Tabletlerin yükselişi ve bilgisayar pazarından pay alması ile birlikte büyük PC üreticilerinin durumunun sarsıldığı görülüyor. Hatta geçtiğimiz günlerde önemli bir PC firmasının da pazardan çıkacağı açıklamalarını gördük. Ancak kurulduğundan bu yana farklı davranan, örneğin hep doğrudan satışa ağırlık veren Dell, bu konuda farklı bir yerde. Başkan Michael Dell geçtiğimiz günlerde “bir yere gitmiyoruz” mesajı verdi. Türkiye Genel Müdürü Murat Mediceler’e, Dell’deki gelişmeleri ve pazarın bu durumunu sorduk.
Murat Mediceler, yaklaşık bir yılı aşkın süreden bu yana Dell Türkiye’de kurumsal ürünlerden sorumlu Ülke Müdürü olarak görev yapıyor. Mediceler ile 5 yıldır üst düzey görev aldığı Dell’in Türkiye stratejisini ve pazarın durumunu konuşuyoruz. İlk olarak servis altyapısını kurmak üzere göreve başladığını anlatan Mediceler, bir yıl içerisinde servis altyapısını kurmasının ardından Macaristan, Ukrayna, Bulgaristan, Romanya ve İsrail’de de servis altyapısının kurulumunda bulunduğunu belirtiyor.
Daha sonra satış tarafına geçtiğini ifade eden Mediceler, 2010’da gelişen Avrupa bölgesinin servis satışından sorumlu servis direktörü görevini üstlendiğini belirtiyor. Buradaki görevi boyunca, Rusya dahil 30 ülkeden sorumlu olduğunu vurgulayan Mediceler, Türkiye pazarının daha da önem kazanmasıyla geçtiğimiz yıl içerisinde yönetimde yenilikler olduğunu ifade ediyor;
“Türkiye gerçekten ciddi büyüme hızlarına ulaştığı için Dell’in de Türkiye bakışında ciddi değişiklik olmaya başladı. Buraya özel bir ülke müdürü atanmasına karar verdiler. Daha önce Türkiye ve İsrail beraber yönetiliyordu. Yaklaşık bir yılı aşkın bir süredir ben Türkiye’nin kurumsal kanalının başındayım. Daha önce Sentim’de 6 yıl boyunca genel müdürlük görevinde bulunmuştum. Ondan önce Teknoloji Holding’de 4 yıl boyunca genel müdürlük görevinde bulunmuştum.”
Dell’in, pazar dinamiklerini takip eden, esnek bir yapıya sahip olduğunu belirten Mediceler, bunun firmaların karlılık sağlayabilmelerinde önemli bir unsur olduğunu ifade ediyor. Harcama ve gelir arasındaki dengenin kurulması gerektiğine dikkat çeken Mediceler, sözlerini şöyle sürdürüyor:
“Günün sonunda, sizin bir tarafta masraflarınız var, öbür tarafta gelirleriniz var, bunların arasında bir denge kurabiliyorsanız karlılığı yakalayabiliyorsunuz. Dell bu konuda çok verimli bir firma, biz Türkiye operasyonunu şu anda 40 kişiyle yönetiyoruz. Consium tarafında 10 kişilik bir ekibe sahibiz yani ev kullanıcıları tarafında 10 kişilik bir ekibe sahibiz. Ve biz bu ekiple iş ortaklarımızla beraber Türkiye pazarında yer alıyoruz. Bu bizim ciddi anlamda verimli olmamızı sağlıyor.
Aynı verimlilik üretim süreçlerinde de söz konusu, üretimin başından sonuna kadar. Dell, stoksuz çalışan, genelde siparişe özel üretim yapan bir firma. Bunları üst üste koyduğunuz zaman ciddi verimli bir kurum haline geliyoruz ve bu verimliliği de fiyatlara yansıtabiliyoruz. Bu şekilde Uzakdoğu kökenli firmalarla rekabet etme gücüne sahip oluyoruz.
Rakiplerimiz, Amerikan kökenli rakiplerimiz diyelim, aynı verimliliği gösterememelerinden ötürü diye tahmin ediyorum, buradaki karlılıklar giderek düşmeye başladı. Ve onlar da daha karlı olan data center ve çözüm tarafında, servisler tarafına kayıyorlar. IBM bunu yıllar önce gerçekleştirdi, geçtiğimiz dönemde HP’nin bunu yapacağını en yetkili ağızdan duyduk, biz de en yetkili ağızdan Micheal Dell’in ağzından ‘biz bir yere gitmiyoruz, bu alanda kalacağız’ mesajını çok kuvvetli bir şekilde verdik.
Çünkü biz şuna inanıyoruz, bir müşteriye a’dan z’ye her şeyi sunabilmeniz lazım. Bunu tek bir marka altında yapabiliyor olmalısınız, böylece o müşterideki güce erişebiliyorsunuz. Müşterinin her türlü ihtiyacına cevap verebilir konumda oluyorsunuz. Bu konumda olmak bizim açımızdan çok önemli.
Aynı zamanda tabi ki biz de data center tarafında, veri merkezleri tarafında, kurumsal tarafta ciddi yatırımlara devam ediyoruz. Bir tanesi diğerini etkilemiyor bizce, biri diğerini güçlendiren bir şey.
Dell bu konuda da 3 yıl önce güzel bir karar da aldı. Özellikle ev kullanıcıları tarafını ve KOBİ tarafını ayrı bir iş birimi haline getirdi, kurumsal tarafı, kamu ve büyük accountlar tarafını da ayrı bir iş grubu haline getirdi.
Ben şu an kurumsal tarafa bakıyorum. Son kullanıcı ve KOBİ tarafına bakan başka bir arkadaşımız var. Bu iki yapı sadece Micheal Dell’de birleşiyor. Micheal Dell’in altında doğrudan ikiye ayrılıyor ve iki ayrı şirket gibi yönetiliyor. Bu da kar-zararın ayrı şekilde yönetilmesini beraberinde getiriyor ve doğru stratejileri uygulayabiliyoruz. Tek bir strateji uygulayıp hem kurumsala, hem son kullanıcıya, hem KOBİ’ye uymasını beklemiyoruz. Dell içinde iki ayrı şirket gibi hareket edip doğru stratejileri ayrı ayrı pazarlara uyguluyoruz. Bu da bizim oradaki rekabet gücümüzü arttırıyor aslında.
Bu söyleşinin devamını Murat Mediceler : Tablet Yükseliyor ama Desktop Yerini Koruyacak, Notebook Sağlamlaşıracaktır – 2 başlığı altında okuyabilirsiniz.

Kaynak : 