Bu yazının ilk bölümünü, Müyap; 200.000 Kişi Bu Sektörden Ekmek Yiyor-1 başlığı altında okuyabilirsiniz.
Müyap, Türkiye’de müzik eserlerinin telif haklarına sahip dört gruptan birisi olan müzik yapımcılarının haklarını koruyan bir organizasyon. Bu dernekle, haziran 2005’den itibaren, internet sitelerine karşı başlattığı işlemleri görüştük. Yukarıda linkini gördüğünüz ilk bölümde sektörün büyüklüğü ve bu operasyonun başlamasına neden olan % 50’ye varan satış düşüklüğünü konuşmuştuk. Bu bölümde, yapılan işlem hakkında bilgi istedik.
Bu arada turk-internet.com sitesine gelen şikayetleri de hatırlayalım. 2 grup şikayet var. Birinci grup şikayetler kabul edilebilir düzeyde değil. Sanatçıların vergi ödemediğinden, Maldiv’lerde tatil yaptıklarından, yeterince çok para kazandıklarına ya da dosdoğru sanatçı olmadıklarından bahseden, saçmasapan mailler. Bu konuda açtığımız blogda yer alan mesajlardan bazıları maalesef bu düzeyde. Görülebilmesi için onları orda bıraktık. Bu tür mailleri esefle karşılıyoruz: öncelikle, sanatçıların çok para kazanmasının ya da vergi ödemiyorsa, ödememesinin, birilerine bu eserleri izinsiz kullanma hakkı vermediğini hatırlatıyoruz. Kaldı ki, bir önceki bölümde de göreceğiniz üzere, bu telif hakkı sadece söyleyen sanatçının değil, arkasındaki orkestra elemanından, perakende noktasındaki satıcıya dek, arka planda kaldıkları için farkında olamadığımız pek çok kişinin ekmek parası anlamına geliyor. Öte yandan, sanatçıları “zaten sanatçı değil” şeklinde karalayanlara ise “öyleyse neden bu sanatçıların eserlerini download etmek için bu kadar çaba?” diye soruyoruz.
İkinci grup şikayet edenler ise, müzik download ettirmediklerini iddia eden site sahipleri ya da bu sitelerin okuyucusu olduğunu söyleyen kişiler. Bu gurubun bayram sonrası şikayetlerinde en önemli unsur “müzik değil, müzik eserinin dinlenmesini sağlayan programı download ettirdikleri için kapatıldıkları” şeklinde.
Biz bütün bu soruları Müyap Genel Sekreteri Ahmet Asena ile konuştuk;
turk-internet.com : Türk halkı telif haklarına dikkat etmiyor mu?
Ahmet Asena : Şöyle izah edeyim; Toplumda 2 farklı algılama düzeyi var.
Birinci grup “telif hakları”nın ya da eski deyişle “fikri mülkiyet”in ne anlama geldiğini algılayamayan kişiler. Böyle bir talep geldiğinde, yani “parasını öde” dediğinizde kızıyor ve olmadık tabirler kullanmaya, mesela “sanatçı çok kazanıyor zaten” gibi bir bahane göstermeye çekinmiyor. Sanki bu bir neden olabilirmiş gibi. Bunların arasında düz kullanıcılar olduğu gibi, internet site sahipleri, korsan eser satan dükkan sahipleri de var.
İkinci kesim ise “fikri mükliyet” kavramını biliyor. İzin alması ya da bedel ödemesi gerektiğini de biliyor. Ama izinsiz kullanmakta sakınca görmüyor. Üstelik suçüstü yapılınca da kıyameti koparıyor. Hani “yavuz hırsız ev sahibini bastırır” derler ya.. o hesap işte.
turk-internet.com : İnternet sitelerine karşı ne tür işlem yapıyorsunuz?
Ahmet Asena : Haziran 2005’den itibaren Türkiye’deki izinsiz müzik eseri download’ları takip edilmeye başlandı. Ağırlıklı olarak MP3 kullanılıyor biliyorsunuz.
Bir ekip kurduk. Bu ekip ihbarlar ya da interneti tarayarak, MP3 ya da başka formatta müzik eseri yükleten siteleri buluyor. Arkasından da işlem başlatıyoruz.
turk-internet.com : Kaç site hakkında işlem yapıldı bugüne kadar?
Ahmet Asena : İlk baktığımızda 3000 kadar yerde MP3 linki gözüküyordu. Ama ihlal eden 80 site vardı. Diğerleri bir anlamda hit almak için MP3 adını geçiriyordu ama baktığınızda kendi sunucularında değil, başka yere link veriyor.
Bugüne kadar ihlal yapan 154 site hakkında karar alındı.
turk-internet.com : İşlem nasıl yapılıyor? Siteler önce bir ikaz gönderiyor musunuz?
Ahmet Asena : Önce biz kendi ekibimizle internette bulduğumuz siteleri inceliyoruz. İhlal var mı diye.. eserin sadece ismini yazmakla ihlal olmuyor tabi ki.
Eğer inceleme sırasında sitenin izinsiz olarak bir müzik dosyasına erişim verdiğini görmüşsek, ilgili siteye hükmi şahsiyeti varsa posta ile yoksa mail atarak ikaz gönderiyoruz.
Bu ikaz sonrası, site kendiliğinden bu erişimi kaldırıyorsa, hiçbir işlem yapmıyoruz. Sadece ekip bu siteyi izlemeye devam ediyor. Çünkü bazıları isim değiştiriyor filan.
Ama eğer ikaza rağmen izinsiz müzik erişimi sürüyorsa, o zaman ilgili hosting ve ISS firmalarına bilgi vererek engellemelerini istiyoruz. Çünkü bu aşamada müteselsil sorumluluk söz konusu. Biz site sahibini bulamıyorsak, o siteyi host eden hosting firması ya da ISS sorumlu oluyor. Yasa böyle diyor “eğer izinsiz ihlal eden siteyi bulamaz isen ISS’e gideceksin, o da olmaz ise ondan sonra savcılığa gideceksin”. Bu yurtdışındaki ISS ve hosting firmaları için de geçerli. Bu müzik eserlerinin hakları bizde olduğu için yasal olarak onlar da sorumlu olurlar. Nitekim yazdığımız zaman hemen iptal ediyorlar. Biz zaten uluslararası benzer örgütlerin de üyesiyiz (IFPI). Onların kanalıyla da gidiyoruz.
Şimdi, siteye, hosting firmasına ve ISS’e sırasıyla bildirimde bulunmuşuz diyelim. Bunlardan hiçbirinden cevap alamaz isek, işte o zaman savcılığa gidiyoruz. Bu aşağı yukarı 1 haftalık bir süre sonunda oluyor.
Savcılık ise, olayı kendi bilirkişisine gönderiyor. Bizim iddiamız doğrulanır ise, savcılık mahkemeye başvuruyor ve siteye kapatma geliyor. Biz savcılığa başvurduktan sonra ortalama 24-48 saat içinde işlem yapılıyor.
Kapatma sonrasında da mahkeme yargılama yapıyor ve işlenen ihlalin durumuna göre, parasal ceza verebiliyor.
Bir sonraki bölümde Türkiye’de Yasal Müzik Yükleme Nasıl Olabilir? konusunu aktaracağız.



Kaynak : 