Aralık 2014’den beri “ithal cep telefonlarına vergi” konuşuyoruz. Daha doğrusu hükümet “yerli cep telefonu üretimini korumak” başlığı altında bu tür bir vergi için hazırlık çalışmaları yapıyor. Son olarak ayın başında Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekçi; “Buna vergi değil koruma diyelim. İçerideki üretimi teşvik eden bir uygulama” diyerek vergiyi doğrulamış ve “Önümüzdeki 1 ay içinde ilave gümrük vergilerinde özel tedbirler alınacak. Elektrik, elektronik, cep telefonu ve tablet bilgisayar gibi ürünlerde ek vergi geliyor” demişti[1].
Zeybekçi’nin temmuz başındaki bu ifadeleri toplumda genel olarak tepkiyle karşılandı. Çünkü “vergi arttırılması” konusunun tatsızlığı bir yana, Bakan düzeyinde bir vergi olasılığından bahsedilmesi özellikle karaborsacılara ve stokçulara yarıyor. Ama Bakanlar Kurulu’nda da Zeybekçi!ye tepki gösterildiği duyumunu aldık.
Bu nedenle de Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in, “Ocak-Haziran dönemi merkezi yönetim bütçe gerçekleşmeleri”ni açıklarken, Gümrük vergilerinin kesin çözüm olmadığı, rekabetin artırılması gerektiği” şeklindeki ifadesini bu tepkilere karşı bir yatıştırma olarak görüyoruz. Elektroniğe ek vergi getirilmesi ile ilgili çalışmalar hakkında konuşan Şimşek, “Rekabet her zaman iyidir. Bu tür çözümlerle kalıcı rekabeti sağlayamayız. Rekabetin olmadığı yerde tüketici kaybeder” dedi.
Bugünün dünyasında cep telefonları bütün dünyada aşağı yukarı aynı fiyatlarla satılıyor. Örneğin, Rus parasının sorun yaşamaya başladığı bu yılın başında Rus parasıyla iPhone fiyatının düşmesi üzerine Apple firması derhal önlem almıştı. Ama AKp hükümeti konuya hala “antidamping” ya da “rekabet” şeklinde yaklaşıyor.
Maliye Bakanı Şimşek, “Anti-damping anlamında tedbirler almamız lazım ama Türkiye’nin aynı zamanda rekabet gücünü de artırması lazım. Rekabet inovasyonu beraberinde getiriyor, bu da refah artışı anlamına geliyor” şeklinde rekabete yönelik sözleriyle işin özünü dile getirdi. 1980 öncesi dönemde Türkiye’nün gümrük duvarları, yüksek gümrük vergileri + fon’lar vasıtasıyla aşaılamaz şekilde tutarken, örneğin otoomobil sektörünün geliştiğini görmedik. Aksine zamanın teknolojisinin 10 sene gerisindeki teneke arabalara binmek zorunda kaldık.
Hükümet yıllık 15 milyon adete varan cep telefonu ithalatının ülkemiz cari açığına önemli bir negatif katkı yaptığını ortaya koyuyor ve bu nedenle yerli cep telefonu üretiminin yapılması gerektiğini düşünüyor. Ancak bu konunun çeşitli boyutlarını Çin’li bir firmanın ürünlerini satan Uygur Saral açıklamış. Bu yazıya da bir bakın[2].
Yerli telefon üreten firmalar da dahil olmak üzere, sektörün tamamı ithal telefonlara ek vergi konulmasını olumsuz değerlendiriyor ve yerli cep telefonu üretimi için ARGE desteğinin daha iyi bir yol olacağını söylüyorlar[3]. Ancak hükümet bu sözleri dinler gözükmüyor ve 8 aydan beri bu vergiyi koymak için çabalıyor ve hatta Dünya Ticaret Örgütü’nden bir soruşturma geçirmeyi de göze alıyor[1].
Zaten 13 yıllık AKP hükümetinin telekomünikasyon sektörünü bir vergi tahsildarı olarak kullandığını görüyoruz[4]. En azından 1999 depremi nedeniyle konulan % 25’lik vergi neden hala sürüyor bilemiyoruz. Üstüne hazine katkı payı olarak cirodan alınan % 15’i de anlayamıyoruz[5].
Her neyse, şöyle ya da böyle, sonuç olarak buraya geldik ve Zeybekçi ile Şimşek’in ifadelerinden hangisinin doğru olduğunu, Şimşek’in etrafı yatıştırmak için mi konuştuğunu önümüzdeki günlerde göreceğiz.
[2] Uygar Saral : Yerli Cep Telefonu 1 Milyon Adette 400 Kişilik İstihdam Yaratır
[3] Yerli Cep Telefon Üretimi mi? Ne Kadarı Yerli, Neresi Yerli?
[4] TELKODER:’Türkiye’de Telekomünikasyon Sektörü 16 Milyar Dolar, Ödenen Vergi 14 Milyar Dolar’
[5] Tüketici Operatörün Karı Dahil 34 TL’lik Konuşma için 100 TL Ödüyor – 1

Kaynak : 