İnternet’in gündeme gelmesi ile birlikte, sorun haline gelen konulardan birisi de müzik ve film endüstrisinin telif hakları oldu. Napster ile başlayan durum, zaman içinde Amerikan müzik ve eğlence sektörünün bu tür program ve sitelere karşı açtığı büyük davaları da beraberinde getirdi. Özellikle ABD’de. Ancak sorunun bittiği, olayların netleştiği söylenemez. Devam ediyor.
Ülkemizde ise Müyap, yani Müzik Yapımcıları şirketlerinin kurduğu dernek, haziran 2005 sonrası, internet sitelerine karşı Türkiye ve gerekiyorsa dünya çapında işlem başlattı. Telif hakları kapsamında, izinsiz müzik eserleri yüklettiren sitelerin kapatılması, bayram öncesi bazı forum ve download sitelerinin kapatılmasına kadar da gitti. Bunun sonucunda da bayram öncesi ve sonrasında sitemize şikayet mailleri ulaşmaya başladı. Biz konuyu önce bir blog ile takip ettik, sonrasında da kaynağına yani Müyap’a sorduk. Genel Sekreter Ahmet Asena bakın neler dedi..
turk-internet.com : Türkiye’de Müzik Endüstrisinin telif hakları için hangi gruplar var?
Ahmet Asena : 4 grup var. Yani bir eserin yapımcılarını (prodüksiyon) Müyap yani biz, besteci, güfteci ve aranjör haklarını Mesam ve MSG, Yorumcu (eseri icra eden sanatçı) haklarını da Muyorbir temsil eder.
turk-internet.com : “Telif haklarını takip neden gerekli” diye sormayacağım tabi ki… Ama isterseniz bu telif hakları nasıl bir sektörü ayakta tutuyor ve neden haziran sonrası bu kapatma süreçlerini başlattınız? bunları anlatın bize..
Ahmet Asena : Geçen yıl ADSL’in yaygınlaşması ile birlikte, Türkiye’de müzik eseri satışları düşmeye başladı. Çünkü dial-up ile saatler süren download işlemi şimdi anında tamamlanıyor. Geniş bant internet, eğer önlem alınmazsa, müzik sektörünü ölüme doğru sürüklüyor da diyebiliriz.
turk-internet.com : Satışlar ne kadar düştü mesela?
Ahmet Asena : 2004’de 50 milyon civarı kaset ve müzik CD’si satılmış. Daha doğrusu bu kadar bandrol alınmış. 2005 rakamına baktığınızda 27 milyon görüyorsunuz. Yani % 50 gibi bir azalma söz konusu.
turk-internet.com : Bu azalmadan kimler etkileniyor?
Ahmet Asena : Bizim üyemiz olan 1700 yapımcı firma var. Bunların 1000 tanesi çok küçük. Diğer 700 firmayı gözönüne alırsak, ortalama 50’şer kişi çalıştıran firmalar diyebiliriz. Yani biz bu anlamda 50 x 700 = 35,000 kişinin kazandığı maaşı/parayı temsil ediyoruz.
Bu rakama Mesam’ın üyesi yani eser sahibi olan olan 4000 ile MSG’nin üyesi 3000 kadar kişiyi ilave edin. Toplam üye olan ve olmayanla 10.000 besteci+güfteci ve aranjör var diyebiliriz. Tabi ayrıca sanatçı, yorumcu ve orkestra elemanları var.
Bunun nakliyesi, dağıtımı ve 2000 perakende noktasını da düşünürseniz, toplam 200.000 kişi bu sektörden ekmek parası kazanıyor. 4-5 aile ferdi ile birlikte 1 milyon kişi ekmek yiyor diyebiliriz.
Üstelik bu söylediklerim sadece müziğin üretimi ile ilgili safhalar. Yani müziği kullanarak para kazananlar, örneğin disjokeyler, radyo, TV ve diskotekler bu listeye dahil değil.
turk-internet.com : Yani bu durumda, özen gösterilmeyen telif hakları çerçevesinde, gitgide azalan müzik eseri satışları ile sektör de küçülecek ve belki ayakta kalamayacak öyle mi? Yani bir anlamda bu tür müzik download edenler ya da ettirenler kendi ayaklarını mı bağlıyorlar?
Ahmet Asena; Biz de bunu diyoruz. İyi müzik 5 dakikada olmaz. Bazı albümlerin arkasında 6 aylık-1 yıllık çabalar var. 6 aylık bir çaba en az 300.000 $ harcanması anlamına geliyor. Bu parayı kazanamaz ise prodüktör neden bu albümü yapsın? Zarar mı etsin? Neden bu kadar elemanı istihdam etsin?
Dolayısıyla, böyle giderse.. doğrudan müzik üretenler, sanatçı olsun, yapımcı olsun, eser sahibi olsun, bir süre sonra bu işi yapmamaya başlayacak, tasfiye olacak.
Sonraki bölümde, Müyap’ın internet sitelerine karşı uyguladığı yaptırımları ve işlemleri ve şubat başında başlayacak olan “yasal müzik download” konularını okuyacaksınız.



Kaynak : 