Wired, Forbes gibi yayınların İnternetin en etkili kişilerinden birisi olarak tanımladığı TechCrunch kurucusu Michael Arrington[1] bugün yayınladığı yazıda önemli bir konuya dikkat çekti ve gazetecilere sordukları soruların NSA’in kişilerin verilerine erişmesinden çok depolanmasını sormalarını istedi[2].
Arrington makalesinde, gerek sızıntıyı yaratan Snowden’in, gerekse Amerikan hükümetinin açıklamalarında Amerikan hükümetinin kullanıcı verilerine nasıl eriştiği detaylandırılmış değil.
Arrington gazetecilerin FISA mahkemesinde ilgili araştırmaları yaptığını ama herhangi bir şey bulamayacaklarını düşünüyor ve Obama’nın son söyleşisindeki cümlelerini örnekliyor.
Arrington bu nedenle gazetecilerin esas başka bir noktaya dikkat etmelerini ve Amerikan hükümetinin hangi kişisel verileri depoladığının, ne kadar süreyle depolandığının ve silinip silinmediğinin önemli olduğunu belirtiyor. Arrington gazetecilerin esas bu konuyu araştırmalarını istiyor.
Arrington bu konunun kendisini daha fazla korkuttuğunu, Amerikan hükümetlerinin bu verilerle ileride ne napacağını, nasıl kullanacağını düşündüğünü belirtiyor.
Günümüzün ilerleyen bilişim olanakları ve “big data” teknolojileri, şimdilerde eskisinden daha korkutucu bir takip sistemine yani George Orwell’in 1984’de anlattığı “totaliter devlete” doğru gidiyor gibi gözüküyor. 11 eylül ile başlayan dönemde, bütün dünyada “güvenlik sopası” kullanılarak devletlerin “aşırı takip” yöntemlerine dadandığı görülüyor.
Öyle ki, herkesin düşündüğünün aksine insanlar dinlenmiyor ama aksine günü geldiğinde açılıp bakılmak, kullanılmak amacıyla bilgileri (mail, telefon, chat vs) depolanıyor gibi gözüküyor. İşte Arrington da buna şu sözlerle dikkat çekiyor;
Hükümetin herhangi bir konuda yanlış yaptığınızı düşündüğünde, gözetim başlatabileceğini bilmek korkutucu. Ama sürekli gözlendiğinizi ve her hareketinizin bir yerlerdeki veri tabanlarına depolandığını bilmek daha başka bir şey. Bugün yaptığınız basit bir şey, 5-10 ya da 30 yıl sonra bir suçun delili gibi görülebilir. Bu özgürlük değildir.
Diğer yandan henüz çok dile gelmemekle birlikte Türkiye’de de benzer bir durumdan, yani BTK aracılığıyla verilerin depolandığından bahsediliyor.
[1] WikiPedia : Michael Arrington
[2] JOURNALISTS NEED TO START ASKING ABOUT STORAGE, NOT ACCESS



Kaynak : 