Meta’nın Küresel İşler Başkanı Joel Kaplan, Avrupa Birliği’nin Meta’nın ürünlerini haksız yere hedef aldığını düşündüğü düzenlemeleri yürürlüğe koyması durumunda şirketin endişelerini Başkan Donald Trump’a iletmeye hazır olduğunu ifade etti. Kaplan, Meta’nın AB politikalarındaki olası önyargıları ele almak için ABD hükümetinin en üst düzeylerinde kendi çıkarlarını savunmaktan “kaçınmayacağını” söyledi.
Bu duruş, Meta dahil olmak üzere büyük ABD teknoloji şirketlerine önemli para cezaları uygulayan Dijital Hizmetler Yasası ve Dijital Piyasalar Yasası gibi AB’nin katı düzenleyici önlemleri için yapılıyor. Kasım ayında AB, Facebook Marketplace’in hakimiyetiyle ilgili endişeler nedeniyle Meta’ya 797 milyon avro para cezası verdi. Kaplan, bu para cezalarını eleştirerek bunların “ABD şirketlerine uygulanan bir vergi veya tarife” işlevi gördüğünü öne sürdü ve böyle bir yaklaşımın inovasyonu ve rekabeti engelleyebileceğini savundu.
Trump yönetimi de benzer şekilde AB’nin düzenleyici eylemlerine itirazlarını dile getirdi ve bunları Amerikan firmalarına karşı ayrımcı olarak gördü. Başkan Trump, Davos’taki Dünya Ekonomik Forumu’nda AB’nin teknoloji şirketlerine uyguladığı para cezalarının “bir vergilendirme biçimi” olduğunu belirterek bu sorunları doğrudan ele almaya istekli olduğunu belirtti.
Meta, AB’yi Tehdit mi Ediyor?
Meta’nın Küresel İşler Sorumlusu Joel Kaplan tarafından dile getirilen, şirketin AB ile düzenleyici anlaşmazlıklarını Başkan Donald Trump’a iletmekten “kaçınmayacağı” yönündeki açıklaması, bloğa yönelik stratejik bir uyarı olarak yorumlanabilir; ancak Meta bunu, algılanan haksız muameleye karşı bir savunma olarak çerçeveliyor.
Kaplan, Dijital Hizmetler Yasası (DSA) ve Genel Veri Koruma Yönetmeliği (GDPR) gibi AB para cezalarının ve kurallarının, Meta gibi ABD teknoloji şirketlerini orantısız bir şekilde hedef aldığını ve bunları Amerikan şirketlerine uygulanan bir “vergi biçimi” veya “gümrük tarifesi” olarak adlandırdığını savunuyor. Meta’nın AB yasalarına uyacağını ancak bloğun haksız davrandığına inanırsa Trump yönetimine başvuracağını vurguluyor. Meta, antitröst ihlalleri, veri ihlalleri ve küçükleri korumadaki iddia edilen başarısızlıklar nedeniyle AB’den 2 milyar avronun üzerinde para cezasıyla karşı karşıya kaldı.
Meta’nın duruşu, Trump’ın AB teknoloji düzenlemelerine yönelik sesli eleştirileriyle örtüşüyor. Davos’taki Dünya Ekonomik Forumu’nda Trump, AB cezalarını “bir vergi biçimi” olarak nitelendirdi ve misilleme amaçlı ticaret önlemlerine işaret etti. Cumhuriyetçi bir stratejist ve Trump’ın müttefiki olan Kaplan, Zuckerberg tarafından 2024 seçimlerinden sonra yönetimle bağları güçlendirmek için atandı. Meta, Trump’ı anarak, artık AB baskısını dengelemek için Beyaz Saray’da sempatik bir kulağa sahip olduğunun sinyalini veriyor.
Meta, AB’yi açıkça tehdit ettiğini reddederken, alt metin örtülü bir uyarıyı ima ediyor. Jeopolitik Gerilimlerden Yararlanma: Kaplan’ın yorumları, kötüleşen ABD-AB ilişkileriyle örtüşüyor. Başkan Yardımcısı JD Vance, AB sosyal medya kurallarını “özgür konuşmayı bastırmak”, özellikle aşırı sağcı grupları hedef almak olarak eleştirirken, Maliye Bakanı Olaf Scholz ABD’nin Avrupa seçimlerine müdahalesini kınadı.
Bu durum, tırmanan bir teknoloji soğuk savaşı haline dönüşebilir. Meta’nın yaklaşımı, ABD teknoloji devleri ile AB düzenleyicileri arasındaki büyüyen uçurumun bir işareti ve Trump’ın dönüşü ile gerginlikler artırıyor. Meta, ABD’nin siyasi gücünü AB yaptırımlarını zayıflatmak için kullanmayı başarırsa, diğer şirketler de onu takip edebilir ve bloğun düzenleyici otoritesini zayıflatabilir. Bu dinamik, özellikle AB dijital özerkliğini iddia etmeye çalışırken teknoloji yönetimini siyasallaştırma ve transatlantik sürtüşmeyi derinleştirme riski taşıyor.



Kaynak : 