Yapılan bir araştırmaya göre Amerika’daki hanelerin 4’te 1’i iletişimde mobil telefonu tercih ediyor. Yine araştırmalara göre Amerikalılar, konuşmaktan çok yazışmayı tercih ediyor ve bu doğal olarak şebekelerde zorunlu bir veri sıkışmasını gündeme getiriyor.
“Amerika’yı yeniden keşfetmeye gerek yok!” kimin lafı bilmem ama bir hayli anlamlı. Hele hele konu internet erişimiyse! Kullanıcıların, fazla yüklenmeleriyle ortaya çıkan “şebeke sıkışması” duymaya alıştığımız bir olgu. Görünüşe göre operatörler, buna bir formül ararken yeni bir keşfe gerek olmadığını çözmüşler. Mobil operatörler de wi-fi şebekelerden yardım talep ediyor.
Yapılan projeksiyonlara bakılacak olursa, gelecek 4 yıl içerisinde ses hizmetlerinden elde edilecek gelir hızla düşerken veriden elde edilecek gelirde 2 kattan daha fazla bir artışın yaşanması bekleniyor. Amerikalı operatörler, “sınırsız” paketler yerine kullanıma göre hesaplanan paketlere yöneliyorlar.
Morgan Stanley’in, araştırmasına göre her bir yeni nesil şebeke kullanımı veri transferini yarı yarıya azaltıyor. Ancak, akıllı telefonlar ve uygulamalarla genişleyen kullanım süreleri şebekeleri içinden kolay çıkılamayacak karmaşık durumların içine hapsedebiliyor. Çözüm? Operatörler, baz istasyonlarına nazaran çok daha küçük boyutlardaki routerlar yardımıyla özellikle belirli saatlerde yükselişe geçen internet trafiğini wi-fi erişim noktalarına yönlendiriyorlar.
Amerika’nın, en büyük sabit telko operatörü ve ikinci mobil servis sağlayıcısı AT&T, ülke genelinde sahip olduğu 20 bini aşkın wi-fi erişim noktasıyla şebekesine önemli ölçüde ferahlama getiren bir şirket. AT&T, bir taraftan trafik akışını rasyonel çizgilere çekerken, fazladan pahalı baz istasyonu dikmekten kurtulmuş oluyor. Yani, bir taşla iki kuş vuruyor.

Kaynak : 