Son 5-6 aydır yurtdışına kaçan yerli içeriğin Türkiye’ye geri getirilmesi konusu tartışılıyor. Zamanında önlem alınmadığı için yurtdışına giden içeriğin büyük bir kısmı Hollanda’da Leaseweb sunucuları üzerinde yer alıyor. Dolayısıyla bugün bu ülkeye yönelik bant genişliği diğerlerinden daha büyük. Bu ise ülkemiz açısından farklı kalemlerde kayba yol açıyor. Örneğin yurtiçinde hosting istihdamı yaratmak yerine yurtdışında yaratıyor durumundayız, örneğin hosting gelirlerini yurtiçi değil yurt dışı hosting firmaları elde ediyor. Yine bir başka konu, yurtiçinde dolaşacak trafiği, yurtdışına yönlendirdiğimiz için ülke olarak para kaybediyoruz.
Geçen yaz İnternet Kurulu’nda online yayıncılar olarak Hadi Özışık (internethaber.com) ve benim (turk-internet.com) tarafından dile getirilen bu durumu çözmek için Türk Telekom geçtiğimiz dönemde hosting firmalarına yönelik bir kampanya düzenledi. Bu kampanya, yurtdışından gelecek trafiğin üstüne aynı miktarda ücretsiz bant genişliği sağlamak şeklindeydi. Konuyla ilgili son durumu, Türk Telekom Uluslararası operasyonlardan sorumlu Başkanı Mehmet Toros ile konuştuk:
Turk-internet.com: Mehmet Bey, Türk Telekom’un yurtdışındaki içeriği, Türkiye’ye geri taşımaya yönelik tariflerinizi gördük. Bu tarifeler sonucunda ülkeye geri gelen trafik ne düzeyde?
Mehmet Toros: Türkçe içeriğin yurtdışından Türkiye’ye alınması ile ilgili birkaç şey söylemek istiyorum.
Ama önce mevcut durumu tanımlayalım. Türkiye’deki internet kullanımının artmasından dolayı, bant genişliğinde üstel olarak artış var. Temel nedeni içerik.
İçeriği 2’ye ayırıyoruz. Ülkelerin kendi dillerinde oluşturdukları içerik ve kendi dilinin dışında olup ülke dışında bulunan içerikler. Türkiye’de de durum bu şekilde. Yani internet kullanıcıları her 2 tür içeriğe de erişiyor.
turk-internet.com: Bunların kullanım oranı nasıl?
Mehmet Toros: Bunu tanımlayan 2 oran var.
İçeriğin oluştuğu ve bu içeriklere ulaşılmayı sağlayan, yani internet bulutuna giriş yapılan dünyada belli başlı noktalar bulunmakta. Bunlar ABD, Avrupa ve Uzak Doğu’daki ana POP ve değişim noktaları. İşin doğası gereği tüm internet servis sağlayıcıları da bu belli başlı noktalara bağlantı yapıyorlar.
Bahsettiğiniz oranı anlamak için, hem kendi toplam trafiğimizi, hem de diğer ülkele işletmecilerinin geçirdiği transit trafiğin ölçümünü yapıyoruz. Buradan hareketle yorum yapıyoruz.
Internet kullanıcılarını, kaynağı yurtdışında olan sitelere erişimini sağlayabilmek adına, Avrupa ve ABD ile doğrudan bağlantı yapıyoruz. Üç farklı coğrafi güzergahtan yaptığımız fiber optik bağlantıların bugünkü toplam kapasitesi 650 Gbps’ye ulaşmış durumda. Yıl sonunda bu kapasiteyi ikiye katlamış olacağız. Artık Gigabit’leri bıraktık artık Terabitleri konuşmaya başladık. Tabii ki burada en önemli faktörlerden birisi, geçen yıl Türk Telekom Grubu’na dahil ettiğimiz Invitel International, bugünkü adıyla PANTEL.
Günün herhangi bir anında Türk Telekom network’ündeki internet trafiğine bakıldığında, kullanıcıların yaklaşık % 60-65’i yurtdışındaki sitelere bağlandığını görüyoruz yani trafiğin yarıdan fazlası yurtdışından download şeklinde.
Bu oran 2004-2005’lerde % 80ler seviyesindeydi. Bu bize şu gerçeği gösteriyor; her geçen gün Türkçe içerik ve ülkemizde barındırılan içerik artıyor. Bir çok yerli ve yabancı kuruluş, medya da analizler yayınlıyor. Sonuç ortada; sosyal ağların en çok kullanıldığı ülkelerden birisi Türkiye.
Dolayısıyla yurtdışından gelen trafiğin büyük bir kısmı sosyal paylaşım siteleri, arama motorları, video sitelerinin kullanımı ile ilgili. İstatistiklere bakıldığında, Uluslar arası kabul görmüş analiz firmalarının yorumlarına bakıldığında, bu % 60-65’lik oranın büyük bir kısmı sözünü ettiğim portal ve sitelerden kaynaklandığını görüyoruz. Literatürümüzde bu içerikler “overtop content” diye adlandırılıyor.
Sırası gelmişken, ülkemizde internet kullanıcılarını daha fazla bilinçlendirmek gerektiğini düşünüyorum. Yahoo, Google gibi yurtdışında konuşlanmış olan portallerin ana sayfalarını, internet giriş sayfası olarak kullanana pek çok kullanıcı var. Bu kişiler internete bağlandığı anda aslında yurtdışına bağlanmış oluyorlar. Çünkü bu portalların sunucuları New York, Frankfurt, Londra vs gibi merkezlerde bulunan data center’larda.
Örneğin, Facebook’a Londra ve ABD’den, Google’a Londra ve Sofya’dan, Youtube’a Londra, Frankfurt ya da Paris’ten bağlanılıyor. Giriş sayfası bunlarsa, gerek olmadığı halde yurtdışı fiber optik kapasitelerden bant genişliği kullanılmış oluyor. Bunu azaltmak gerekiyor. Giriş sayfalarının yerli içeriklerin sayfaları olarak tanımlanması ve ancak kullanıcıların istedikleri zaman yada ihtiyaç duyduklarında bu sitelere girilmesini öneriyoruz.
Şimdi kaldığımız yerden devam edelim. Diğer oran şu şekilde; Türkiye hizmet veren data centerlar’daki trafiğe bakıyoruz. Yani Türkiye’deki veri merkezlerinde barındırılan içeriğe erişime bakıyoruz. Ülkemizde bulunan veri merkezindeki içerik oranı, internet kullanıcılarının en çok bağlandığı içeriklere oranı % 10 dolayında.
Başka bir deyişle, Türkiye’de genel olarak 35 milyonun üzerinde internet kullanıcısı var kabul ediyoruz. Bu kişilerin bilgi aldığı sitelerin % 90’ı yurtdışında barındırılan siteler, % 10’u yurtiçinde barındırılan siteler.
Şimdi bu 2 oranı birleştirelim. % 10’luk site % 35-40’lık trafiği oluşturuyor…
Genelleyecek olursak, BTK’nın, İnternet Kurulunun geçen yıldan beri gündeminde olan konu, yurtdışında barındırılan Türkçe içeriklerin yurtiçinde geri getirilmesi. Çünkü orada barındırılmasının işletmecilere ek bir maliyeti var.
Bunu teşvik etmek üzere BTK, Telkoder ve İşletmeciler o tarihlerde bir araya geldik. “Bu konuyu nasıl çözeriz?” diye düşündük. Bu durumda da daha farklı maliyetler çıkıyor, daha açık bir şekilde ifade edersek, yurtiçi data center’lara erişim maliyeti.
Söyleşinin devamını Mehmet Toros: Yurtdışından Trafiği Esas Yaratan Yabancı Siteler, Facebook, YouTube, Google vs – 2 başlığı altında okuyabilirsiniz.



Kaynak : 