GSMA’nın son araştırmasına göre, mobil sektör bağlantı hizmetlerinin ötesine geçerek operatörler yapay zeka, dijital platformlar ve kurumsal hizmetlerden yeni gelir akışları hedefliyor. Bu da sektörün küresel GSYİH’ye katkısının 2030 yılına kadar 11,3 trilyon dolara ulaşmasına yol açacak.
Sektör birliği, son Mobil Ekonomi raporunda, 2025 yılında mobil teknolojiler ve hizmetlerin küresel GSYİH’ye 7,6 trilyon dolar katkıda bulunduğunu ve bunun toplam GSYİH’nin %6,4’üne denk geldiğini tespit etti. Bu rakamın 2030 yılına kadar toplam GSYİH’nin %8,4’üne yükselmesi bekleniyor.
Operatör gelirlerinin de 2025’teki 1,19 trilyon dolardan 2030’da 1,36 trilyon dolara çıkması ve 2025-2030 yılları arasındaki sermaye harcamalarının toplamda 1,2 trilyon dolara ulaşması öngörülüyor.
2030 yılına kadar toplam mobil bağlantıların yüzde 57’sinin 5G ağları üzerinden çalışması öngörülüyor. Eski 2G ve 3G teknolojilerinin ise sırasıyla yüzde 1 ve yüzde 5’e düşmesi ve gelişmiş ağlara doğru bir geçişin yaşanması bekleniyor.
Ağ genişlemesine rağmen, eksiklikler devam ediyor. 2024 yılında küresel kapsama açığı %4 iken, kullanım açığı %38 ile önemli ölçüde daha yüksekti; bu da halihazırda ağ erişimi içinde bulunan kullanıcılar arasında benimsemeyi artırmanın zorluğunu vurguluyor.
4G ve 5G kapsama alanının genişletilmesi öncelikli olmaya devam ederken, sektör artık bağımsız 5G (SA 5G) gibi yeni nesil mobil mimariler ve tüketici ve kurumsal kullanım durumlarında yapay zekanın benimsenmesiyle mümkün kılınan “akıllı, uyarlanabilir ve katma değerli dijital hizmetler” tarafından şekillendirilen yeni bir çağa giriyor. Rapora göre, bu değişim “bağlantı merkezli modelden” “gelişmiş dijital platformlar ve veriye dayalı inovasyon” tarafından yönlendirilen bir modele geçişi işaret ediyor.
Yapay zekâdan gelir elde etme, operatörlerin gündemindeki en önemli trendlerden biri; operatörlerin %45’i yapay zekâ destekli gelir akışlarını stratejik öncelik olarak belirledi. Dijital bağımlılığın artmasıyla birlikte ağ güvenliği de en önemli konular arasında yer alıyor.
Cihaz inovasyonunda bir değişim yaşanıyor; yapay zeka yeteneklerinin cihaz farklılaştırmasını ve yükseltme döngülerini giderek daha fazla etkilemesiyle, donanım güncellemelerinden ziyade kullanıcı deneyimi daha öncelikli hale geliyor. Bu arada, eSIM kullanımının 2030 yılına kadar tüm SIM teknolojilerinin %42’sini oluşturması ve çoklu cihaz bağlantısını ve yeni hizmet modellerini destekleyerek daha fazla gelir elde etme fırsatı sunması bekleniyor.
Son olarak, kurumsal tarafta şirketler, 2025 ile 2030 yılları arasında gelirlerinin yaklaşık yüzde 10’unu dijital dönüşüme ayırmayı planlıyor ve bu da teknoloji sağlayıcıları için B2B fırsatlarını artırıyor.



Kaynak : 