Meta, Facebook, Instagram ve WhatsApp’ın ana şirketi olarak, dünya genelinde 40.000 kilometreden uzun ve maliyeti 10 milyar doları aşacak bir denizaltı fiber optik internet kablosu inşa etmeyi planlıyor. Bu proje, Meta’nın internet trafiği üzerindeki kontrolünü artırarak, telekomünikasyon şirketlerine olan bağımlılığını azaltmayı ve jeopolitik risklere karşı daha dirençli bir altyapı oluşturmayı hedefliyor.
Ekim ayında Meta’nın planlarını ilk duyuran kişi olan denizaltı kablo uzmanı, Flag Telecom’un kurucusu Sunil Tagare, başlangıçta 2 milyar dolarlık planlama yapıldığını ancak proje ilerledikçe bu rakamın 10 milyar doları aşmasının muhtemel olduğunu söyledi.
Planlanan güzergah, ABD’nin doğu kıyısından başlayarak Güney Afrika üzerinden Hindistan’a, oradan da Avustralya’ya ve nihayetinde ABD’nin batı kıyısına ulaşacak şekilde tasarlanmış. Bu rota, Kızıldeniz, Güney Çin Denizi ve Malakka Boğazı gibi jeopolitik gerilimlerin ve kablo sabotajlarının sık yaşandığı bölgelerden kaçınacak şekilde belirlenmiş. Fiber optik deniz altı kabloları son 40 yıldır iletişim altyapısının önemli bir parçası oldu.
Projenin resmi duyurusunun 2025 yılında yapılması ve inşaat çalışmalarının 5 ila 10 yıl içinde tamamlanması planlanıyor. Bu girişim, Meta’nın mevcut denizaltı kablo projelerindeki ortaklıklarından farklı olarak, tamamen kendi mülkiyetinde ve kontrolünde olacak ilk küresel fiber optik kablo ağı olacak. Meta’nın planları, son yıllarda deniz altı ağlarına yatırım ve sahipliğin telekom operatörlerini içeren konsorsiyumlardan, artık büyük teknoloji devlerini de kapsayacak şekilde değiştiğini gösteriyor.
Meta denizaltı kablolar konusunda yeni değil. 2Africa kablosu da dahil olmak üzere 16 mevcut ağın, Vodafone, China Mobile, Orange gibi diğer başka ağların da kısmi sahibi durumunda.
Ancak, projenin hayata geçirilmesi sürecinde, sınırlı sayıda bulunan ve genellikle yıllar öncesinden rezerve edilmiş olan kablo döşeme gemilerinin temini gibi lojistik zorluklar bulunmaktadır. Bu nedenle, projenin tamamlanması birkaç yılı bulabilir.
Meta’nın bu hamlesi, artan veri talebine yanıt vermek ve kullanıcılarına daha hızlı ve kesintisiz bir deneyim sunmak amacıyla dijital altyapısını güçlendirme stratejisinin bir parçası olarak değerlendiriliyor. Facebook, Instagram ve WhatsApp’ın ana şirketi olan Meta, dünya sabit trafiğin %10’unu ve tüm mobil trafiğin %22’sini oluşturuyor.



Kaynak : 