Mobil telefon kullanımında eğilimleri ortaya çıkartmak amacıyla dünyanın çeşitli yerlerinde araştırmalar gerçekleştiriliyor. Bu araştırmalardan biri geçtiğimiz günlerde ABD’de yapıldı. Araştırmada, operatörlerin şebekelerine yerleştirilen özel cihazlarla elde edilen verilerin, kullanıcılardan elde edilen geri beslemelerle taban tabana zıtlık arz etmesi dikkati çekiyor.
Çok disiplinli bilimsel araştırmalar gerçekleştiren Proceedings of the National Academy of Sciences(PNAS)’ın, gerçekleştirdiği çalışmada, kullanıcılara, yaptıkları her türlü aktiviteyi raporlayan yazılım yüklü birer mobil telefon verildi. Buradan elde edilen verilerden çıkan sonuçların, araştırmaya iştirak eden sosyal bilimcilerin değerlendirmelerinden farklı olması dikkati çekiyor.
Araştırmanın, önde gelen isimlerinden bir olan Santa Fe Enstitüsü’nden Nathan Eagle, araştırmaya katılanların beyanlarının önemli ölçüde yanlış olduğunu ifade ediyor. Eagle, kullanıcıların, arkadaşlarıyla yaptıkları görüşmeleri, olduğundan daha uzunmuş gibi ifade ettiklerini, tanımadıkları bir kişiyle yaptıkları görüşmeyi ise gerçekte olduğundan çok daha uzunmuş gibi anlattıklarını söylüyor. Araştırmayla, arkadaşı iş yerine yakın olan kişilerin daha mutlu, arkadaşıyla ancak telefonla görüşebilen kişilerinse nisbeten daha az mutlu olduğu ortaya çıktı.
Bilim insanları şimdi, araştırma sonuçlarının sosyolojik olarak nasıl bir yansımasının olabileceği üzerinde duruyorlar. Bu kapsamda, dünyanın başka köşeleri olan Finlandiya ve Kenya’da da gruplar üzerinde araştırmalar sürdürülüyor. Araştırmalara iştirak edenlerin arasında, bilgisayar mühendislerinden, hayatında ilk kez mobil telefon kullananlara kadar çok farklı profildeki kişiler bulunuyor.
Araştırmanın, geleneksel yöntemlerle rekabet etmekten çok tamamlayıcı bir doğasının olduğunu ifade eden Nathan Eagle, bu çerçevede mobil verilerin daha doğru değerlendirme yapılmasına önemli katkılar sağladığına dikkati çekiyor. Onbinlerce kişinin iştirak ettiği önemli bir spor karşılaşmasının hemen ardından, trafik akışının nasıl gerçekleşeceğini doğru tahmin edebilmenin mobil teknolojilerle çok daha kolay olduğunu belirten Eagle, böylelikle fiziksel çevrenin insana uyumlaştırılması sürecinin çok daha kısaltılabileceğini ifade ediyor.

Kaynak : 