Conrad Oteli’nde, gerçekleştirilen etkinlik büyük ilgi gördü. Başta Turkcell Genel Müdürü Süreyya Ciliv olmak üzere şirketin üst düzey yöneticileri tam kadro etkinlikteydi. 2005 yılında Time Dergisi tarafından “Dünya’nın En Etkili 100 İnsanı”ndan biri seçilen ve kitapları en çok satan yazarlar arasında bulunan pop sosyolog Malcolm Gladwell, “İnovasyonu Yeniden Keşfetmek” başlıklı bir konuşma gerçekleştirdi.
“Outliers”, “Blink” ve “ The Tipping Point” adlı kitaplarıyla en çok okunan yazarlar arasına giren Malcolm Gladwell, tüm dünyada takip edilen yazıları ve etkili konuşmalarıyla karmaşık akademik açıklamaları, anlaşılır hale getiren ve iş dünyasına değer katan bir kişi olarak tanınıyor.
Turkcell’in, İş Destek Genel Müdür Yardımcısı Selen Kocabaş, konferans öncesinde yaptığı kısa konuşmasında, Turkcell Akademisi’yle insanları hazırladıklarını ifade etti. Turkcell’i, 50 bin kişilik geniş bir aile olarak nitelendiren Kocabaş, şirketinin, üniversite-sanayi işbirliği benzeri girişimlerle ortak çalışmaların içinde yer aldığını söyledi. Kocabaş, Gladwell’in son kitabıyla resme farklı açıdan bakabilmenin önemini daha iyi anladığını ifade etti.
Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Lale Saral Develioğlu da konuşmasında, 2004 yılında okuduğu Tipping Point kitabının, o sırada devam eden Genç Turkcell çalışmalarına ilham oluşturduğunu söyledi. Develioğlu, Turkcell’in, pazarlama gelişimi vizyonunu daha da geliştirmek amacıyla Gladwell’i Türkiye’ye davet ettklerini ifade etti.
Daha sonra sahneye davet edilen Malcolm Gladwell, Türkiye’yi ilk kez ziyaret ettiğini ve İstanbul’da olmaktan çok mutlu olduğunu söyledi. Amerikan Profesyonel Basket Ligi’nde top koşturan Mehmet Okur ile Hidayet Türkoğlu’nun başarılarına da değinen Gladwell, “Detroit Pistons’a 1 Türk daha katılırsa Türk takımına dönüşecek” esprisini yaptı.
Malcolm Gladwell, yaklaşık 1 saat süren konuşmasında, satırbaşları itibariyle şunları söyledi;
Yaratıcı ve başarılı bir kuruma örnek olarak, 70’li yıllarda ortaya çıkan Fleetwood Mac rock grubunu verebiliriz. İngiliz rock grubu Fleetwood Mac, önce İngiltere’de, sonrasındaysa Kaliforniya’da müzik yaşamını sürdürdü. Mick Fleetwood, bir kayıt için gittiği stüdyoda tesadüfen tanıştığı Stevie Nicks ile Lindsey Buckingham’ın sesinden çok etkileniyor. Bir kaç ay sonra başladıkları ortak çalışmalar, grubu 19 milyon adetlik rekor satışa götürüyor. 1977’de yaptıkları Rumors albümüyle müthiş başarılara imza atmaya başlıyorlar.
Peki, bu grup nasıl bu kadar başarılı oldu?
İlk ve en önemli ders çaba. En başarılı albüm olan Rumors, grubun 16’ncı albümüydü. Bundan önceki albümlerinin berbat olması dikkati çekiyor. Aslında, yaratıcılığın çok derin köklerinin olduğunu görüyoruz. 1967’de kurulan grup, yıllarca müzik yapmış. Dolayısıyla, grup içerisinde sürekli bir evrim söz konusu.
Psikolojide de ’10 bin saat’ kuramı var. Yani, bu 10 bin saatlik pratik olmadan sanatçılar bir başarı ve ünü yakalayamıyorlar. Yani şunu söyleyebiliriz; “Birileri, bir işi çok başarılı yapıyorlarsa en az 10 yıl pratiğini yapmış olmalılar.
Bill Gates, Microsoft’u 20 yaşında kurdu. Herkes onu ‘deha çocuk’ olarak isimlendiriyor. Ancak, dikkatli bakıldığında onun da 10 bin saatini doldurduğu görülüyor. Gates, 69’da Seattle’da okula gidiyor. Ve ilk çalışmalarını burada başlatıyor. Gençlik yıllarında her gün program yapıyor. 15-16 yaşlarındayken saat 22:00’de anne ve babasından habersiz evden çıkarak, 2 millik bir yol katederek kampüse gidiyor. Seattle’da, havanın oldukça yağışlı olduğunu ifade etmem gerekiyor. Çoğu kez ıslanarak kampüse varıyor ve o esnada boş olan bilgisayarda çalışmalar gerçekleştiriyor.
Başarılı girişimciler, hayatlarındaki eksikliği gidermeyi öğreniyorlar. Girişimcilerin, 3’te 1’inin geçmişte öğrenme bozukluklarına, disleksiyaya sahip oldukları, ancak daha sonra başarı kazandıkları görülüyor. Cisco yöneticisi John Chambers, buna verilebilecek bir örnek. Liderlik, iletişim, problem çözme ve delegasyon becerileriyle başarılı girişimci olunuyor. Richard Brenson; ‘ben disleksiya hastasıydım. Bunu aşabilmek için çok çalışmam gerekti.’ der.
Günümüzde sorunlar, kolaylıkla çözülebilir şeyler değil. Bu nedenle, başarıya ulaşabilmek için farklı gruplarla çok çalışmamız gerekebilir. Yaratıcılık ve yenilikçilik için çok büyük çaba gerekiyor. Burada, hata yapmaktan korkmayan ve bunu tolere edebilen bir yapıya sahip olmamız gerekiyor. Sonuç olarak; liderlik, iletişim, problem çözme ve delegasyonu bir araya getirebilirseniz başarılı olursunuz.

Kaynak : 