Elektronik Bilgi İletişim(EBİ)’in internet girişimi olan ve 1999 yılında kurulan İdefix aynı yılın Mart ayında bir kısım kitapları dijital ortama aktararak deneme yayınını başlatmıştı. Geçen süre içerisinde teknoloji dünyasında hem donanım, hem de uygulamalar alanında hızlı bir gelişmenin yaşandığı görülüyor. Bu gelişmeler, Türkiye pazarına nasıl yansıyor? Online yayıncılık pazarı ne şekilde gelişiyor? Tüm bu soruları, EBİ Genel Müdürü Mehmet İnhan’a soruyoruz.
Kitapları yayıncılardan alıp, elektronik formata dönüştürdüklerini belirten İnhan, sonrasında bu kitapları donanımlara hitap edecek şekilde dağıtım kanalları üzernden sunduklarını ifade ediyor. Kitapları kendilerinin seçmediklerini anlatan İnhan şöyle konuşuyor:
“Kitapların seçimi yayıncıların politikası. Biz, onlara kitaplarını dönüştürmeleri aşamasında destek veriyoruz. Matbaaya göndermeye alışıklar, ama elektronik kitap formatına dizgi yapmaya alışkın değiller. O tür hizmetleri biz kendilerine sunuyoruz. Hangi kitabı yayınlayacakları, kaça satacakları kendi tasarruflarında.”
turk-internet.com: Bu teknolojik dönüşümde yaşadığınız sıkıntılar var mı?
Mehmet İnhan: Yaklaşık 1.5 yıldır e-kitap tarafında çalışıyoruz. O nedenle sektörde bizi iyi tanıyorlar. Yayıncılar, elektronik format konusunda önceden gerekli hazırlıkları yapmadıkları için bir hayli gerideler. Tablet pc’ler dolayısıyla pazarda çok hızlı bir büyüme söz konusu. Önümüzdeki dönemde ciddi bir talep patlaması öngörüyoruz. Yayıncıların bu talebi karşılayabileceklerini sanmıyorum. Sıkıntısını çektiğimiz konunn kitap azlığı olduğunu söyleyebilirim.
turk-internet.com: Elektronik ortamda kaç adet kitap var?
Mehmet İnhan: 1000’e yakın kitap var. Ancak, basılı kitapları düşündüğümüzde 80 bin başlıkta kitap söz konusu. Bu açıdan e-kitap saysı çok yetersiz. İşin özeti, yayıncıların bu konuda çok daha fazla çalışmaları gerekiyor.
turk-internet.com: Nazım Hikmet gibi yayıncılık tarihin klasiklerine de yer verecek misiniz?
Mehmet İnhan: Biz, hepsine yer vermek isteriz. Ne kadar çok kitap olursa o kadar iyi. Bildiğiniz gibi e-kitap, her hangi bir dağıtım problemi olmayan bir ürün. Eğer internet bağlantınız varsa, ülkenin en hücra köşesinden bile e-kitap indirebiliyorsunuz. Başta da belirttiğim gibi biz sadece bir yayıncı olduğumuz için eser seçmede bizim bir tasarrufumuz olmuyor.
turk-internet.com: Telif hakları konusunda yaşadığınız sıkıntılar var mı?
Mehmet İnhan: Telif hakları konusunda eserlerin hak sahipleri, çevirmenler ve yazarlardır. Yayıncılar, belirli koşullar altında telif haklarını devralıyorlar ve anlaşılan süre zarfında o kitapların dağıtımlarını gerçekleştiriyorlar. Dolayısıyla, dijital ortamdaki telif hakları yazarlarla yayıncılar arasındaki bir konu. Burada yaşanılan bir problem bizi de etkiliyor. Sorunlar, geneli itibariyle yayınevlerinin her kitap için dönüp eser sahipleriyle sözleşmelerini yenilemeleri esnasında ortaya çıkıyor. Bir yerde Türkiye’de konu bu nedenle yavaş ilerledi. Yayıncıların, tam da yapmaları gereken şey aslında bu. Yurt dışında da benzer süreçler yaşanıyor. Bazı yayıncılar bunu çok daha vizyoner bir şekilde düşünerek yazarların da işine gelecek şekilde çözüp süratle üretime başladılar.
turk-internet.com: Pazarlamada nasıl bir döngü söz konusu?
Mehmet İnhan: Biz, bir nevi online perakendeciyiz. Kitapları yayıncıdan alıp, online sipariş veren tüketiciye sunuyoruz. Arada, dağıtıcıdan perakendeciye gibi bir zincir yok. Dolayısıyla gönderim, lojistik gibi sorunlarımız yok. Burada işin en önemli parçasını dağıtımı yapılacak cihazlar oluşturuyor. Burada operatörler de kullanıcılarına sundukları ödeme sistemleriyle devreye girecekler.
turk-internet.com: Altyapının oluşturulmasında neler yaşadınız?
Mehmet İnhan: Burada, sıkıntıdan ziyade 2 yıllık bir geliştirme süreci yaşadık. Biz bunu projelendirdiğimizde ilk olarak TÜBİTAK ve Türkiye Teknoloji Geliştirme Vakfı(TTGV)’na sunduk. Biz, öngördüğümüz aşamalara öngördüğümüz sürelerde ulaştık. Projenin tüm ayakları bu yılın sonuna kadar tamamlanmış olacak. Böylelikle Türkiye’nin e-kitap dağıtım platformunu sağlamış olacağız. Hem sunucu, hem de yazılım geliştirme tarafında çok ciddi çalışmalar gerçekleştirildi. Burada, kendimize özgü bir teknolojimiz de var. Örneğin, tabletlere kendi şifreleme teknolojimizle dağıtım gerçekleştiriyoruz.
turk-internet.com: Pazarın nasıl gelişeceğini öngörüyorsunuz?
Mehmet İnhan: Türkiye’de, 10 bine yakın tablet bilgisayarın olduğu tahmin ediliyor. Yedi bine yakın iPad kullanıcısının uygulamamızı yüklediklerini biliyoruz. Bu, yaklaşık 1 ay gibi çok kısa bir sürede gerçekleşti. Bunların yüzde 70’i bizden daha önce alışveriş yapmamış kişiler. Böylelikle yeni bir okur profilinin pazara katıldığını söyleyebiliriz. Buradaki satın alma sürecinin çok kısa olduğu düşünülürse çok yeni bir tüketici grubu ile karşı karşıya olduğumuz söylenebilir. Satılacak cihaz projeksiyonlarından yola çıkarak kitap satışında çok ciddi bir satışı öngörebiliyoruz.
turk-internet.com: 2011 için ne gibi öngörü ve hedefleriniz olacak?
Mehmet İnhan: 2011 için Google Android gibi yeni işletim sistemleri üzerinde uygulamalar geliştirip, yine bu sistemle adaptasyonlu akıllı telefonlara hitap edebilen uygulamalar sunacağız. Amatör yazarlara dönük bir projemiz var. Orada da doğrudan doğruya blog yazarlarının yazılarına erişim imkanı sağlayacağız. Rakamsal bir şey söyleyebilmek için henüz çok erken. 8 ay gibi bir süre zarfında bin kitap başlığında 9 bin adet kitap satıldı. Tablet pc’lerle asıl hızlanmanın şimdi başlayacağını öngörüyoruz.

Kaynak : 