hastaneyi korumakla kalmayıp aynı zamanda geniş tedavi alanını sağlayan ve hastaları etkili bir şekilde izole eden çok iyi bir yenilikçi fikirdir.

Horton, Çin’in şu anda büyük bir bilimsel ülke olduğunu ve Lancet dergisine bilimsel makalelerin sunulmasındaki liderlerden biri olduğunu söyledi.

Horton, şunları söyledi;

“Ne yazık ki, Çin tıp ve bilim alanında önemli bir ülke olarak görülmüyor, umarım bu salgından sonra daha fazla ülke Çin’in salgının önlenmesine katkısını tanıyacak. Daha fazla Çinli bilim adamı ve tıp camiasındaki öncülerin dünya sahnesinde aktif rol oynamasını arzu ediyorum”

Salgın hakkındaki tartışma ulusal jeopolitik mücadelenin bir parçası olarak yorumlanmamalıdır

Horton, salgın hakkındaki tartışmanın nihayetinde ulusal jeopolitik mücadelenin bir parçası olarak yorumlanmasından üzüntü duyduğunu söyledi.

Horton, şöyle devam etti;

“Aslında, yeni koronavirüs tüm insanların sağlığı için bir tehdittir. Dünya ülkeleri bu tehdide müdahale için işbirliği yapmalıdır. Belli bir ülkeye karşı suçlamalar görmek istemiyoruz. Bu tür davranış hastalık önleme ve kontrolüne hiçbir fayda olmayacak, barış ve kalkınmayı teşvik etmeyecektir. Suçlamalar salgını durduramaz. Aksine, ülkelerin ortaklaşa karşılaştıkları sorunları çözmek için birbirlerine güvenerek birlikte çalışmaları gerekir. Çin tıp çalışanlarına ve bilimsel araştırma çalışmalarına yaptıkları fedakarlıklardan teşekkür etmek istiyorum, onların eleştirilmemesi gerekir”

Çoğu batılı ülke erken uyarılara dikkat etmedi

Horton, sadece İngiliz hükümetinin salgın önleme ve kontrol önlemlerini değil, aynı zamanda ABD ve birçok Avrupa ülkesini de eleştirdiğine işaret etti.

Horton’a göre, Lancet dergisinde Ocak ayının son haftasında yer alan 5 makalede batı ülkelerine salgının son birkaç ay içindeki yayılma durumu açıklandı. Söz konusu 5 makalede yeni virüsün ölümcül ve SARS virüsü ile ilişkili olması, ölüm sayısının artması, bazı enfeksiyon vakalarının yoğun bakım ünitesine girip ventilatöre bağlanması, henüz tedavi yönteminin bulunmaması ve insandan insana bulaşma vakalarının görülmesi gibi özellikleri tarif edildi.

Makalelerde koruyucu önlemlerin kullanılmasının öneminden ve virüs bulaşmış kişilerin teste alınması, vakalarla temasta bulunanların takip edilmesi ve enfekte olanların karantina altına alınması gerektiğinden bahsedildi. Makaleler aynı zamanda, virüsün bir salgın haline gelme riski konusunda da uyardı.

Horton, Çinli doktorlar ile dünyanın bilim adamları arasındaki işbirliği sayesinde, Ocak ayının son haftasında salgın hakkında bilgi edindiklerini belirtti. Ancak dünyadaki diğer ülkeler bu bilgilere dikkat etmedi. ABD gibi çoğu batılı ülke, Şubat ve Mart ayı başındaki zamanı boşa harcadı. Bu yapay bir COVID-19 trajedisi oldu.

Etiketler: ABD (Amerika Birleşik Devletleri)Anthony FauciAraştırmaÇin Halk CumhuriyetiÇin Medya Grubu(ÇMG)Covid-19Lancet DergisiRichard HortonSağlık SektörüSalgın HastalıklarıTedros Adhanom GhebreyesusWuhan

Türk İnternet'ten buna benzer yazılar için bildirim almak ister misiniz?

ABONELİKTEN ÇIK
turk-internet.com Basin

turk-internet.com Basin

Lütfen yorum yapmak için giriş yapın.

GÜNLÜK BÜLTEN ABONELİĞİ

Aboneliğinizi onaylamak için gelen veya istenmeyen posta kutunuzu kontrol edin.

HAFTANIN ÖNE ÇIKANLARI

  • St. Petersburg Forumu, Rusya’nın Yeni Teknoloji Stratejisinin Sinyallerini Veriyor: Nadir Toprak Elementleri, Yapay Zeka, Yarı İletkenler ve Teknolojik Egemenlik
  • Türkiye Yapay Zeka Stratejisinde Yeni Dönem: Dijital Egemenlik Merkeze Yerleşti, Peki Bu Yeterli mi?
  • Teknoloji Girişimlerini İlgilendiren Yeni Düzenlemeler Yürürlükte
  • Washington Yapay Zekada Yavaşlatma Yerine Hızlanmayı Seçti: Yeni ABD Yapay Zeka Doktrini ve Riskleri
  • Dijital Dönüşüm ve Gazeteciliğin Küresel Krizi

HAFTANIN KELİMESİ

3GPP

3. Nesil Ortaklık Projesi (3GPP), dünya çapında çeşitli mobil (hücresel) ve telekomünikasyon standartlarını geliştiren ve sürdüren bir grup standart kuruluşudur.

3G ile birlikte kurulmuş ve telekom endüstrisinin Birleşmiş Milletleri diye tanımlanabilir. Sonraki nesiller için de standartları belirlemiştir.

Detayı için Wiki-Turk'e bakınız

İNTERNET HIZI

Türkiye'nin İnternet Hızlarını Dünya ile KarşılaştırmakKaynak : https://www.speedtest.net/global-index#mobile
Facebook Twitter LinkedIn

Bildirimler

Turk-internet.com masaüstü bildirimlerini almak için lütfen buraya tıklayın

Son Yorumlar

  • ICANN, Yeterince Temsil Edilmeyen Toplulukları Yeni gTLD Başvuru Destek Programı İle Güçlendiriyor için Tolga Kaprol
  • BTK, Yabancı e-SIM Firmalarını Engelledi için Bulent SEN
  • Sahibinden.com Domain’inin Güncellenmesi Unutulmuş için Tolga Kaprol
  • İngiliz Düzenleyici Ofcom, Bulut Servislerini ve Akıllı Cihaz Pazarını Soruşturuyor için Tolga Kaprol
  • Seçim Yaklaşırken, Kişisel Veriler Kötüye Nasıl Kullanılır? için [email protected]

Türk İnternet'ten ilginize çekecek yazılar için bildirim almak ister misiniz?

Abone Ol

© Copyrights 2000-2025 - Bu sitede yayınlanan haber/söyleşi/makale ve bilgilerin tüm hakkı turk-internet.com'a aittir.

Tekrar Hoşgeldiniz!

Aşağıdan hesabınıza giriş yapınız

Şifremi unuttum?

Şifrenizi geri alın

Lütfen şifrenizi resetlemek için kullanıcı adı veya email adresinizi girin.

Giriş yap
No Result
View All Result
  • Ana Sayfa
  • BİLİŞİM
  • e-TİCARET
  • INTERNET
  • TELEKOM
  • YENİ TEKNOLOJİLER
  • Hakkımızda
  • Kişisel Verilerin Korunması
    • Çerez Aydınlatma Metni
    • İlgili Kişi Başvuru Formu

© Copyrights 2000-2025 - Bu sitede yayınlanan haber/söyleşi/makale ve bilgilerin tüm hakkı turk-internet.com'a aittir.