Microsot Türkiye 11 Mart Cuma günü oldukça geniş katılımlı bir bilişim zirvesi düzenledi. Firmanın iş ortaklarından kamu görevlilerine, öğrencilerden Telekom ve bilişim uzmanlarına dek pek kişinin yakından takip ettiği Microsoft Türkiye Bilişim Zirvesi 2011’i biz de okuyucularımız için takip ettik ve Microsoft yetkilileri ile röportajlar gerçekleştirdik.
Microsoft’un düzenlediği zirve “Bulut Bilişimin Gücü” temasına sahipti ve biz de Microsoft Türkiye Genel Müdür Yardımcısı Mustafa Çağan ile bulut bilişim konulu bir röportaj yaptık. Bu röportajı yazımızın devamında okuyabilirsiniz (videosunu da son bölümde yayınlayacağız).
Turk-internet.com: Mustafa Bey, merhaba. Öncelikle kısaca kendinizi tanıtmanızı rica edeceğim ben sizden izleyicilerimiz için.
Mustafa Çağan: Ben Mustafa Çağan, Microsoft Türkiye’nin Genel Müdür Yardımcısıyım. Pazarlama ve ürün gruplarından sorumluyum.
Turk-internet.com: Bugün, burada, Microsoft’un bir zirvesi için birlikteyiz. Katılımın oldukça yoğun olduğunu görüyoruz. Neler söylemek istersiniz, zirveyle ilgili?
Mustafa Çağan: Evet, bizim için çok önemli bir zirve. Gördüğümüz kadarıyla, herkes de çok önem verdi ve sağolsunlar, çok kapsamlı bir katılım var. Şu anda 3000’ler civarında katılım var, gün içinde bunun daha da artacağını bekliyoruz. En son 2007 yılında, bu kapsamda bir zirve gerçekleştirmiştik. Biz her önemli konu olduğunda, daha doğrusu çok önemli konular olduğunda böyle bir zirve yapıyoruz. Şu anda da, bulut bilişim bizim için çok önemli. Bunu, bilişim dünyasındaki bir kırılım olarak görüyoruz ve bu konudaki gelişmeleri tabii tüm Türk kamuoyuyla paylaşmak, bütün bilişim çalışanlarıyla ve yazılım geliştiricilerle paylaşmak için böyle bir zirve düzenledik.
Turk-internet.com: Zirvenin ismi de, zaten “Bulut Bilişimin Gücü” şeklinde geçiyor… Biraz açabilir misiniz, Bulut bilişimde neler oluyor, trend nasıl bir anda hızlandı? Çünkü aslında çok yeni bir konu değil, eskiden beri bilinen bir konu. Ama son dönemde hızlanmış olduğunu görüyoruz. Biraz açabilir misiniz acaba?
Mustafa Çağan: Bulut bilişim, dediğiniz gibi, bizim aslında 15 senedir vermekte olduğumuz bir hizmet. Hotmail hizmeti bir bulut bilişim hizmeti. Bu durum daha çok tüketicinin kullandığı, bireylerin kullandığı bir hizmetken, şu anda yavaş yavaş ticarî hayata geçmeye başladı. Yavaş yavaş derken, aslında giderek hızlanan bir şekilde demek lazım. Dolayısıyla da böyle bir kırılım noktasından bahsediyoruz. Internet hızının artmasıyla, 3G’lerle ve broadband’in genişlemesiyle buradaki kullanım imkânları daha arttı. Dolayısıyla artık kurumlar da kendi kurumları için bulut bilişimi kullanma imkânına sahip oldular.
Bunun yanında, tabii, teknoloji o yöne doğru gelişti. Önümüzdeki dönemde, artık, çok fazla firmanın bulut bilişimden yararlanacağını düşünüyoruz ve bu konuda adımlar atıldığını görüyoruz. Bizim de bunun için hazırlıklarımız var. Bütün bu hazırlıkları da paylaşmak istiyoruz. Bulut bilişim deyince tabii, her firmanın farklı bir stratejisi ve bir mesajı oluyor. Burada, bazı şirketler, kendi bazı çözümlerini sunuyorlar. Bazı şirketlerin belli barındırma yönünde çözümleri var, firmaları ona yönlendiriyorlar. Bizim Microsoft olarak, aslında, her alanda bir çözümümüz var.
Turk-internet.com: Bu, end-to-end diyebileceğimiz bir yaklaşım mı?
Mustafa Çağan: Uçtan uca ve farklı yöntemlerimiz var. Yani, örneğin, Coca-Cola gibi bir şirket, dünya üzerinde bulut bilişimi Microsoft’la gerçekleştiriyor ve örneğin Türkiye’deki çözümünü bir Microsoft iş ortağından alıyor. Bir başka firma, GlaxoSmithKline gibi, onlar dünya üzerinde hizmet veren tek bir çözümü Microsoft’un bulut bilişim çözümüyle alıyorlar ve yine Microsoft Data Center’larından alıyorlar. Bunun yanında, bir başka firma kendi bulutunu kendi içinde kuruyor. Örneğin, Coca-Cola’nın ana çözümü de, yine kendi data center’larında duruyor. Dolayısıyla, biz, aslında, her şeyi gerçekleştirebiliyoruz.
Bu da açıkçası bizim diğer firmalardan biraz farkımızı gösteriyor ve biz bunu aktarmak istiyoruz. Her firmanın çözümü kendine göre farklı olabilir. Tek doğru yoktur. Onun için, biz firmalarla birlikte oturup, onlara danışmanlık vererek, kendileri için doğru çözümü bulmaya talibiz. Bu, dediğim gibi, bir firmanın kendi içinde bulut yaratmak olabilir, bir iş ortağından bulut çözümü almak olabilir veya Microsoft Data Center’larından almak olabilir. Bizim için hepsi eşit değerde bunların.
Turk-internet.com: Peki, bu bağlamda, Türkiye’yi şu an nasıl görüyorsunuz? Size olan talep nasıl, gelen feedback’ler nasıl ve iş görüşmeleriniz ne çerçevede ilerliyor? Yani bulut bilişime şu an Türkiye sizce ne düzeyde hazır ya da ne düzeyde istekli ve arzulu?
Mustafa Çağan: Biz, açıkçası, umduğumuzun çok üstünde bir istek ve o yöne doğru bir yönelim görüyoruz. Biz bulut bilişimi ilk anlatalım dediğimizde ve firmalar acaba buna hazır mı dediğimizde, biz daha firmalara gitmeden bizi çağıranlar olmaya başladı. Firmalar kendileri “Bulut bilişimi konuşmak istiyoruz,” diye çağırdılar bizi. Şu anda da büyük Telekom operatörlerinden başlamak üzere, her firmanın bu konuda bir çalışması var. Bu durumun önümüzdeki dönemde de çok hızlı gelişeceğini görüyoruz.
Bu noktada büyük firmaların kendine göre avantajları olacak, bu yadsınamaz. Ama, özellikle, biz KOBİ’ler tarafında da çok büyük avantaj olacağını düşünüyoruz. Şu anda, KOBİ’lerin %90’ında hiçbir bilişim çalışanı yok. Bu durumda da, onlar bilişimi kullanmakta biraz sıkıntı çekiyorlar ve tereddütlü davranıyorlar.
Halbuki, bulut bilişim dediğimizde, sizin hizmeti bağlanıp aldığınız, o sistemin güvenliği için veya upgrade’leri için kendinizin çaba harcamadığı bir hizmetten bahsediyoruz. Dolayısıyla, bir eleman olmadan da, bilişimi çok verimli ve en yeni teknolojileri kullanma imkânına sahip oluyorsunuz. Bunlardan dolayı, bulut bilişim çok fayda sağlayacak diyebilirim özellikle de küçük şirketlere.
Söyleşinin devamını yarın yayınlayacağız.



Kaynak : 